Gazetecilik suç değildir!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Antalya’daki ÇGD buluşmasında Türkiye’de tutuklu bulunan 158 gazetecinin serbest bırakılması çağrısında bulunuldu…
 
Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) Antalya’da bulunan Akdeniz Şubesi’nin 22. Yılı kutlaması, tutuklu gazeteciler ile dayanışma gecesine dönüştü. Türkiye’de tutuklu 158 gazeteciden 11’nin Cumhuriyet gazetesi mensubu olduğuna dikkat çeken ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay, gazetecilere açılan davaların tamamının geri çekilmesini ve tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi. ÇGD Akdeniz’in etkiliğine gazeteci Ahmet Şık’ın annesi Fatma Albay Şık ile 9 ay tutukluluğunun ardından geçtiğimiz hafta tahliye edilen gazeteci Kenan Baş da katıldı.
 
Türkiye’de, insan hakları, çoğulcu demokrasi ve barış gazeteciliğinin öncü meslek örgütlerinden Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şubesi, 22. kuruluş yıldönümünü dayanışma gecesiyle kutladı. Kaleiçi Bademaltı Kafe’de düzenlenen geceye, ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkan Yardımcısı Seyhan Kurtman, ÇGD yönetici ve üyeleri, basın emekçileri ile siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, tutuklu gazeteci Ahmet Şık’ın annesi Fatma Albay Şık ve 9 ay tutukluktan sonra tahliye edilen gazeteci Kenan Baş katıldı.
 
‘ONURLU GAZETECİLİK MARATONU’
Törende konuşan ÇGD Akdeniz Şube Mustafa Sözen, Antalya’da 10 Nisan 1995 tarihinde adımı atılan ‘onurlu gazetecilik maratonunun’ üzerinden 22 yıl geçtiğini belirterek, 23 Şubat 1978 tarihinde Ankara’da  Rüzgarlı Sokakta Alaattin Orhan’larla başlayıp, Mahmut Tali Öngören’lerle, Mustafa Ekmekçi’lerle süren İsmet Demirdöğen’lerle Ahmet Abakay’larla günümüze ulaşan ÇGD’nin 39 yıllık direngen yapısına Antalya’dan konulan 22 yıllık gazetecilik harcının adıdır, ÇGD Akdeniz Şubesi. Demokrasinin olmazsa olmazlarından basın ve ifade özgürlüğünü rehber edinmiş bir meslek örgütü olarak gazetecilik mücadelesini sürdürüyoruz dedi.
 
ÇGD BAŞKANI ABAKAY: ‘AKP DÖNEMİNDE BASKILAR ARTTI’
ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay da, ÇGD Akdeniz Şubesi’nin derneğin en aktif şubelerinden olduğunu belirterek Akdeniz şubemiz, siyasi iktidarlara, medya patronlarına karşı basın, düşünce ve ifade özgürlüğünü ödünsüz savunuyor dedi.  Türkiye’de basına yönelik baskıların, 14 yıllık AKP iktidarında arttığını ifade eden Ahmet Abakay, konuşmasına şöyle devam etti: Basına, düşünce ve ifade özgürlüğüne karşı baskı uygulayan bir yönetimle karşı karşıyayız. Ülkemizde Halen 158 gazeteci cezaevinde. Bunlardan 11 i cumhuriyet gazetesinde görev yapanlardan oluşuyor. Bunu kabul etmiyoruz. Gazeteciler ya cezaevinde, ya mahkeme koridorlarında ya işten atılıyorlar.
 
GAZETECİLERİN DAVALARI GERİ ÇEKİLSİN
15 Temmuz darbe girişiminin siyasi ayağının ortaya çıkarılmadığını hatırlatan ÇGD Genel Başkanı Abakay, 15 Temmuz’un siyasal iktidar için muhalif gazetecileri, aydınları, yayın organlarını, akademisyenleri hedef almak, yok etmek için bir fırsat olarak değerlendirilmesini kabul etmediklerini söyledi ve gazetecilere açılan davaların geri çekilmesini istediklerini belirterek şöyle konuştu:
 
‘ÖZEL TİMLER GAZETECİLERİN ALNINA SİLAH DAYIYOR, TUTUKLUYOR’
Bu süreçte 5 binden fazla basın emekçisi işsiz bırakıldı. Yargı tam anlamıyla iktidarın denetimine, kontrolüne sokuldu. Güneydoğu bölgesinde meslektaşlarımız ateş altında tutuluyor. Özel timler gazetecilerin alnına silah dayıyor, kurşunluyor, tutukluyor, ölümle tehdit ediyor. Görev yapmalarına engel oluyor. ÇGD, basına, düşünce ve ifade özgürlüğüne düşman olanlara karşı mücadelesini dün sürdürdü, bugün de yarın da sürdürecek. Cezaevlerindeki tüm gazetecilere özgürlük talep ediyoruz. Gazetecilere, açılan tüm davalar geri çekilsin. Demokrasinin basın özgürlüğünün gereği budur. Özgür basın susturulamaz, susturulamayacak. Basın, düşünce ve ifade özgürlüğüne uygulanan baskılara hayır. Basın düşmanlığına, sansüre, otosansüre hayır.
‘BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN MÜCADELEMİZ ORTAK’
TGS Genel Başkan Yardımcısı Seyhan Kurtman da, gazetecilerin halkın haber alma hakkı için görev yaptığına dikkati çekerek, Haberciliğin ve mesleğimizin temeli budur. Gazetecilerin tutuklanması, halkın haber alma hakkının engellenmesi ve en temel insan haklarından olan basın özgürlüğünün ihlalidir.  TGS’nin önceliği, ülkemizde yerleştirilmeye çalışılan korku iklimi ve hukuksuzluklara karşı halkın haber alma hakkını, basın özgürlüğünü ve gerçeklerin peşindeki gazeteciliği savunma mücadelesidir. Bu mücadele, ÇGD ve bu değerleri taşıyan tüm meslek örgütleriyle omuz omuza devam edecek. TGS ve ÇGD’nin ülkemizde demokrasi, insan hakları, basın özgürlüğü, emek ve haklarımız için mücadelesi ortaktır. Dayanışmamız her koşulda büyüyerek devam edecek diye konuştu.
 
GAZETECİ PELİN GEL AĞAN’DAN TÜRKÜ DİNLETİSİ
ÇGD Yılın Gazetecileri 2016 Röportaj Dalı Ödülü’nü kazanan Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Müzeyyen Yüce de ödüle layık görülmenin mutluluğunu yaşadığını vurguladı. Dayanışma gecesinde ÇGD Akdeniz Şubesi’nin 22 yıllık süreçteki çalışmaları slayt gösterimiyle sunuldu. ÇGD üyesi gazeteci Pelin Gel Ağan’ın da solist olarak yer aldığı Grup Çağdaş halk müziği konseri verdi.  Deniz Tanrıverdi’nin özgün müzik dinletisi ile devam eden ÇGD dayanışma gecesi, CHP İbradı İlçe Başkanı ve müzisyen Sami Demircioğlu’nun türkü ve özgün müzik yorumları ile sona erdi.
 
‘GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR’
ÇGD Akdeniz Şubesi’nin 22. yıl etkinlikleri kapsamında Antalya’daki ÇGD Gazeteci Evi’ni ziyaret eden Ahmet Abakay, Deniz Baykal, Fikret Otyam ve Sami Evren gibi isimlerin de yer aldığı ÇGD Akdeniz Şubesi’nin etkinliklerinde çekilmiş fotoğraflardan oluşan ‘ÇGD Nostalji Sergisi’ni inceledi. ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay, ÇGD Gazeteci Evi’nde ‘Gazetecilik Suç Değildir’ pankartı ile fotoğraf çektirerek tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması talebini yineledi.
Önceki haberİNGİLTERE… “Utangaç” seçmenler ya da “kararsızlar”ın kararlılığı
Sonraki haber‘Evet’ için binlerce kuşun yuvasını bozdular!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × five =