Gazetecilik yemini ve köşe yazarlığı

Gazetecilik yemini ve köşe yazarlığı

0
PAYLAŞ

Kimseye çamur atmayacağıma…
Özel hayata dalmayacağıma…
Gerçeklerden uzak kalmayacağıma…
Vurguncunun üçkağıtçının yanında olmayacağıma…
Gaza gelip dolmayacağıma…
Hakaret ve saldırıya uğrayınca ‘ulan bu milletin enayisi ben miyim? Malı götürmek varken niye gazeteci oldum?’ diye saçımı başımı yolmayacağıma…
Tüm okurlar önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim.’ (*)


xxx


Türk siyasetinin önemli isimlerinden biri, bir gazeteciye bakın ne demiş?
“Amerika Irak harekâtından bu yana Türkiye’de tam 200 milyon dolar dağıttı!”
Bu önemli siyasetçimizin iddiasına göre; bir takım sivil toplum örgütleri ve gazetecilere ciddi kaynaklar aktarılmış. Bu 200 milyon dolar sivil toplum örgütünün gücüne veya gazetecinin etkinliğine göre pay edilmiş ve daha çok ABD’ de ki sivil toplum örgütleri eliyle dağıtılmış.


Peki kimlermiş bunlar?


Bunu anlamak için, o dönemlerde sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerine ve gazetecilerin yazılarına bakmak gerekirmiş: Irak’ta kimler ABD yanlısı yazılar yazıyor ya da hangi sivil toplum örgütleri ABD yanlısı araştırma ve yayınlara imza atıyor, kimlerin son dönemlerde faaliyetleri artmış, hangi gazetecilerin son  dönemde harcadıkları paralar dikkat çekmeye başlamış, bunlar fikir verirmiş.(**)
xxx


“Köşe yazarlığı
– Köşe yazarlığı konuştuğunu yazabilmeli
– Köşe yazarının geçmişi temiz olmalıdır. Sadece kendisi değil soyu sülalesi de temiz olmalı
– Köşe yazarı hayatta kimseye gebe olmamalıdır.
– Hiç kimseyle çok yakın ilişki kurmamalı, hele siyasilerle, üst düzey bürokratlarla, ülkeyi yönetenlerle dostluk veya vıcık ilişkilere kesinlikle girmemelidir. Mesafeyi özenle korumalıdır.
– Köşe yazarı övücü değil eleştiren kişi olmalı. İktidarların önünde boyun eğmemeli, eğilip bükülmemeli.
– Köşe yazarı inançlı yürekli olmalıdır.
– Köşe yazarı aynı çizgide olmalıdır.
– Köşe yazarı beleş gezilere, yemeklere davetli olarak katılmaktan kaçınmalıdır.
– Köşe yazarları ulusun çıkarları doğrultusunda yazmalıdır.
– Köşe yazarı kendisini beleş ağırlayan otel ve restronların, kendisine görkemli hediyeler gönderen firmaların reklamını yapmamalıdır. Özel yaşamını da okurlara aktarmak zorunda değildir.” (***)


xxx


“Bugün gazetelerde ki bazı üst düzey kalemler inanılmayacak servetin bir servetin sahibi, lüks ve pahalı mal marka mal alma tiryakiliğine girmiş, seçkin bir harcama kalıbının adamı olmuş kalemler haline geldiler
Kim bu gazeteciler?
Bana isim sormayın.
Yazılarını okuyun, kendileri sütunlarında. Köşelerinde; “ne yiyip içtikmlerini, ne giyip nereye gezdiklerini, hangi zevklere yelken açtıklarını” yazıyorlar.
Önceleri…
‘yata davetliydik’ diye yazdılar.
‘Göcekte filan işadamının teknesinde, Marmaris’te falan bankacınınkotrasında, Bodrum’da filan devlet müteahhidinin 5 yıldızlı rüya gibi güzel otelinde beraberdik diye yazdılar.
Sonra Nice’e Cannes’a…
Cote d’Azur’a gittik diye yazdılar.
Ayrıca 3 günlüğüne New York’a tiyatro oyunu izlemeye, Broadway’de müzikal seyretmeye, seçkinlerin doldurduğu lokantalarda ‘Chateau Margaux’ marka şarabı içmeye gittim’ diye yazdılar. Ve ayni anda ‘İbrahim Tatlıses’in Sabuha’sını da çok seviyorum… Bayılıyorum…’ diye yazdılar.
Kendilerini…
Jaguar’lara. Porsche’lere…
Layık gördüler…
Sonra yalılara geçtiler. Kendileri, tıpkı holding sahibi, banka sahibi, şirket sahibi gibi yalılar aldılar. Yat sahibi oldular. Yatların güvertesinde istakoz yarıştırdılar.
Etli, ağır, iyi beslenmiş olduğu için arkada kalan istakozları yediler, öne geçen istakozları denize attılar. Daha sonra evlerinde uşakları oldu, hizmetçileri oldu. Dolar dolu çantaları kapıdan hizmetçileri alır oldu…” (****)


xxx


Sevgili okurlar
Daha fazla yazmaya gerek var mı?
Yukarıda yazılanlar, anlı şanlı basınımızda yaşanan dramı, felaketi açık açık anlatmıyor mu? Yıllar geçiyor, değişen bir şey var mı ya da oluyor mu gidişatta ve de mevcut durumda?
Ne der siniz?
O halde, Tarihler 2007 Türkiye’sini gösterirken, yazımızı Neyzen Tevfik’in bir dörtlüğü ile noktalayalım.


“Türkü yine türkü
Sazlarda tel değişti
Yumruk yine o yumruk
Bir varsa el değişti”


burhanozbey21@hotmail.com
burhanaozbey@yahoo.com


(*)       Gözcü – Rahmi Turan – 28 Ağustos 2004
(**)     Milli Gazete 8 Temmuz 2004
(***)   Hürriyet – Emin Çölaşan – 4 0cak 2004
(****) Sabah – Necati Doðru 16 Ekim 2000


 

BİR CEVAP BIRAK