Gazetecilik mesleği elden gidiyor…

Gazetecilik mesleği giderek asli görev ve sorumluluklarından uzaklaşıyor.
Tam da sanayi metaı haline geldiği için halkın gözünde itibarını kaybediyor.
Tabii yalan-yanlış, araştırmadan- soruşturmadan ve de güd]mlü-yönlendirilmiş haberleri ve makaleleriyle güven erozyonuna uğruyor.

Bu iki taraftaki medya için de geçerli.
Yanlı medyalar yani..
Biri AKP’yi kayıtsız şartsız destekleyen “taraflı dinci” medya…
Diğeri hem taraflı-dinci medyayla mücadele eden, hem de karşı tarafın beyaz dediğine siyah demeye çalışan ulusalcı-laik medya.

Taraflar ve mücadele alanı belli olduğuna göre medyanın hükümetlerle sık sık karşı karşıya kalmasının nedenlerine bakalım.

Her iki taraf medya  devletle iş yapıyor.
Devletten destek alıyor veya destek arıyor.
Özelleştirmelere giriyor veya iflas eden sektörlerden açık artırma ile kuruluşları satın alıyor.
Gazeteler, sanayi malı-objesi haline getirildiği için bunu hazırlayan, gazeteci olmaya çalışan ve mutfakta çalışan binlerce, emekcinin esamisi okunmuyor.

Gazetelerde patronlar var.
Gazetelerin tepesindeki yöneticileri var.
Patron-CEO ekseninde yayın politikası belirleniyor.
Medya, sanayi kuruluşu yani otomobil fabrikası gibi çalışır hale getiriliyor ve yıllık karların doruk yapması hedefleniyor.
Tabii hisseleri borsaya kote edildiği için ya prim yapıp ek gelir getiriyor.
Ya da patron hata yapınca hisseler dibe iniyor.

Emekciler de  var ama yok.
Çünkü emeğin karşılığını almak isteyen emekcinin sendikası yok.
Aslında kağıt üstünde hepsi var.
Meslek kuruluşları ve sendikalar (mış) gibi varlar..
Basın kuruluşları, patronlar tarafında yer almışlar.
Onlar da taraf.
Patronun adamı olmuşlar.
Çünü başkan ve yönetim kurulu üyelerini patronlar kendi gazetelerinde besliyorlar.
Sendıkalar, cemiyetler basın konseyleri patronların emrinde ve elinin altındalar.

“Nerden çıkardın bütün bunları?” diye kimse sormaya kalkışmasın.
Aydın Doğan’ın Holdingine bağlı şirketlere Maliye Bakanlığı tarafından verinlen bir milyar liraya yakın para cezasına karşı kim çıktı?

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti.
Ne yaptı ?
Bildiri yayınladı.
Sendika ne yaptı ?
Bildiri yayınladı.
Basın Konseyi ne yaptı ?
Bağlı olduğu uluslararası örgüt İPİ’yi harekete geçirtti ve bildiri yayınlattı.

Bu bildirilerin içinde emekci var mı ?
Yok.
2008 yılı biterken Aydın Doğan’a bağlı medya kuruluşları ile diğer dinci gazetecilerden kaç kişinin işine son verildi?
Bine yakın emekci kapının önüne kondu.
Peki bu tasfiye ve emeğin paspas yapılması sırasında bildiri yayınlayan hrhangi bir basın meslek kuruluşu ortaya çıktı mı?
Hayır.
Bir tek tepkı veren sivil toplum kuruluşuna rastlanmadı.
Böyle medyaya böyle iktidar.
Böyle meslek kuruluşlarına böyle maliye.
Böyle medyaya böyle okur.
Herkes layığını buluyor demek ki.
Tepe yönetimlerine gelmişler.
Zırhlanmış arabalarına kurulmuşlar.
Patron parasıyla caka yapıyorlar.
Emekcileri ıspanak fiyatına satıyorlar.
Utanmadan sermayeyi savunuyorlar.
Utanmadan insan haklarından bahsediyorlar.
Utanmadan sokağa çıkabiliyorlar.
Hayret.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here