Gazetenin açıklığı ya da Açık Gazete

Gazetenin açıklığı ya da Açık Gazete

0
PAYLAŞ

Güya, beğenmedikleri 12 Eylül Anayasasını dahi her gün çiğnemekten geri kalmıyorlar. Polis komploları ve düzmece raporlarla,” Silivri Toplama Kampına” doldurulan gazeteciler, politikacılar, generaller ve muhalifler, yıllardır, uyduruk gerekçelerle, içeride tutuluyor.

“Basın hürdür, sansür edilemez…” anayasa maddesi, göz göre göre hergün, her an çiğneniyor. Bu madde adeta çiğnenmek için yazılmış. Bir filim yapmak, heykel yontmak, resim çizmek, makale yayılamak için, “Hı Hitler” deme aşamasına gelmiştir. Türk basını, yandaşlığın da ötesinde, “Hı Hitler” yönünde hızlı bir alçalış gösteriyor.

Herşeyi bilen, karar veren, soruşturan, yargılayan, mahkum eden, yasama, yürütme ve yargı gibi, görece demokratik ölçüleri, “Demir Ökçe” altında ezmeyi, yönetim tarzı haline getiren bir iktidar, “ne yaşar, ne yaşamaz” günlerine doğru hızla koşuyor.

Yönetenlerin unuttukları bir dünya var, sanal dünya. Nazım Hikmet’in “güneşin zaptı yakın” öngörüsü, sanal dünyada gerçekleşiyor. Bu dünyanın “zaptı” için, milyonlar harekete geçiyor. “Açık Gazete Editörü Faruk Eskioğlu” kendi halince “Sanal Dünyanın” “zaptına” çıkan bir medya akıncısı.

Faruk Eskioğlu, yıllardır dişi ve tırnağıyla çaba sarfediyor. Doğru haber edinmeyi, kendi cephesinden temiz bilgiyi yakalamayı mütevazi kişiliği içinde özümsemiş bir arkadaş. Bir varsayımla, Faruk bu çabasını, para kazanmak için yoğunlaştırsaydı, parası da olurdu. Ama o bunu yapmak yerine, “aslanın ağzından” doğru haberi kapmak için mücadeleyi seçen bir arkadaş. Onun bu mücadelesi dayanışmalarla destek görüyor. 9 Aralıkta yapılan “Açık Gazete” ile dayanışma şenliği, oldukça güzel, yüksek katılımlı ve nitelikli bir toplantıydı.

Her mücadele ve çaba, hakettiği desteği bulmakta gecikmiyor. “Açık Gazet” gecesi buna somut bir örnek. Londra da yaşayan her çevreden, yoğun ve seçkin katılımci kitlesi bu gerçeği bir kez daha doğruladı.

“Açık Gazetye” yönelen bu destek ve dayanışma neyin göstergesi? Uzun zamandır tanıdğımız, “saçlarına aklar düşmüş”, bu tür dayanışma eylemlerine karşılıksız emek ve yetenekleriyle katılan, sevgili Akgül-Cahit Baylav, Sedat Sarıcı, Kemal Külahçı ve diğer gönüllüler, değerli katılımcılara kusursuz bir müzik dinletisi sunmaya çalışmaları, özveri duygusunun eseridir.

‘Açık Gazete’ etrafında oluşan bileşim, “zaptedilen” sanal dünyadan yükselen “Basın hürdür, sansür edilemez. …” anlamlı mesajını iletiyordu. Gerçekten sanal dünya, düşünce özgürlüğünün oluşmasında giderekten önemini gösteren, hiç bir gücün çiğneyemiyeceği alanlar olma yolunda gelişiyor.

Olanaksızlıklar içinde, bir çıkış yapmaya çalışan “Açık Gazete” bugünün başarılı ve güzel bir örneğini ortaya koydu. Bu sınırsız alanın yeni “akıncıları”, özgür düşüncenin gelişiminde yeni ve daha büyük alanlar açacaklardır. ‘Açık Gazete’, şimdiden örnek olma yolunda atmış kiymetli bir adımdır. Bu adımların çoğalması, doğru ve temiz bilginin edinilmesi açısından, önemli kilometre taşı olacaktır.

Yazılı ve görsel medyanın tekelleştiği, proğramcısının, yazarının, tekelci medyanın elemanı olduğu bir ortamda,“doğru bilgiye” ulaşmak oldukça zorlaşmıştır. Tekelci ve yazılı-görsel medya, tümüyle kar amaçlı ticari kurumlardır. Tarafsız haber ve temiz bilgi kuralı, kar hırsının yoğun baskısı altına alınmıştır. Oysa, “tarafsız haber” ve “Doğru Bilgi” bence tanrı kadar kutsaldır.

“Açık Gazete” ilkesel açıklık kuralı içinde , yoluna devam ederek, hakettiği yeri alacağına inanıyorum. Başta Faruk Eskioğlu olmak üzere, ‘Açık Gazete’ye emeği geçen, ona destek sunan herkese, başarılar dilerim.

____________________

10.11. 12

BİR CEVAP BIRAK