Gece mavisi hülasası

saçları tutuştu önce
sonra gözleri yandı kavruldu
Nazım’ın  andığı kız
bedeninde can buldu.
dervişlerin dergahından
sevenlerin gönül  tahtından,
anaların kucağından kovuldu.


En güzel mihrabı kendinde buldu! 
 
“Otuzlarını süren normal bir kadın olsaydım, ne yapardım?” diye düşündüm. 
Evinde yalnız bir kadın ne yapar???
Diyelim ki mutfağı topladın.
Diyelim ki yarınki yemeği düşündün.


Diyelim ki işte giyeceğin kıyafetleri hazırladın.
Diyelim ki herkese olan sorumluluklarını tam yerine getiriyorsun.


Kendini tanımıyormuşsun, önemli değil. 


Ama diyelim ki yalnızlığı yaşıyorsun, kafan çok çalışıyor, sorguluyorsun.
Kendini aşmaya çalışırken, yaşlanmanın en güzel yanının, yeni şeyler denemeye daha istekli olmak olduğunu düşünüyorsun, şu an ne yapabilirsin, yazmaktan başka? Aklındakileri paylaşmaktan, yüreğini açma cesareti göstermekten , başkaları için yonttuğun çerçeveleri bir bir kırıp, herkesi zihninde özgürleştirmekten başka ne yapabilirsin?….


Tüm zayıflıklarımı ertelemenin tek yolu bu.


Yaşarken seçmek zorundasın. Seçimlerinin sorumluluğu olan yükleri sırtlamak, deneme cesareti gösterip, belki de yanılıp, kırıklıkları kabullenip, yoluna devam etmek zorundasın yaşarken.
Bunun yerine yazıyorum. Düşündüklerimi yaşama geçirmeyi ertelemek için.
 
Tüm yazanlar böyle midir bilmiyorum. Ben yazarken bile hayal kuramadığımı keşfettim. Hep olmuş olan ya da olabilecek olan şeyleri kurguluyorum. Biri planlarımın dışına çıkıp- ki genelde öyle olur-, alnıma bir parmak  darbesi tıklatıp uykumdan uyandırdığı vakit, şaşkolaza dönüyorum..Plan dışı birşey…Plan dışı bir şey yapıp, bana sınırlarımı gösterecek bir iyilikte bulunmuş. Ben ona kötülük demişim bazen…
 
En “Tanrı istedi böyle oldu”cular onlardır. Teknolojiyi mükemmel kullanırlar, insan ilişkilerini iyi yönetirler, klasik korkuları kaygıları vardır tabii, ama iyi alt ederler, keşfetmeye bayılırlar ama bir yanları anaları gibidir. Büyük laf da eder büyük lokma da yerler. Zekalarını bilerken, duygusal özürlü gibi davranabilirler. Hem romantik hem erkeksi takılırlar. Silik durmayı sever ama alkıştan hoşlanırlar. Psikoloji kitapları okur, “kendini tanı”yı yaşam felsefesi yapar, ama “ben nerde eksik kaldım” ya da “nerde yanlış yaptım” diye hayıflanıp dururlar. Hep başka bir hayat düşlerler. 
Her şeyi üstlerine alınacak kadar paranoid, Allah’ın huzurunda küçülmek isteyecek kadar mütevazi, sonra da diğer kadınlara ve erkeklere seslenmek, duygularını paylaşmak isteyecek kadar yalnız olduğunun farkında kadınlar….
 
zamanda buz pateni yapan kadınlar.
sadeleşmeye çalışan,
göze perde olan tüm soğan zarlarından kurtulmak isteyen kadınlar…
sözzz
sade laf özzzzzz


****


Teslimiyette çok büyük bir işgüzarlık var. Olmasına inandığın her büyük şey için, kendini devre dışı yapmaya çalışıyorsun. “Bir güzellik adına” diyorsun. Gerçek yanma, sana vadedilen bir bahçe olmasa da yanacağını bile bile atlamaktır ateşe. Risk alırsın, bu, yenilmenin yenilme olmadığı bir yarıştır, bilirsin. Ve Allah’ı daha iyi anlamak isteyen sen olursun, ama şeytanın seni yakmasının, O’nu anlamanın en iyi yolu olduğunu öğrenmek gibi bir misyonun olduğunu bilmiyorsun. Şeytanla dans ediyorsun…Korkuyorsun, ama yinede giriyorsun oyunlarına. Elini harama uzatma-manın en tatlı yolunun, helal olmayanları ayıklamak olduğunu, belki de bunu yaşayıp görmüş elçiler olarak “BEN O’NU KOLAY BULMADIM. ACI DA ÇEKSENİZ BUNA SEVİNİN. BU ACIYA İYİ BAKARSAN, SANA ALLAH’IN NE KADAR GÜZEL BİR CEMALİ OLDUĞUNU ANLAMANDA YARDIMCI OLACAK. SİZ, SİZ OLUN, KENDİNİZİ ÖNEMLİ GÖRMEKTEN SAKININ. ÇÜNKÜ ASLINDA TÜM KALELERİNİZİN KUMDAN OLDUĞUNU BİR DALGAYLA
DENEYİMLEMENİZE İZİN VEREN, GÜÇLÜ AMA GÜCÜNÜ SENİN  ÜSTÜNDE DENEMEYEN, YASAK ELMAYI YEMENE GÖZ YUMUP, İYİYİ KÖTÜDEN AYIRMANA FIRSAT TANIYAN, İLK VE TEK OLAN, NASİP ETTİKLERİNİ YAŞAMANI SAĞLAYAN, AMA KENDİNİ DİK TUTUP KARARLAR VERMEYE ÇALISABİLECEĞİN DE  BİR GÜÇ BAHŞEDENDİR O” demesi gerekensin. Öğrenmesi gereken. Her şey bunun için kurgulandı. 
 
Aç gönlünün gözünü okuyucu. Belki de kelimeleri bir arada tutan cümlelerin sana bu deneyimi yaşatacağını sanırsın. Aç gönül gözünü ki, gönlüne bir bütün olarak doğacak olanı alasın…


“Şeytanı bile sev” dedi böyle bir gecede içimdeki Tanrı,  “Çünkü o senin Allah’ı daha çok sevebilmen için var.” Kendini daha çok sevebilmen için….


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

14 − 1 =