Gazetecilikte yalakalığın boyutları (II)

Gazetecilikte yalakalığın boyutları (II)

0
PAYLAŞ

Demem o ki:
Gazetelerde köşe yazarı olmak çok ama çok ucuzladı son yıllarda.
Aslında Eski Başbakanlardan Turgut Özal döneminde ayağa düştü sayılır.
Gazeteciliğin her alanında çürüme, yozlaşma o dönemde başladı.
Sıradan mankenlerin, pavyon şarkıcılarının, sözde modacıların, bir gecede yazar yapılmaya çalışıldığı yıllar.
Hiçbir mesleği küçümsediğinden değil, ama gazeteciliğin ve yazarlığın elden çıkarılmaya çalışıldığı örnekleri yaşadık 1980 sonrası.

Modacı, moda yazsın amenna.
Şarkıcı, güfte ve beste üzerinde fikir beyan etsin, kime ne…
Modacı da kendisine ait köşede yılın moda renklerini açıklasın, harika.
Ama sıfatlarının önüne sadece “gazeteci-yazar” imzası neden konsun ki?
Gece pavyonda şarkısını söylesin..
Sabah kalktığında gazete köşesinde adını görsün : “Gazeteci-Yazar”
Peki bu hanfendi ne yazar?

Son on yıldır mantar gibi patlak veren yeni “yazar” tipolojiisine onun için takıldım.
Bilim adamları da yazar olur.
Tamam, bir akademisyen sadece bilim yazılarıyla yetinmemeli, kendisini göstermeli, bu alanda yazarlığı zamanla tescil edilebilmeli.
Hatta bilim adamlığını bırakabilir de.
Yazarlıktan ekmeğini çıkarabilir, buna bir şey demem..

Ama eğer üniversite sayesinde edindiği sıfatını arka plana atıp, kendisine imkan verilen “yandaş” gazete ve televizyon ekranlarında asırlık “yazar” gibi davranıyorsa, gazeteciliğin nimetlerinden yararlanıyor, milyarları götürüyorsa, bunda bir gariplik var demektir.
İşte bu tiplerin bilim adamı sıfatını geriye atıp, “gazeteci-yazar sıfatını” öne çıkarması son derece düşündürücü.

Misal: Geçtiğimiz 9 Kasın Pazar Gecesi CNN Türk’te yayınlanan Ankara Günlüğü Programı.
Konuk: Başbakan Yardımcısı: Yalçın Akdoğan.
Moderatörler: CNN Ankara Temsilcisi Hande Fırat ve Doç. Dr. Hüseyin Yayman(Kendileri aynı zamanda, yandaş-yalaka Vatan Gazetesi gazeteci-yazarı.
Konu: Barış Süreci ve Yol Haritası.

Fırat ve Yayman’ın Başbakan Yardımcısına sordukları soruları ve aldıkları yanıtları izliyorum.
Yayman “gazeteci-yazar” sıfatıyla sorularını soruyor.
Profesör olarak soru sorması sanki yüz kızartıcı suçmuş gibi.
Malum Vatan Gazetesi “yandaş”lığı ile tanınıyor, yalakalığıyla yayın hayatını sürdürüyor.
Bu gerçeği Yayman da bal gibi biliyor.
Muhabirlkten tanıdığım Hande Fırat ise NTV’den başlayıp tırnaklarıyla meslekte yükselmiş bir gazeteci.
Eğitimi de iletişim zaten.İletişim Fakültesi çıkışlı.
Bu mesleğin tam da emekcisi. Y
Yıllardır CNN Türk’te başarılı işler çıkarmış, ödüllü bir yayıncı.
Her soru soruşunda ise müdahale ile karşılaşıyor Hande.
Birlikte yönettikleri programın AKP kanadını Yayman ve Bakan Akdoğan temsil ediyor sanki.
Yayman Başbakan Yardımcısına soru sorarken girizgahta “methiyeler” düzüyor, 3 aylık bakanın “başarısı”ndan dem vuruyor ve “ al gülüm-ver gülüm” kıvamında sorular sormaya devam ediyor.

Hadi bu bilim adamı, AKP’nin sözcüsü veya bu partiye yakın görüşte olabilir.
Hatta gider yandaş gazetede günlük siyasi yazılar da yazabilir.
Gelir TV kanallarında yorum da yapabilir, AKP’yi de savunabilir.
Yani meslekte kulvar değiştirebilir.
O zaman ünivesiteden ayrılmak zorundadır.

Ama arkadaş yandaş kanalların değişmez “yazar-gazeteci”si..
Hepsinden para alır mı bilemem.
Ama Üniversite sayesinde edindiği ünvanı- avantajı kullanarak, onun nimetlerinden yararlanarak “gazeteci-yazar olarak ek gelir elde etmesi düşündürücü.
Gelelim açık oturuma..
Yayman’ın bilim adamlığı sıfatı var ama onun için “gazeteci-yazar”lık önemli.
Bizi ilgilendirmiyor.
Bakana istediği gibi “yalaka” sorular sorabilir.
Çanak soru demiyorum, tam da “yağlama- yıkama” soruları yöneltiyor.
Bununla yetinse iyi de, bir de Hande Fırat’ın gerçeklerin ortaya çıkması, halkın merak etttiği konuların aydınlanması için sorduğu soruları önlemeye çalışması var ya, işte insan orada “Pes yani” demeden edemiyor
Arkadaş, gazetecilik ve yazarlık yapacaksan git AKP’nin yayın organları ve TV’lerinde yap, eğer bu kanalda gazetecilik yaptığını sanıyorsan, yanılıyorsun.
Duracağın ve konuşacağın yeri bil.
Gerçek gazeteci ve yayıncıların sorularını engellemek senin işin değil…
Kullandığı cümleye bakar mısınız sözde yazar Yayman’ın:

“Sayın bakanım, Hande size çok sert sorular yöneltiyor, kusuruna bakmayın”
Bu sözleri sarfetme hakkını sana kim verdi veya veriyor arkadaş?
Al gazetecilik ve yazarlığını da git, nereye gideceksen.
Sözde yazarlık dahi olsa böyleleri Zimbabwe medyasında dahi yoktur.
Böyle bilim adamı nerede görüldü, gören varsa söylesin.
Böylesine yalakalık…
Böylesine düzey.
Ne düzeyi?
Düzey demek bile iltifat…
Gazetecilik-yazarlık çukurda…

(Son)

BİR CEVAP BIRAK

4 × three =