‘Gelir Testi.” Son gün 30 Eylül

‘Gelir Testi.” Son gün 30 Eylül

0
PAYLAŞ

“Sosyal Devlet” gereği, hakların düzenlenmesi mi, yoksa yardımlara muhtaç bir yaşam biçimi oluşturma mı? Asıl sorrulması gereken soru bu. Yönetimlerin de, yurttaş toplumumu öngördükleri ya da biad kültürüne dayalı bir kula kulullk oluşturma yönetimi mi oluşturmak istemeleri. Önemli olan bu terch..

Bayarma öncesi, erzak torbaları yeniden gündeme gelmiş ve uygulama sürüyor. Bayram sonrası, kömür torbalarına gelecek sıra. Yakılan bu kömür. Nası çıkarıldığı hiç bir zaman, hiç bir kişi tarafından unutulmamalı. Neyi yakıyoruz. Nasıl olmalı sorusu da, eksik olamamalı.

Seçim öncesi, dağıtılacaklar listesi ve beklentilerine ilişkin, değişik söylemlerde son derece yaygın. Ancak, şimdiden söylentilere dayalı bir yorum yapmak yanlış olur. Ama unutmaması gereken, yapılan bu yardımların ya da ödemelerin karşılığı, bilinçli bir yurttaş olarak tercihlerimizin önün geçmemeli.

Bu durumu gözden ırak tuttuğumuzda, gelecek yaşamımızın düzenlenmesini de ona göre yapmış oluyoruz. Bu sadece, şahsımızı, ailemizi, çevremizi ilgilendirmiyor. Tüm toplumun geleceğini belirliyor.

Bilindiği gibi on yıl önce, “Sosyal Güvenlik Reformu !” yapıldı. 5510 sayılı yasa ile yapılan bu düzenleme sonucu, “Tek Çatı” oluşturuldu. Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur gibi siğorta kırumları, Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında birleştirildi. Şimdi sadece aAları kaldı yadigar.

Bu sigorta kurumlarına bağlı olarakçalışanlar, bir başka deyişle soyal güvenlik şemsiyesi altında çalışanlar, emekliler bu değerlendirmelerimizin dışında.

Söylemek istediğimiz, uyarı yaptığımız hedef kitle, sosyal güvenlik şemsiyesinin dışında kalanlar. İşsizler. Konu, İşszilik Sigortası ile de ilgili değil.

Bu sosyal güvenlik şemsiyesinin dışında kalanların, sağlık yardımlarından yararlanma konusu ve ileride önlerine, ödenmeyen prim borçları gibi cezalı ve faizli ödemelerle karşılaşmamaları için bürokratik bazı işelmeri yapmak zorundalar.

Bu yazımız bir uyarı, bir hatırlatma ve bilgilendirme yazısı.

“GELİR TESTİ” yaptıracaklar. Yaptırmak zorundalar.

Bu “Gelir Testi” içinde son gün, 30 Eylül Çarşamba günü. Yani BİR HAFTALIK bir zamanları var.

Önümüz bayram, şimdi bu nedenle bir de idari izinler kullanılıyor. Bu durumda, pazartesi gününden itibaren üç gün var. Bu üç gün içinde sosyal güvenlik şemsiyesi altında olmayanlar, bu gelir testini yaptırmak, yani bu konuda başvuruda bulunmaları gerekiyor.

1 Ocak 2012 rarihinden bu yana çalışmayan, aylık gelir almayan, sosyal güvence kapsamında olmayanlar, “gelir testi” yaptıracaklar. Bu yaptırdıkları “gelir testi” sonuçlarına göre de,”genel sağlık sigortası” primlerini ödeyecekler. “Gelir Test,” sonucuna göre, ödeyemez durumda iseler, devlet tarafından karşılanması gerekecek. Bu iki durum, yapılan başvuru sonrasında gelir tesbiti sonucuna göre belirlenecek.

Şimdi. 10 Eylül 2014 tarihl 6552 sayılı Yasa ile yapılan düzenleme sonucu, genel sağlık sigortası tescili yapılmış olup, gelir testine hiç başvuruda bulunmamış vatandaşlarla ilgili, “gelir testi” ne başvurma hakkı getirilmiştir. Ve bu başvuru süresinin son günü de, 30 Eylül 2015 Çarşamba günüdür.

6552 sayılı TORBA YASA ile 5510 sayılıyasada ki düzenleme ile ilgili olarak, geçmiş prim borçları ile ilgili olarak bir yapılanma öngörülmektedir. Bu yapılanma ile ilgili olarak da, süre Bakanlar Kurulu kararı ile 6 ay uzatılmışt. İşte şimd bu altı aylık sürenin son günü 30 Eylül 2105 çarşamba günüdür.

Bu “Gelir Testi” nin hangi ktiterlere göre yapıldığını, burada ayrıntılı olarak aktarmayacağız. Şimdi önemli olan bu başvurunun hemen, yani 30 Eylül 2015 e kadar yapılması gerektiğidir. Bunun altını bir kez daha çizerek belirtelim. 30. Eylül 2015 Çarşamba günü son gün.

Bunun için yapılacak ilk iş hemen, Nüfusa kayıtlı olunan il ve ya ilçe sınırları içindeki, “Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı” na başvuruda bulunulacaktır.

Bu başvuru, beyan ve inceleme sonucu, “Gelir Tesbit” yapılacaktır. Bu sonuca göre, prim borcu çıkartılmışsa, yapılandırması için de 2 Kasım 2015 gününe kadar, yeniden başvuru yapılacaktır.

Bu prim borçları ile ilgili olarak, Peşin ödeme yapılması halinde gecikme zammı ve cezalar silinecektir.

Peşin ödeme yapılamaması durumunda, taksitlendirme ile ödeme yapılabilecektir.

Şimdi başvurursam, prim borcu çıkarsa bir de onunla uğraşmıyayım yaklaşımı geçerli değildir. Bu borç başvurulmaması halinde katlanarak devam edecektir. Sağlık yardımlarından faydalanamama gibi bir durum da gerçekleşecektir.

Şöyle bir soru yöneltilebilir. Erzak torbası dağıtılırken, kömür torbaları evlere teslim edilirken, elektrik olamayan köye yardım diye bulaşık, çamaşı makinası götürülürken, bu test yapılıyor mu? Bu soruya genelde olumlu cevap vermek zor. O zaman, niye şimdi “gelir testi” isteniyor.

Bu tartışmayı şimdilik bir yana bırakalım ve 30 Eylül 2015 Çarşamba gününe kadar bu başvuruyu yapalım Önemli olan birinci ilk adım bu.

Ama bir şeyi gözden ırak tutmayalım. “Sosyal Devlet” ilkesi. Yurtaşlık hakkı ile kul olma bilinci arasında ki ince çizgi.

Biz şimdi, Orhan Gencebay gibi “Kula kulluk edene yazıklar olsun” demek istemiyoruz. Kul olarak, kendisine biad edilmesini isteyenlerden bizi korumasını, kula kulluk etme yerine yurttaş olma bilincine ulaşmayı dileyelim. “Yazıklar olsun” demeye de gerek yok. Kendimize yazık etmeyelim.

Ve yine Orhan babanın dediği gibi, “Batsın bu dünya” demeye de gerek yok. Hem niye batsın. Dünyayı batırmak yerine, yaşanır hale getirmek bizim ellerimizde. Ellerimiz ve bilincimize sağlık diyelim.

Karar sizler de yani. Sözü fazla uzatmayalım. Nokta.

Ankara. 22 Eylül 2015. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK