“Gelir Testi” uygulaması. Nasıl bir “Reform”

İkibin yıllarının başları, bilimsel bir toplantıda, bir iş mahkemesi yargıcı, sosyal güvenlik reformu söylem ve reklamları sürerken, sosyal güvenlik de, önce refom sözünü yasaklayalım, reform budur diye, benzer açıklamalarla söze başlamıştı.

2005 de bu reformları güya tamamladık. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ile Bağ-Kur’un başına, yeni bir dizi bürokratik makam ve koltuk getirerek, bu kurumları birleştirdik. Yeni kavramlar bulduk, A’lı, B’li, C’li gibi.

Siz hangisindensiniz bilmiyorum ama, farkındaysanız hala, işçi, memur emeklisi, ya da Emekli Sandığı, SSK’lı, Bağ-Kur’lu tanımını kullanıyoruz. Oysa bu kurumlar ve bu tanımlar bu gün artık yok.

Ayrı ayrı yasalarda ki düzenlemeleri, maddeleri makasla kesip yapıştırarak, tek madde haline bile getirdik. Okurken, maddenin sonuna geldiğimizde, nerden başlamıştık, nereye geldik, şaşırıyoruz da bazen.

İşte bu reform içinden cımbızle çeker gibi bir düzenlemeyi getiriyoruz şimdi, sizlere. “Gelir Testi” düzenlemesi ve uygulaması. Nereden nereye geldik ve nereye gidiyoruz. Reform tanımı çerçevesinde yeniden düşünelim.

Zaten bu günlerde, kamu spotu reklamlarında bu konuda ki uyarılar ve bilgilendirmeler de yapılıyor.

İşsiz kalan bir kişinin, sosyal güvenlik şemsiyesinden yararlanabilmesi için, bu işsiz kaldığı sürede de prim ödemesi gerekiyor. Prim ödeyemeyecek durumda olanlar ise, gelir testi yaptıracaklar ve gelir testi sonucuna göre de, gelirleri yeterli olmadığı saptanırsa, bu primleri ödemeden, sosyal güvenlik şemsiyesinden yararlanacaklar.

Ancak, yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana, işsiz kalıp gelir testi yaptırmayanların ödemeleri gereken primler, bilgileri dahilinde ya da bilgileri dışında işlemleri sürüyor. Bu primleri ödemeyenlerle ilgili olarak da, faiz ve ceza işlemleri sürekli ekleniyor.

Seçimlere giderken, gelir testi yaptırmayanların bu testi yaptırmaları duyuruları arttı. Ayrıca işleyen prim borç, faiz ve cezaları da yeniden yapılandırılıp takside bağlanacağı da belirtilip, süre tanındı, sonra bu süre yeniden uzatıldı.

Bu süeler, 2015’in sonunda sona erdi. Ama hala daha bir çok kişi, “gelir testi” yaptırmadığı gibi, bu taksitlendirme süresinde de başvuru yapıp ödemeye geçmedi.

Bu alacaklar gelir olarak belirtiliyor. Ama böyle bir gelir ne yazık ki gerçekleşmiyor.

İşsiz kalan bir kişinin, sosyal güvenlik sistemine hangi geliri ile prim ödemesi yapacağının yanıtlanması, güç bir soru.

“Gelir Testi” sisteminin de çalışmadığı ya da çalıştırılamadığı bir gerçeklik.

Şimdi ödenmeyen primlerle ilgili, bir af çıkarılması gündemde.

Sistemin çalışmaması karşılığında, uygulanamayan bu konu da, af kapsamına alınacaksa, bu sistemden neden vazgeçilmiyor, bunu anlamak gerçekten zor.

On yıllık bu reform yasalarının uygulanması sürecinde, bir çok yasa ile torba yasalarla, bu konuda öylesine çok değişiklikler yapıldı ki, bunları izlemek bile başlı başına ayrı bir konu.

Uygulama da, yasada kaynağı belirtilmeden, yapılan bazı düzenlemeler de, yargı kararları ile ortadan kaldırılıyor.

Hastaneye başvuru yaparken ne ödüyoruz. Muayene olurken ve ilaçları alırlarken, kaynakdan kesilen ödemeler konusunda, çoğu kişinin bilgisinin bile olmadığı, bir başka gerçeklik.

Özel hastenelere gidip de, kurumun yaptığı ödemelerin dışında, hastadan ayrıca alınan ücretlerin tutarlarını ise burada ayrıntılı belirtmeyelim. Bunları ödeyenler biliyor. Ya da bir daha özel hastanelerin yanında bile geçmiyor.

Yerleşmiş kurumları ve tanımları, bir anda değiştirmeğe kalkarsanız, alt yapısını hazırlamazsanız, ben yaptım oldu mantığı ile hareket ederseniz, sistemi yenilemek ve düzenlemek bir yana, yeni karmaşalara yol açarsınız.

İki binli yıllara gelirken, sigorta kurumlarına devletin katkısı ne kadardı, bu gün Reform sonucu, devletin katkısı ne kadar olmaktadır.

Şunu açıkça belirtebiliriz. Reform sonrası devletin katkısı azalmamaış, kat ve kat fazlası ile de artmıştır.

Sosyal güvenlik şemsiyesi altında olanlar, bu yardımlardan yararlanırken, eskiye göre daha fazla ödeme yapmaktadırlar. Ve bu ödemeler daha da artacaktır, azaltılmayacaktır.

Yeniden “Gelir Testi” uygulamasına dönersek, ne umuldu ne bulundu, ya da ne geçekleşti.

Açıkça itiraf edelim. Bu sistem çalışmadı ve çalışmıyor. Peki bunda hala ısrar etmenini nedeni ne. Uygulamayı ertele, taksitlendirme yap, af çıkar, ama sistem yine çalışmıyor.

Ve biz de bu uyglamalara, hala “Reform” bile diyebiliyoruz.

Rahmetli İsmet İnönü’nün sözünü burada belirtirsek, haksız sayılmayız herhalde.

“Hadi canım sende.”

Ankara. 29 Mart 2016 Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × five =