Gazetecilik ve parti amigoluğu

PAYLAŞ

Bazıların iktidarı, bazıları muhalefeti, bazıları da patronlarının çıkarlarını destekliyorlar. Böyle olunca da ne özgür gazetecilik yapabiliyorsunuz, ne de düşündüklerinizi özgürce gazete sayfalarına aktarabilme fırsatı bulabiliyorsunuz. Böyle bir ortamda gelin de gazetecilik yapın.


Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen siyasi partilerin hepsinin bir gazetesi mevcut. Siyasi parti yayın organı olduklarını resmen kabul etmeseler de yaptıkları iş parti amigoluğundan öteye gidemiyor. Elbette, bu tür gazetelere de ihtiyaç olduğu kesindir ve onlar da demokrasimizin renkleridir. Ne var ki, siyasal iktidardan beslenen ve bu tür beklentiler içinde olan ya da destekledikleri muhalefet partilerinin iktidara gelip devlet olanaklarını kendilerine doğru yöneltmesini bekleyen gazetecilerin inandırıcılıkları da oldukça sınırlı oluyor.


Ülkemizde bir siyasi partinin çizgisinde yayın yapmayan bir avuç gazete var. Bu gazeteler de siyasal iktidardan beslenerek ya da birkaç siyasi parti arasında gidip gelerek çıkar sağlayan bir çizgiye oturmuşlar. Hal böyle olunca, istikrarlı bir çizgide, tarafsız ve bağımsız gazetecilik yapmak hayal oluyor.


Bir yazınızda eleştirdiğiniz birisini ya da kurumu bir başka yazınızda desteklerseniz, bu tavrınız bir türlü anlaşılamıyor. Aslına yaptığınız, eğriye eğri, doğruya doğru demek. Yanlışları eleştirip doğruları savunmak ve desteklemek. Ancak, bir kere eleştirdiğiniz kişi ya da siyasi kurum, bir başka yazınızda onun bir davranışını/eylemini/söylemini desteklediğinizde size kuşkuyla yaklaşabiliyor. Umurunuzda bile olmamalı, ancak arkanızdan bir araba dolusu laf eden laf ebelerini görünce, kararlılığınız ve moraliniz de bozulmuyor değil.


Peki ne yapalım ? Cumhurbaşkanı doğru yaptığında desteklemeyelim mi? Yanlışlarını eleştirmeyelim mi? Bir siyasi parti liderini hataları için eleştirip doğruları için sahiplenmeyelim mi ? İşte bunu yapan sınırlı sayıda gazeteci var. Bu da gösteriyor ki, istikrarlı bir çizgide bağımsız gazetecilik yapmanın olanakları hemen hemen kalmadı.


Gazeteci, doğru gördüğünü sonuna kadar sahiplenmeli, siyasi düşünce ve ideoloji ayrımı yapmamalı. Yanlış bulduğunu da ideolojik farklılık ve siyasi fikir ayrılığını göz ardı ederek sakınmadan eleştirebilmeli. Bu tür bir gazetecilik yapabileceğiniz bir gazete örneği gösterebilir misiniz ?


Çağdaş demokratik toplumlarda medya, yasama-yürütme-yargı güçleri yanında dördüncü bir kuvvet olarak değerlendirilirdi. Bu nedenle, dördüncü kuvvetin medya olduğuna inandırılmıştık. Doğrusu da bu olmalıydı. Bugün geldiğimiz noktada ise gazetecilik yapma olanakları ellerimizden alındı. Çünkü, medyanın kendisi bir güç durumuna dönüştü. Gündem belirleyen ve halkı etkileyen medya, zaman içinde eğlencelik çerezlere dönüştürüldü.


Medya, bazı siyasal kurumların ve özellikle siyasi partilerin ve siyasi iktidarların denetimine girdi. Siyasi partilerin gazeteleri var, ileride televizyonları da olacak. Dünyada bunun örneklerini görmeye başladık. Mesleğimiz ciddi bir tehdit altında.


Öte yandan, medya sahipliği de bir güç odağı haline geldi. Medya sahipleri, siyasette taraf olarak bundan kazanç sağlamaya başladı. İşlerine gelince siyasi iktidarın yanında saf tutup ondan nemalanıyorlar, işlerine gelmeyince de veryansın edip şiddetli ev sınırsız muhalefete başlıyorlar. Bu durumda, medyanın güvenilirliği ve inandırıcılığı da kayboluyor.


Bir gazete köşe yazarı, bir siyasi parti üzerinde oyunlar oynandığını iddia edip bu oyunları bozacağını ilan edebiliyor. Bu durum, bir tür siyasi parti amigoluğu değil midir ? Bu tür gazeteciliğin kime ne yararı olabilir ?


Ülkemizde gazetecilik mesleğini sürdürmek, özgür ve bağımsız gazetecilik yapmak oldukça zorlaştı. Bu durum da gazetecileri kendi medyalarını oluşturmaya doğru sürüklüyor. İnternet medyasının çıkış noktası da bundan kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Şu anda okuduğunuz ve yalnızca bu iki siteyi tıklayarak okuyabileceğiniz bu yazının yayımlandığı yerler olan www.ajanskibris.com ve www.acikgazete.com ; internet gazeteciliği örneği olarak değişik gazetecilere köşe açarak zor bir işi başarmaya çalışıyorlar. Bu nedenle, sevgili dostlarım Sefa Karahasan’ı ve Faruk Eskioğlu’nu cesaretleri ve mesleklerine duyduklaru saygı nedeniyle kutluyorum. Değişik sesleri, farklı fikirleri aynı çatıda birleştirmeye çalışıyorlar. Bunu başarıyorlar da. Bu amaçla, Faruk ve Sefa dostlarıma yardımcı olmanın bir meslek dayanışması olduğunu düşünüyorum. Okuyucular olarak sizler de bu tür girişimleri destekleyin ki, sizlere layık olan medya organları yaşayabilsin ve güçlenebilsin.


Anlayana sivri sinek saz, anlamayana www.acikgazete.com ve www.ajanskibris.com bile az.


 


*Yrd. Doç. siyaset bilimci

CEVAP VER