‘GDO’lar inançlara bile aykırı!’

‘GDO’lar inançlara bile aykırı!’

0
PAYLAŞ

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 26 Ekim’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren GDO’lu (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) ürünlerin ithaline izin veren yönetmeliğe tepkiler sürüyor.

GDO’ya Hayır Platformu Bileşenleri tarafından yapılan ortak açıklamada, Ulusal Biyogüvenlik Yasası olmadan, GDO’ların ticari faaliyetinin bir yönetmelikle düzenlenmesi “hukuk, egemenlik ve halk sağlığı açısından bir skandaldır” denildi.

Açıklamada, gen bankası niteliğindeki Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği ve tarım potansiyelinin, halkın satın alma gücü ve tüketim alışkanlıklarıyla birlikte değerlendirildiğinde, GDO’lu ürünlere ihtiyaç olmadığı belirtilerek, “bu ürünlerin kullanımının halk sağlığı yanında halkımızın dinsel – kültürel inanç ve alışkanlıklarına da aykırı olduğu ortadadır” ifadelerine yer verildi.

SÜRECİN HUKUKSUZLUĞU ORTADA

Çıkarılan yönetmelikle GDO’lu ürünlerin ülkeye girişine meşruluk kazandırıldığını ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın bu ürünlerin ticareti yasaklanmış gibi yanlış bir kamuoyu algısı yaratma girişiminde bulunduğunun belirtildiği açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Yönetmelikler Yasa ve Tüzüklerin uygulanmasını göstermek üzere çıkartılırlar. Ortada bir Biyogüvenlik Yasası yokken, sözü edilen yönetmeliğin GDO’larla ilgili hiçbir düzenleme içermeyen Tarım, Gıda ve Yem Yasaları, 4703 sayılı Yasa ve 441 sayılı KHK’ye dayandırılmaya çalışılması, sürecin hukuksuzluğunu olanca açıklığı ile ortaya koymaktadır. Türkiye’de yaşayan tüm yurttaşların sağlığını ve haklarını ilgilendiren bir konunun, TBMM’de, milletin vekilleri tarafından görüşülmesi ve bir yasa niteliğinde düzenlemeye konu edilmesi gerekirken, Bakanlar Kurulunda imzaya açılan tasarının TBMM’ye indirilmeyerek konunun yönetmelik ile düzenlenmesi, millet iradesi ve egemenliğinin ihlalidir. Böylelikle, konunun vahim içeriği, halkın ve parlamentonun dikkatinden kaçırılmaya çalışılmaktadır.”

GDO’ların ticaretinin birkaç küçük istisnayla serbest bırakılmasıyla, bu alandaki kararların devlet memuru ağırlıklı bir Komiteye bırakılmasının, yine bakanlık tarafından seçilecek uzmanlar listesinden görüş alınması gibi hükümlerin halk sağlığı alanındaki tehlikenin açık görünümleri olduğunun vurgulandığı açıklamada, “siyasilerin ve şirketlerin baskısına direnebilecek bağımsız bilim otoriteleri yerine güdümlü organizasyonlar yeğleyen yönetmelik, bundan da öte, bir bakan talimatı ile her an değiştirilebilecek konumdadır” ifadelerine yer verildi.

ORGANİZASYON BİLİMDEN UZAK

Bebekler için risk sayılan gıdaların yetişkinler için serbest tüketime konu edilmesinin, GDO’suz gıda maddesi üreten işletmelerin bu yönde etiket kullanmalarının yasaklanması gibi hükümlerle GDO’lu ürünlerin her türlü ticaretinin meşru zemine çekilmesinin yönetmeliği kabul edilemez konuma taşıdığının belirtildiği açıklamada, “Bakanlık, yönetmeliğe aykırı davrananlara, dayanakta gösterilen yasalar çerçevesinde, izin iptali, para cezası vb. cezaların verilebileceğini belirtmektedir. Bu cezaların çoğu, ilgili yasaların GDO’lara özel düzenleme içermemeleri nedeniyle, olayın ciddiyetiyle bağdaşır nitelikte değildir. TBMM’ye sevk edilmeyen Kanun Tasarısı taslağı, bu alanda açıkça hürriyeti bağlayıcı cezalara hükmetmekte idi. Bakanlık, risk değerlendirmesinin, 11 kişilik bağımsız, bilimsel, teknik komite tarafından yapılacağını belirtmektedir. Oysa Yönetmelik, uzmanlar listesinden Bakanlık tarafından seçilecek Komite’nin, TAGEM, TÜGEM, KKGM temsilcileri yanında üniversite, TÜBİTAK ve araştırma enstitüleri temsilcilerinden oluşacağını belirtmektedir. Gerek uzmanlar listesinin niteliği, gerekse hem uzmanlar listesinin hem de Komite’nin Bakanlık tarafından seçilecek olması, bu organizasyonun bağımsız, bilimsel, teknik sıfatlarını daha baştan ortadan kaldırmaktadır” görüşüne yer verildi.

GDO’LARI YASALLAŞTIRANLARI DEŞİFRE EDECEĞİZ

Halkın ve ülkenin çıkarlarının şirketlerin kar hırsının üzerinde olduğunun vurgulandığı açıklamada, GDO’ları yasallaştırmaya çalışanların deşifre edilmeye devam edileceği uyarısında bulunuldu. Açıklamaya imza koyan kuruluşlar ise şöyle sıralandı: TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası, TMMOB Mimarlar Odası, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Marmara Bölge Şubesi, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi, Türk Tabibler Birliği, Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF), Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF), Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), Tüketici Hakları Derneği, Tüketici Bilincini Geliştirme Derneği, Çiftçi-SEN, Ekoloji Kolektifi, DOĞADER, EKODER, KESK Tarım Orkam-Sen, Nilüfer Yerel Gündem 21, Gemlik Yaşam Atölyesi Derneği, İçanadolu Çevre Platformu (İÇAÇEP), Marmara Çevre Platformu (MARÇEP), Ege Çevre Platformu (EGEÇEP), Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi, Gürsel Tonbul Çiftlik İşletmeleri, İmece Evi İmece Ekoköyü Dogal Yasam ve Ekolojik Çözümler Derneği, Imece Ekoköyü Kooperatif Girişimi, Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği, Muratpaşa Dostları Derneği, Konyaaltı Dostları Derneği, Kibele Ekolojik Yaşam Kooperatifi, PDA Pembe Domates Ağı, Akçaeniş Köyü Çevre Kültür Kalkınma ve Dayanışma Derneği, Kirazlı Ekolojik Yaşam Derneği, Bornova Sivil Toplum Platformu (BORPLAT), Greenpeace Türkiye -Sinop Çevre Dostları Derneği, Doğu Akdeniz Çevre Bileşenleri, Yeni İnsan Yayınevi, Buğday Derneği, Slowfood Yağmur Böreği Birliği, Slowfood Fikir sahibi Damaklar Birliği, Slow Food Gençlik Gıda Hareketi, Slow Food Ankara Birliği, Slow Food Kars Birliği, Boğatepe Çevre Yaşam Derneği, Aromaterapi Derneği (AROMADER)

BİR CEVAP BIRAK