‘Geleceği önceden kestirebiliriz eğer şimdiden oradaysa’ (I)

Türkiye yol ayrımında. Her parti, siyasal oluşum, bu yol ayrımında; kendisini yeniden konumlandırıp, değişen koşullara uygun, farklı çözümler üretmek, yeni söylemler geliştirmek kısaca yeni politikalar oluşturmak zorunda.

Bu keskin dönemeçte; sosyalistlerin ve sosyal demokratların; AKP iktidarının gün geçtikçe zorbalaşan –özellikle- OHAL sürecinde, faşizan uygulamalarla; itiraz eden, muhalif , herkesi, sol, sosyalist olmasına bakmadan ötekileştiren, baskı altına alan dikta uygulamalarına karşı mücadele etmesi gerekiyor. Mücadele şekillenirken, özellikle sosyal demokrat hareketin; dayanacağı sınıfsal taban ve katmanları yeniden tanımlaması gerekmektedir. Bu savaşım; özgür bir gelecek için, demokratik ilkeler ışığında, emek eksenli sol değerler çerçevesinde oluşturulmalıdır.

Biz, bu araştırmamızda İngiltere’de işçi partisinde (Labour)  J.Corbyn’le başlayan farklı duruşu, değişimi değerlendirerek bunun Türkiye’ye –özellikle CHP’ye uyarlanması, yansıması nasıl olur, olmalıdır sorusuna yanıt aradık.

Sosyal demokrasinin Avrupa da tarihsel – kısaca- geçmişi

Sol kavramının bugünkü kullanımı Fransa’da 28 ağustos 1789 da kralın vetosuna karşı çıkan milletvekillerinin meclis başkanının soluna toplanmasıyla başlar.1791’de sol siyaseten kimlik kazanır. Siyaseten kimlik kazanan sol; 1875 yıllarına gelindiğinde işçi sınıfının ihtilalci kalkışmasını öngörüyordu. Fakat sonraki gelişmeler sosyal demokrasinin Marksçı yönünü terk etmesine eğrilmiştir. Bu değişimin birçok nedeni yanında; sosyal demokrat partilerin ‘orta yollu’ politikalara kayması olduğu kadar, ‘devrimci kalkışmayı’ savunan sosyalist, komünist partilerin sosyal demokrasiden bağımsız olarak, politik arenada bazen güçlü, bazen güçsüz (nicel anlamda) ama her dönem ve koşulda var olmalarıdır.

Türkiye’de demokrasinin, birçok alanda olduğu gibi örgütlenme özgürlüğünü daraltan, yasaklayan karakteri; sosyalist parti ve örgütlenmeleri çoğunlukla illegal boyuta itmiş, legal politikanın faktörlerinden biri olmasını engellemiştir. Avrupa demokrasilerinde legal politikanın dışında kalma sosyalist örgütlenmeler açışından zorunlu bir tercih olmadığından bu yapılar(partiler) sosyal demokrat yapılardan bağımsız şekilde var olmalarına rağmen Türkiye’de sosyalist partiler açışından var olabilmek uzun yıllar sadece gizlilik koşullarında mümkün olmuş, bu süreçte CHP sol  politik arenada ki boşluğu de- facto doldurma anlamında ve özellikle devletin( egemen sınıfların) bilinçli çarpıtmasıyla tarihsel ve sınıfsal olarak hiçbir zaman olmadığı halde ‘sosyal demokrat’ tanımlamasıyla anılmıştır.

İngiltere’de sosyal demokrasinin serüveni.

Marksist İngiliz tarih yazılımı anakara Avrupa’ya göre farklı bir görüntü verir. İngiliz tarihinde Fransız devrimi gibi büyük kopuş, ayrışma noktaları yoktur. Sermayedar aristokrasi ile krallık arasında ki ihtilaf kaynakları; 1215 Magna Carta’yla başlayan, özellikle bir bütün olarak 17.yüzyıla yayılan, aynı zamanda İngiliz Rönesans’ı diye de adlandırılan İngiliz iç savaşına devşirilir. Bu süreçteki dönüşler görece ‘yumuşaktır’. İngiliz içsavaşı(1642-1651) Cromwell önderliğindeki parlamento yanlılarının(Parlamenter- Roundheads) Royalists’lere( Cavalıers) karşı yengisiyle sonuçlanmış olmasına rağmen, krallığın yok olmasıyla neticelenmemiş, kralın yetkilerinin sınırlandırıldığı, idari yönetimin İskoçya ile 1706 da imzalanan (Scotland Unıon Act) birleşme yasasıyla şekillenen günümüz modern Birleşik Krallığa evrilmiştir. İngiliz tarihinde keskin dönüşümlerin olmamasını güçlü bir Kara ordusunun yokluğu ile açıklayan yaklaşımlar da vardır. (2)

17.yüzyıl iç savaşının 19.yüzyılda İngiltere’de sosyalist mücadelenin köklerini oluşturduğunu iddia eden görüş; sonuçlardan birinin reformist işçi partisinin oluşumu olduğunu kabul eder.

Sanayi devrimiyle (1760-1820)  Avrupa’ya göre – yaklaşık olarak 30 yıl- önce oluşan işçi sınıfı K. Marx’da sosyalist ayaklanma beklentisini – yanılgısını- oluşturur.

İngiltere İşçi partisinin reformcu yapısı anakara Avrupa’da köklerini sosyalist mücadeleden alıp sosyal demokrat yapıya dönüşen partilerden daha başlangıç aşamasında bile farklılık gösterir. Servet bölüşümünde kısmi iyileştirmeler işçi partisinin Marksiz çizgiye çekilmesine, devrimci karakter kazanmasına hiç bir zaman izin vermez. Roymen Williams’ın tanımlamasıyla  ‘post sosyal demokrat’(3) parti olan işçi partisi, sistemin yeniden üretilmesini sağlayan, ‘iktidarın kirli ortağı’, ‘yıkımı onararak devam ettiren’ bir siyasal çizgidir. Bu çizgi; var oluşundan bugüne değin, koyusundan, açığına farklı tonları sergilese de partinin değişmeyen genel siyasi hattıdır. Partinin bu belirleyici özelliği, parti içinde sivrilen, partiyi sola, sosyalist kimliğe – reformist özelliklerini koruyarak- kaydırma savaşımı veren bazı seçkin kişilikleri, parti tarihinde öne çıkan isimleri yaratmayı yine de engelleyemez. Bu isimlerden tartışmasız en ünlüsü, en renklisi Tony Benn’dir.

1889 da yayınladıkları ‘Niye bukadar çok yoksul var’ adlı risale (4) ile toplumsal adaletsizliği, elverişsiz yaşam koşullarını, yoksulluğu sorgulayan ve çözüm arayan, Fabian Cemiyeti, işçi sendikalarıyla birlikte 1900’da İşçi partisinin kuruluşuna öncülük eder. Cemiyet, kuruluşunun ilk gününden bugüne toplumsal ve ekonomik sorunlara düzen içerisinde yapılacak politik tercihlerle yanıtlar verilebileceğine inanır.

Yoksulluk ve adaletsizliğe çözüm üretilmesi, politik kararlar alınması; geçmiş ve modern zamanların her döneminde ister; zihinsel bir faaliyet olarak düşler âleminin iyi niyetleriyle döşenmiş, ister; bilimsel, uzun yıllara dayanan gözlemlerin rakamsal sonuçları olsun, ilahi güçler tarafından vaat edilen öte dünyaların aksine bu üzerinde yaşadığımız dünyada da başka dünyaların olabileceğini varsayımına dayanır

İşçi partisinin tarihinde sosyal adaletin oluşması için çalışan, ekonomik sorunlara emekçiler açısından bakan, halkçı politikalar uygulamış hükümetler (başbakanlar) tabi ki olmuştur ama hiç bir işçi parti iktidarında; halkçı politikaların uygulandığı ülke- içi politikaları uluslararası dış politikada anti- emperyalist politikalarla taçlandırılmamıştır. Bunun en tipik örneği Harold Wilson’dur (5). Ülkenin zenginliğini tekrar daha eşit bir şekilde bölüştürmüştür ama ABD’nin Vietnam’daki dış politikasını da desteklemiştir.

Jeremy Corbyn

Milletvekili olduğu 1983’den parti lideri seçildiği güne değin İşçi partisine ayrılan bölümün arka sıralarında oturan( Backbencher (6), sağa savrulan parti  politikaları sürecinde bile  sosyalist, barışçıl ‘dinazor’ görüşlerinden sapmayıp, İngiliz  devletinin yayılmacı politikalarını ve tarihsel  emperyalist kolonici geçmişini  tutarlı bir şekilde hiç çekinmeden eleştiren, ‘geçmişe ait kirli defterleri saklandığı raflardan indirip yeniden gözden geçirelim’(7) diye bilen, 2009’da milletvekili harcamalarıyla ilgili  ortaya çıkan suistimalden dolayı  bütün parlemento üyelerini kapsıyan soruşturmada en az harcama yaptığı ortaya çıkan, dünyanın sorunlu bölgelerinde, ‘sevelim- sevmiyelim olayların içindeki bütün taraflarla konuşulmalı’ diyebilen(Hamas, Hizbullah), Osama Bin Ladin’in ‘yakalanıp, mahkemeye çıkartılması, sorgulanması yerine suikast ile ortadan kaldırılmasının yanlış olduğunu’ dile getiren biri,  ABD’nin dünyada uyguladığı yayılmacı bütün politikaları, eleştirmeden, uyumlu,sadık köpek sedakatiyle onaylamayı dış politika belliyen  İngiliz devletinin, sistemin, saç ayaklarından  İşçi partisinine  başkan seçiliyor

Jeremy’nin net bir şekilde vurguladığı-  diğer konularda ki ‘sol’ görüşlerine çok katı bir şekilde karsı çıkılsa da bir çok kimsenin destek verdiği; kamu hizmeti veren sektörlerdeki özelleştirmelere karşı olması. Eğer İşçi partisi kendi başkanlığı döneminde iktidara gelirse ilk uygulamasının demir yollarını tekrar devleştirmesi olacağını net bir şekilde vurguladı Jeremy. Bu arada finansal olarak çok zor durumda olan devlet sağlık hizmetleri (NHS) nin kısmi özelleştirilmesi planları şiddetle karşı olduğu bir diğer öncelik. Uzun zamandır uygulanan ve bir hayli yol almış, eğitimde ki özelleştirme de Jeremy’nin karsı çıktığı konulardan biri. Bir çok kişi(siyasi analist) J.C’nin politikalarının çekici fakat şeçilemez (oya dönüşme şansı) olmadığını ileri sürdü.Bunlardan biri de partinin Tony Blair’in istifasından sonra onun seçim bölgesinden milletvekili seçilen Phıl Wılson’du ve Corbyn için şöyle bir tweet atıyordu.

‘J.Corbyn işçi partisini şeçim karanlığına atıyor ve durum İngiltere için felakettir’ (8)

J.Corbyn’li işçi partisi, şeçim öncesi parti politikalarını emekten yana, gençleri on plana çıkartan değişiklikler yaparak yeni söylemler geliştirdi,seçim manifostasında; iktidara gelmeleri durumunda  % 5 lik en üst gelir grubunun daha fazla vergilendirileceği, kamu yatırımlarının  artırılacağı, askari ücretin yükseltileceği, gün geçtikçe derinleşen ev sorununa çözüm sunulması adına( belediyelerin, uzun zamandır yapımını durdurduğu devlet-belediye evi-)uygulamasını yeniden başlatacağı, üniversite öğrencilerine üniversite harçlarını tamamen kaldırılacağı sözü veriyordu.

J.Corbyn’nin yukarıda bir kışmını kısaca sıraladığımız  ‘aşırı’  sol görüşlerinin partiye seçim kazandırmayacağını ileri süren Jeremy öncesi yönetimde olan  parti sağ kesimi son iki  genel seçimi (2017 öncesi) kaybetmiş olduğunu onutup ironic bir çelişki sergiliyordu.

Jeremy ise ısrarla ‘başka dünyalar olası’ diyordu.

J.Corbyn’nin ‘başka bir dünya olası’ (9) savsözü, politik tercihlerde; insanı merkeze alan, sosyal adaleti hedefliyen, yapılacak değişikliklerle içinde yaşadığımız ülkenin, parçası olduğumuz dünyanın daha yaşanabilir olabileceğini iddia ediyor. Jeremy’nin oluşturduğu gölge kabinede kendisi gibi ‘dinazorlardan’maliye bakanı John McDonnell, ‘ıdealistliğimiz yanında, düşlediğimiz yaşamı oluşturabilecek pratik çözümlerimiz de var’ görüşünde.(10). Bu temenniyi gerçekleştirecek  modellerinin olduğuna,  İşçi partisinin büyük bir kısmı bile inanmayıp kuşkuyla baksa bile  başkanlık seçimi sürecinde partiye  3 pound vererek kayıt olan ve J.C’nin  daha birinci turda % 60  oranda oy alarak seçilmesini sağlayan ‘genç dinazorlar’ inandılar. J.Corbyn  ‘dağlardan ve ovalardan ilerleyen’ partizan grubunun lideri değil, o; sıradan, ,dargelirlinin,  üniversite harçlarının kaldırılmasını  isteyen  öğrencilerin, adaletsiz vergi sisteminden şikayetçi küçük eşnafın, sosyal yardımların kırpılmasından  zarar gören  issizin, toplumdan dışlanmış  göçmenlerin  lideri. Başkan olarak katıldığı parti konferansında yaptığı konuşmasında kendi liderliğini ‘ dayatan, kendi öngörülerini tekelleştiren değil, bütün eleştirilere açık, herkezi dinliyen bir başkanlık ’ diye tanımladı.(11)

J.Corbyn’nin işçi partisi yeni politikalarını oluştururken, özellikle gelişmiş kapitalişt ülkelerde 21 yüzyılda emeğin yeni görüntüsü  ‘mavi yakalıları’ tanımlarken ‘network aracıyla birbirine bağlı bağımsızlar ‘ kavramını geliştiriliyordu.(12)

J.Corbyn’nin politikaların destekliyen sosyalıst bazı yazarlar  ‘Marx’ı anmadan sosyalist politikalar uygulamalar mümkündür’. diyerek İşçi partisinin  seçim çalişmalarında sosyalist kavramları kullanmamasını anlayışla karşılıyorlardı.(13)

J.Corbyn’le değişen parti politikaları ve seçim sonuçları

J.Corbyn  başkanlık için gerekli imza sayısına çok zor ulaşıp partide başkanlık yarışına katıldığında  parti içinden; elit sağ, parti dışından; muhafazakar, gerici kesim tarafından topa tutuldu. Kendisi ve ailesi hakkında yalan ve yanlış karalama kampanyaları yapıldı. Fakat bu durum partiye başkanlık seçimleri sürecinde üye olan,özellikle ‘Momentum’ aktivisti gençler sayesinde ters tepti. Daha ilk turda %60 oy alarak partiye başkan seçildi. Bu durum parti sağ elitleri tarafından kabullenmesi çok zor durum olduğundan başkanlık şeçimleri parti içinde yapılan ayak oyunlarıyla –yeni başkan- adayları çıkartılarak yeniden dayatıldı. Farklı adaylarla yapılan ikinci başkanlık seçiminde J.C parti tabanından aldığı desteği artırarak liderliğini teşçilledi. Parti tabanının özellikle gençlerin Jeremy’ye desteği; yukarıda ana hatlarıyla değindiğimiz siyasi görüşlerinin kabul görmesinden kaynaklanıyordu. Parti içinde ayak oyunlarıyla J.C nin ipini çekemiyenler bu kez, Jeremy’le başlıyan yeni söylemlerin  genel seçimlerde partiye seçim kazandıramıyacağı üzerine  felaket tellalığına soyunuyordu.

Jeremy’nin  başkan olduğu,gençleri öne çıkaran ,emek eksenli yeni parti politikaları oluşturduğu bu zor süreçte farklı bir toplumsal oluşum gerek İngiltere kamuoyunda ve gerekse işçi partisinin  yeni yapılanmasında dikkatleri üzerine çekiyordu. Bu toplumsal oluşumun adı ‘Momentum’du.

Momentum* 

J.Corbn’nin başkanlık şeçimi ve partiyi yeni bir yörüngeye oturtması sürecinde  öne çıkan ‘momentum’hareketi mutlaka dikkatle inçelenmesi, CHP’nin  bir şekilde Türkiye gerçeğinde piratige uyarlaması gereken bir örgütlenme şekli olmalıdır.

Momentum; partiden bağımsız 150 yerel gruptan teşekkül  25 bin ile 30 bin arasında  üyesi olan bir yapılanma.

Amaçlarını; adil ve eşit bir toplum oluşturmak ülküsüyle gönüllülük esasıyla biraraya gelmiş kişilerin, demokratik esaslara dayalı parti yapılanmasına inanç ve bunun gerçekleştirilmesi adına çalışma olarak belirtiliyorlar.

‘Momentum’un etkinlik alanları ve hedefleri- kısaca-.

* Refağı ve gücü azınlıktan çoğunluğa yeniden bölüştürmek

*İnsanı ve gezeğenimizi ‘karın’ ve ‘dar şirket menfaatlerinin önüne koymak

*Bütün kısıtlamalardan ve ayrıcalıklardan arındırılmış bir toplum yaratılması

*Özelleştirme politikalarına karşı çıkılması, daha önce özelleştirilen, özellikle kamu hizmeti veren şirketlerin yeniden devletleştirilmesi

*Açık ve demokratik esasları işçi partisinin değişmez politikaları haline getirmek

*Toplumu ilgilendiren bütün konularda, gerek kişisel, gerekse toplumsal duyarlılıkları arttırmak

Momentum üyeleri kısaca sıraladığımız bu prensipleri kapsayan görüşlerini işçi partisinin her düzeydeki platformlarında dile getirip, partiye; değişik etnik ve katmanlar düzeyinde duyarlılıklar yaratılması esasında çalışarak, gerek partinin halkla buluşmasının ve gerekse parti politikaların oluşumunda tüm tabanı kapsıyan bir katılım süreçinin yaşanmasını amaç edinmektedir.

Şeçim sonuçları

Parti içindeki elit sağ kesimin tartışmasız şekilde J. C nin başkanlığını kabul etmek zorunda kaldığı, gençlere, özellikle üniversite gençliğine dönük emekten yana yeni politikaların şekillenmesiyle girilen genel şeçimlerinde parti büyük bir oy patlaması gösterdi. %9.6 ile parti tarihinde ki en büyük oy artışı sonucunda,ülke genelinde partinin oy oranı %40 ulaştı. 30 yeni milletvekilliği kazanılarak toplam milletvekilliği sayısı  262 yükseldi. Milletvekili seçilenlerde, gençlerin özellikle genç kadın sayısının artışı dikkat çekiyordu. Şeçim sonuçları detaylı incelendiğinde gençlerin İşçi partisini destekleme oranının çok yüksek  olduğu görünüyordu. (Tablo 1)

Tablo (1)https://yougov.co.uk/news/2017/06/13/how-brıtaın-vated-2017-general-electıon

A-Gençler

Birinci topladan net bir şekilde anladığımız; J.Corbyn’nin liderliğiyle değişen parti politikaları, gençler nezlinde kesinlikle karşılığını bulmuştur.

18-19 yaş grubundaki gençlerde İşçi partisini desteleme oranı %66 oranıyla en yüksek noktaya ulaşmıştır. Bu yaş grubunda Muhafazakar partiyi destekleyen gençlerin oranı sadece %19 dur. Seçmen kitlesini yaşlılık üzerinden takip ettiğimizde 40-49 yaş dilimindeki seçmenlerde İşçi partisinin desteği %44 e düşmesine rağmen yine de  Muhafazakar partinin 5 puan üzerindedir. Seçmen kitlesi yaşlandıkça Muhafazakar partiyi destekleme oranı yükselmekte, 50 yaş üstü gruplarda Muhafazakar partiyi destekleme öne geçmektedir.70 yaş üzerinde ki grupta bu oran Muhafazakar parti lehine 69-19 seviyesine ulaşıyor.

Dikkati çeken bir başka veride genç seçmen nufusunun yaşadığı bölgelerde seçime katılma oranın ülke ortalamasının üzerinde olmasıdır.

Birleşik krallıkla karşılaştırıldığında gerek sayısal ve gerekse oransal olarak  çok daha genç bir nufusa sahip olan Türkiye’de partilerin  politikalarını saptarken İngiltere örneğini dikkatlice incelemeleri gerekir. Genç eğitimsiz işsizlerin,genç üniversite mezunu  işsizlerin milyonları bulduğu bir ülkede parti politikalarını gençler, emekçi gençler üzerine oturtmayan partiler daha işin başında kaybetmiş olurlar.

Tablo 2

Tablo (2)https://yougov.co.uk/news/2017/06/13/how-brıtaın-vated-2017-general-electıon

B-Eğitim seviyesi

Demokratik bütün ülkelerde eğitim seviyesi yükseldiği ölçüde sol ve sosyal demokratik partileri destekleme oranı artmaktadır. 2017 Birleşik krallık seçimleri bunu bir kez daha doğrulamıştır. Yüksek okul mezunları büyük bir farkla İşçi partisine oy vermiştir. Fark %49 karşı %32 dir. İki numaralı tablodan bunu net bir şekilde görüyoruz.

C- Ulusal sorun

Ulusal sorun sadece Türkiye’ye özgü bir sorun değildir. Avrupa’da bir çok ülke- özellikle İspanya – bu sorunu yoğun bir şekilde yaşamaktadır. Biz bu araştırmamızda ulusal sorunun Birleşik krallık seçimlerindeki yansımasını sadece seçim sonuçlarına bakarak yüzeysel bir şekilde değerlendireceğiz. Ulusal sorun; çok farklı yönleriyle değerlendirilmesi gereken, her ülkenin özgün koşullarında çok farklılıklar gösteren bir olgudur.İncelediğimizde; J.Corbyn’nin başkanlığı ile İşçi partisinde değişen önceliklerin partiye kazandırdığı ivmenin ulusal sorunun yaşandığı İşkoçya’da seçim sonuçları anlamında hiçte olumlu sonuç vermediğini net bir şekilde gördük. Ulusal sorun; ülkeler bazında çok farklı parametreleri olan, farklı açılardan okumalar yapılması gereken sosyal bir olgudur. Biz burada kısaca son yıllardaki seçim sonuçlarını vererek kapsamlı değerlendirmeyi sizlere bırakıyoruz.

1997’de İşkoç Muhafazakarları, zamanın İşçi partisi lideri Tony Blair tarafından tüm İşkoçya’da silinmişlerdi. Tüm İskoçya, bizde 70 ler öncesi CHP’nin genellikle en büyük parti olduğu doğu bölgesi örneği her zaman işçi partisinin oy yatağı olmuştur. Yukarıda değindiğimiz gibi 1997 seçimlerinde Muhafazakarlar İskoçya’dan tamamen silindiler.

1934 de iki partinin birleşmesiyle kurulan, ulusal parti ( Natıonal Party/Scottısh Party)   SNP ( Iskoçya Ulusal Partisi) İngiliz parlemontosuna ancak ilk kez 1967’de girmeyi başarmış  2000 yıllara değin dikkate değer hiçbir başarı kazanamamıştır.

Ne olduysa;2014 seçimlerinde İskoçya’da herşey SNP adına değişiyordu?  59 seçim bölgesinden 56 sını SNP kazanıyor İşçi partisi tüm İskoçya’dan siliniyordu. İskoçya’da ki seçim sonuçlarını değerlendiren zamanın İşçi partisi başkanı Ed Miliband ‘iskoçya’da yükselen milliyetçilik partimizi alt etmiştir’ diye yakınıyordu.(14) Yukarıda değindiğimiz gibi Muhafazakârlar zaten 1997’den beri yoktular. Fakat 2017 seçimlerinde SNP tarafından daha yüksek sesle vurgulanan (özelllikle 2014 seçimlerinde alınan yüksek oydan sonra)  bağımsızlık söylemlerine karşı oluşan Muhafazakâr birlik söylemleri SNP’nin milletvekili sayısını 59 dan 34 de düşürüyor, birlik söylemleri Muhafazakârlara yıllardan sonra oy patlamasıyla 13 milletvekilliği kazandırıyordu.

İskoçya’ya dair çok net bir gerçek 2000 yıllara değin çok yüksek oranda İşçi partisini destekleyen İskoçya halkı ulusal yüzünü ve gönlünü kendi ulusal partileri SNP’ye çeviriyordu. Burada dikkati çeken bir benzerlik; Türkiye’nin doğusunda CHP’nin silinip yerine ulusal söylemler dillendiren ‘kürt’ partilerinin geçmesi ve karşısında ise muhafazakâr dindar söylemleri vurgulayan AKP’nin kalması. Avrupanın en doğusuyla en batısında farklı coğrafyalarda aynı siyasi sonuçların görülmesi ilginç.

Kısaca; Ulusal sorun; her ülkenin özgün koşullarında, özgün öneriler gerektiren, farklı bakış açıları içeren karmaşık bir problemdir. J. Corbny’nin işçi partisine büyük bir sıçrama yaptıran yönlendirmeleri bile Birleşik Krallık’da ulusal sorunun yaşandığı İskoçya’da görüldüğü gibi olumlu sonuç vermeyebilir.

Türkiye- CHP

Yukarıda kısaca değindiğimiz gibi Avrupa da ki -İngiltere hariç- tarihsel serüveninin aksine bizdeki sosyal demokrasinin tarihsel kökenleri farklıdır. Daha gerçekçi söylemiyle; Türkiye de sınıfsal kökeni ve oluşum süreci bağlamında sosyal demokrat parti yoktur. Bugün sosyal demokrat olduğunu savunan CHP’nin tarihsel kökenleri kurtuluş savaşı sürecinde oluşmuştur. Kuruluş aşamasında ve sonraki dönemlerde partinin sınıfsal özelliğini ve tercihlerini ortaya koyan bize kaynaklık edebilecek verileri  bulmak hiçte kolay deyildir.(İzmir İktisat Kongresi gibi bazı istişnalar dışında)İmparotorluğun yıkılmasından sonra, Cumhuriyetin ilk yıllarında sermaye birikimi eksikliği, burjuva sınıfının –esnaf,kasaba tüccarı dışında – olmaması, gelişme ve sermaye birikimi modelini; ‘devlet eliyle  sermaye birikimi’, ‘devlet aracılıyla zengin yaratmak’, fabrikalar kurmak, kurucu kadroların zorunlu tercihidir. Buradaki devletçilik, sınıfsal değil,zorunlu bir tercihtir. CHP her fırsatta devleti kuran parti olduğunu söyleyerek, tarihsel bir doğruyu dillendirse de, partinin sınıfsal yapısını 1970’e kadar hiçbir zaman açıkça tanımlamaz, tanımlayamaz.Tanımlama tartışmaları Ecevit’le  başlasa bile bu durum bugün bile netliğe kavuşmamıştır.

Yazımızın girişinde vurguladığımız gibi Türkiye dönemeçte, her siyasi oluşum, her siyasi  parti kendisini bu yeni koşullarda yeniden tanımlamak, netleştirmek zorunda. Bu durum çok doğal olarak CHP için de geçerlidir. Biz cumhuriyeti oluşturan kurucu partiyiz söylemi tarihsel bir doğru olsa da bu saptama yeni koşulları tanımlayan, yeni sorunları çözümleyen, yeterli bir yanıt ve açıklama deyildir.

CHP’nin yeni koşullara yanıtlar üretirken biz(CHP) herkezin partisi toptancılığından vazgeçip;

‘parti olarak; biz hangi sınıf ve katmanlara dayanıyoruz’

‘parti olarak; kalkınma ve refahın bölüşümünde politikalarımız ne’

‘parti olarak; gençlere yaklaşımımız ne’

‘parti olarak; kadınlara nasıl bakıyoruz’

Ve bunlar gibi can alıcı soruları hiç korkmadan ve ertelemeden kendisine sorması gerekiyor.

Biz bu çalışmamızda; CHP’nin bu sorulara yanıtlar verip, gelece  ait politikalarını saptarken kendisine örnek alabileceğini düşündüğümüz J. Corbyn’li Birleşik Krallık işçi partisinin geçirdiği değişimi ana hatlarıyla işlemeye çalıştık.

Politik mücadeleler her ülkenin kendi özgün farklılıklarını içeren kaçınılmaz değişiklikler gösterir, ama bunun yanında politika,eğer; sınıfsal ve katmansal tercihler ise dünyanın her yerinde aynıdır. Politikaranınızı ya; emek eksenli sınıf ve katmanlardan ya da; sermaye öncelikli temellere oturtursunuz neredeyse 200 yıla yaklaşan katalizm tarihi farklı bir üçüncu tercihi yaratamamıştır.

CHP  neo- liberalizmin mantığını- mantıksızlığını-kamu oyunun, emekçi yığınların gözünde anlatmalı; geleceğin farklı, adalet, adil bölüşüm modelleri yönünde tercihini yaptığını göstermelidir.

Siyasi makanizmalar(partiler) açısından yerleşmiş anlayışları değiştirmek iki boyutlu mücadele alanı demektir. Mücadenin içe dönük boyutu;  -CHP örneğinde-kimi kez miliyetçiliğe kaçan politikaların-kadroların- reddi, ikinci ise dışa dönük; toplumda oluşmuş ‘devletin’, ‘ordunun  partisi’ görüntüsünü yargısını değiştirmesidir.

Emek merkezli politik duruş, 2019 da ki Başkanlık seçimlerinin kaybedilmesi sonuçunu getirebilir.Ama uzun dönemde, oluşturulacak sağlam zeminli partinin, gelecek kuşakların dünyalarına daha mutlu günler vaad edeceği kesindir.

Partinin emek eksenli temele oturması parti içi bölünmeleri, partiden bazı kesimlerinin(ulusalcı) kopma riski içeriyor. Böyle bir kopuşun olması durumunda, kopan kesimin artık gidebileceği  partide var artık; İyi Parti.

Alevi partisi görüntüsünün, yeni politikalarla, yeni kadrolarla değişmesi gerekiyor.

CHP’ de yapılcak sol siyaset sosyalist kavramlar söylemleri üzerinden değil sosyal demokrat anlayışlar vurgulanarakta yapılabilir. Ama bu; adaletsizliğin her türlüsünün – gelir, hak arama,örgütlenme özgürlüğü- daha bir çok demokratik kriterin yerlerde süründüğü Türkiye gibi ülkelerde bazen çok zordur ve çokca sosyal demokrat partileri aşabilir.Demokrasinin kökleşmiş olduğu İngiltere gibi ülkelerde sosyal adaletsizliği,  ekonomik terçihlerle düzeltebilirsiniz ama bu gericiliğn tehlikeli boyutlara yükseldiği Türkide de çok zor olabilir.

Önerilen yeni politikalar büyük darbe alan toplumsal barışı yeniden onaracak katılımcı olmalıdır.

Bunların hepsini en azından bir kışmını bu CHP nin gerçekleştirmesi olası mı? Bu sorunun yanıtı şartlı evettir.  Bunun ilk şartı CHP nin kendi içinde dönüşüme uğraması; parti içi demokrasinin, demokratik standartların geliştirilmesi özümsenmesi, ikinci şartı da;partiyi emek eksenli tabana oturtup siyasetini bu sınıf ve aktmanların önceliği üzerinden vermelidir.

CHP politikaların olmazsa olmazı 2017 İngiltere seçimlerinin bize gösterdiği gibi gençler olmalıdır. Özellikle Türkiye gibi genç bir nufusa sahip bir ülkede, saptıyacağı politikalarda gençlere öncelik ve ayrılacalık vermiyen hiç bir politik oluşumun iktidarlara oynama şansı yoktur.

Parti kadrolarında gençler ve kadınlara pozitif ayrımcılık uygulamalıdır..

İngiltere de ki işçi partisinde uygulaması görüldüğü gibi  ‘momentum’ hareketi benzeri toplumsal yapılar, partiden bağımsız ama partiyle çalışan şekilde hayata geçirilmelidir.

Sonuç

İngiltere’de İşçi partisinde J.C ile başlıyan süreç Türkiye’de CHP için iyi bir örnek teşkil edebilir.

Daha işin başında başkanlık  aday adaylığı yarışında toplanması gereken imzayı denkleştirmede zorlanan ve bu süreçte partiye yeni üye olan gençlerin büyük desteği ile  seçilen J.Cnin başkanlığıyla başlıyan süreç, Türkiye’nin özgün koşullarının çok doğal olarak içerebileceği farklılıkların yanında CHP’nin oluşturması gerektirdiği yeni politikalara yanıt veren ipuçları içermektedir. Liderliğinin ilk aşamasında başarısını değerlendireceği bir genel seçim sonucu olmadığından J.C nin gerek kişiliği ve gerekse partide oluşturmak istediği politik değişikliklerin partiyi felakete götüreceğini ileri süren meclisteki  kendi millettevillerinin büyük kesimi karşı çıkarak bu karalama kampanyasına kimi kez bilerek kimikez sessiz kalarak destek vermiştir. Bu yıpratıcı süreç liderine inanan genç ve yenilenmiş dinamik kadro ile püşkürtülmüş; girilen ilk genel seçimler partinin gerek genel oy toplamında ve gerekse milletvekili sayısında büyük bir gelişme gösterdiği şekilde sonuçlanmıştır.

  1. Corbyn liderliğinde yazılan menifosta ; işçi partisinin kuruluşuna neden olan 100 yıl öncesi sorulan sorunun ‘niye bu kadar yoksul var’ın 21 yüzyıl da birkez daha sorulması ve bu soruya yanıt verilmesi arayışıydı.

CHP’de bu soruyu sormalı. Ne yapılabilirin yanıtlarını vermelidir.

AKP nin ekonomik uygulamalarının, özellikle 2013 den sonra liberal açılmalar yerine , kendi yandaş sermaye yönünde toplanması, toplumsal diğer bütün dinamıkleri de içerecek şekilde bastırması(TV,basın)  nispeten liberal sermaye gruplarının bu süreçten hoşnutsuz olması, toplumsal katmanların örğütlenmesinde CHP yönünden kolaylık ve farklı açılım verebilir. Başkı gören, nispeten daha liberal kesimlerle birlikte hareket etmek dönemsel bir durum olarak kullanılabilinir ama bu dönemsel ortaklık asal sınıfsal dayanakların, önceliklerin değişmesi anlamına gelmemelidir.

Gerek içinde yaşadığımız ülkede, gerekse bir parçası olduğumuz dünyada karamsar olmak için o kadar çok neden var ki !…ama bütün olumsuzluklara rağmen bu kara bulutları dağıtabilecek bir büyük iyimserlik kaynağımız da var; tarihsel iyimserliğimiz.

Ben;

‘Geleceği gördüm, çalışıyordu’(15).

N.Kazım Öztürk

______________
Kaynakça

(1)Ursula K.Leguın Müksüzler

(2)Englısh Cıvıl War Hıstory com Retrıeved 4 October 2014) McBriar,

(3) Raymond Wıllıams The Long Revolutıon

(4)Socialism and English Politics, 1884–1918. Cambridge: Cambridge University Press, 1962

(5)Herald Wılson 1964-1970 ve 1974-1976 dönemlerinde başbakanlık yapmıştır. . Bizde Sulayman Demirel e atıfta bulunulan  ‘A week is long time ın polıtıcs’.’Bir hafta polıtıkada uzun zamandır’ özdeyişi ona aittir

(6)Backbencher deyimi gerek iktidar partisi gerekse muhalefet partisi içinde parti görüşlerini açıklama yetkisi olmayan aminaye tabiri ile ‘ önemsiz’ üyeler için kullanılır

(7)1.10.15 kanal 4 de ki söyleşi

(8) Oven Jones 6 July 2017 Guardıan

(9) ‘The another world is possible’  başkanlık seçimi sürecinde J.C kullandığı savsöz

(10)  Idealists yes but ours is a pragmatic idealism to get things done, to transform our society. We remain inspired by the belief and hope that another world is possible.” John McDonnell, 28/09/15 BBC

(11) Leader speech

(12) The networked ındıvıdual Paul Mason – Post-capıtalısm

(13)  Paul Mason- ‘Labour has quıte rıghtly trıed to keep Karl Marx out of thew electıon’ 13 06-17 The Guardıan

(14) Guardıan

(15) Lıncoln Steffens ‘I haven seen the future and ıt ıs works’

*Momentum

https://www.independent.co.uk/…/jeremy-corbyn-s-moment.

https://www.theguardian.com/politics/momentum

www.peoplesmomentum.com/https:

www.theguardian.com/…/momentum-labour-transform-heartlands-corbyn-vision-

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

12 − 3 =