Genç iş hukukçuları geliyor

Koç Üniversitesi, hukukun değişik dallarındaki genç akademisyenleri, hem tanıtım, hem de yeni çalışmalarını sunma olanağı yaratarak, önemli bir başlangıca imza atıyor. Vergi ve ceza ile başlayan bu toplantıların 5 incisi, geçtiğimiz hafta İstanbul’da gerçekleşti. Bu kez, iş hukuçuları vardı. “İş Hukukuna Genç Bakış. Genç Akademisyenler Konferansı”, genç akademiyenlerden, altı yardımcı doçent’in yeni çalışmalarının sunumları ile gerçekleştirildi.

Bu sunumların bir başlangıç olarak, gelecek yıllarda, yeni başka akademisyenlerin çalışmalarını sunmaları ile gelenekselleşerek, çalışma yaşamına ve iş hukukuna ilişkin, önemli bir boşluğu doldurmasının yanısıra, katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı, Prof. Dr. Bertil Emrah Oder’in, açış konuşmasından sonra, Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu’nun oturum Başkanlığı’n da, sabah üç sunum gerçekleşti,

Uludağ Üniversitesi’n de görevini sürdüren, Yard. Doç. Dr. Ahmet SEVİMLİ, “Türk Hukukunda Tam Süreli Çalışmayı Esas Alan Mevzuat Karşısında Kısmi Süreli İş Sözleşmesi” başlıklı sunumunu yaptı. 4857 sayılı İş Yasası ile hukukumuza giren bu esnek çalışma modelinin sorunlarına ilişkin, yaptığı çerçeve sunum, bir ölçüde, yürüttüğü çalışmadan kısa bir bölüm olarak gerçekleşti. Bilimsel çalışmaların çok az olduğu konuya ilişkin olarak, yeni bir perspektifle incelemeğe başladığının da habercisi niteliğindeydi. Önümüzdeki yıllar da, bu çalışma tamamlandığında önemli bir boşluğu dolduracağını şimdiden söyleyebiliriz. Doktora tezindeki ilginç konuları gündeme getirmesi özelliği ve son yıllarda zevkle sunumlarını izlediğimiz, SEVİMLİ’ nin bu çalışması doçentlik için seçilmiş bir çalışma olabilir.

İkinci sunumu, Marmara Üniversitesi’n den Yard. Doç. Dr. Arzu Arslan ERTÜRK, “Türk Borçlar Kanunu’nun Hizmet Sözleşmesine İlişkin Hükümlerinin İş Kanunu Üzerindeki Etkisi” konusunda gerçekleştirdi. Genç akademisyeni ilk kez izledim, çalışmaları hakkında da bilgilendim. Galiba ilk kez de bir sunum yapıyordu. Bilindiği gibi İş Hukuku, Borçlar Yasasından doğarak iş yasaları ile ayrı bir dal halinde gelişmiştir. Yürürlükde olan 4857 sayılı İş Yasası’nda da, hizmet sözleşmesi hükümleri yer almıştır. Bu somut gerçek durum karşısında, Borçlar Yasası yeniden düzenlenirken, iş yasasında yer alan hükümlerden daha fazla, yeni bir çok hükme yer vermektedir. Hizmet sözleşmesine ilişkin bir çok düzenlemelere İş Yasası’n dan ayrı yer verilmesi açık bir çelişkidir. ERTÜRK, sunumunda iki yasa da yer alan, konuya ilişkin düzenlemeleri ele alarak, yeni bir değerlendirmeye tutmuştur.

Sabah oturumunda yer alan üçüncü sunumu da, yine Marmara Üniversitesi’nden, Yard. Doç. Dr. Ercüment ÖZKARACA, “İş Sözleşmesinin Devri” konusunda yapmıştır. ÖZKARACA’yı geçtiğimiz ay Kadir Has Üniversitesi’nde yaptığı bir başka sunum nedeniyle, yine bu satırlarda çalışmasını duyurmaya çalışmıştık. Son yıllarda değişik sunumlarla, ÖZKARACA’nın çalışmalarından bilgilenirken, her sunumu ayrı bir beğeni ile izliyorum. Çalışma yaşamında, son yıllarda daha çok yer almaya başlayan “üçlü ilişkiler” konusunda, işçiler açısından yazılı rıza gösterme koşulu gibi, uygulamada doğan bir çok değerlendirme ve sorunları masaya yatırarak, yeniden düşünmemizi sağladı. ÖZKARACA’nın her sunumu ve makalesi, yoğun emek verilerek, olanı tekrarlamanın ötesinde değerlendirme yapılarak, yeni açılımlar getiren çalışmalar olmaktadır.

Öğleden sonra yer alan üç sunumun, Oturum Başkanlığı’nı da Prof.Dr.Ali Güzel yaptı. İki oturum başkanı da, sunumlar öncesi ve sunumlara ilişkin olarak konuları değerlendirirlerken, yeni katkılar da gerçekleştirdiler.

Marmara Üniversitesi’n den Yard. Doç. Dr.Saim OCAK, “İş Güvenliği Uzmanlığındaki Gelişmelere Topluca Bakış” başlıklı sunumunu yaptı. Bu konuda öncesinden de çalışmalarını bildiğimiz OCAK, yine aynı konuya ilişkin henüz basılmamış çalışması ile de geçtiğimiz günlerde, “Doçent” ünvanını aldı. Kutluyoruz. Başarı dileklerimizle, bu çalışmanın bir an önce kitap haline getirilmesini dilerken, yeni çalışmalarını da bekliyoruz. İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile daha etkin hale gelen ve açılım yapılan, “İş Güvenliği Uzmanlığı” ile ilgili yasada ki aksaklıkları dile getirmesinin yanı sıra, uygulamadaki sorunları açık bir şekilde sergilemesi ve yasanın amacının, uygulamada gerçekleşmediğini örneklerle aktarması önemliydi. Bu gerçekliklerin akademisyenlerce saptanıp, önerilerle aktarılması önem taşıyor. İlk kez izlediğim OCAK, yarım saatlik süre içinde doğal olarak söylemek istediklerini eksik olarak aktarabildi.

Öğleden sonraki oturumda, sendikal ve toplu iş sözleşmesi düzenine ilişkin olarak iki ayrı sunum da gerçekleşti. İlk kez izlediğiğim ve çalışmalarından bilgilendiğim, Kültür Üniversitesi’n den Yard. Doç. Dr. Yeliz Bozkurt GÜMRÜKÇÜOĞLU, “Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’ndaki Sendikal Güvenceler” konusunda sunum yaptı. İlk kez bir sunum gerçekleştiriyordu. Yasal düzenleme ile getirilen güvenceleri değerlendirirken, eleştirel bir bakış ile, iş yasası bağlamında da ele alarak, aksaklıkları dile getirdi. Yasa ve uygulamada karşılaşılan gerçeklikler ve sorunlar aktarıldı. Bunları değerlendirmek, öneriler sunmak, enç akademisyenlerin çalışmaları ile gerçekleşiyor. Ve bu çalışmaların sunumları yapılırken, sendikalardan ve sendikacılardan katılım olmaması, onların bu konularla ilgili bilimsel çalışmaları takip eme gereği bile duymamaları ayı bir çelişki. Bu nedenle genç akademisyenlerin bu çalışmalarını, çok önemli buluyorum.

Son sunumu da yine genç bir bayan akademisyen gerçekleştirdi. Galatasaray kökenli, Bahçeşehir Üniversitesi’nde görevli Yard. Doç. Dr. Bucu SAVAŞ, “Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na İlişkin Düzenleme Aksaklıkları” konusunda sunum yaptı. SAVAŞ’ın sunumu, GÜMRÜKÇÜOĞLU’nun sunumu ile bir bütünsellik de sağlamış oldu. Günün son tebiğini sunarken heyecanı ve anlatımındaki hakimiyet, sunumu izlerken yorgunluk yaratmadı doğrusu. İlgi ile izlendi. Çalışmalarını bilmekle birlikte, ilk kez sunumunu izlediğim SAVAŞ’da, ilk kez böyle bir sunum gerçekleştiriyordu herhalde. Daha çiçeği burnunda ki yasada, bu denli çelişkilerin olması, yasa koyucunun gösterdiği özeni belgelemek açısından da önemli. Tabii bu çalışma, yasayı hazırlayan ve uygulayan idareciler tarafından da izlenmiyordu. Dileriz bu çalışmaları izleyerek, yapılanlarla, gerçekleşenler arasındaki duruma ilişkin, değerlendirme yapabilirler.

Koç Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr.Tankut CENTEL bu altı sunumdan sonra değerlendirme yaparken, beğenileri aktarıp, katkılar sağladığını özellikle belirtirken, müjdeyi de verdi. Bu çalışmalar kitap haline de getirilecek. Tabii hocamızın bir sentez değerlendirmesi de, bu kitapda yer alacak. Genç akademisyenlere bu sunumlarını gerçekleştrme fırsatının ileriki yıllarda da devam ederek, bu girişimin gelenekselleşmesini başta belirttiğimiz gibi, burada da yineliyoruz.

Genç akademisyenler, çalışmaları ve sunumları ile de, sanırım hocalarından tam not alarak, salondan yorgun bir mutlulukla ayrıldılar. Böyle bir ortam da sunum yapacak çalışmaları olan, bir çok genç akademisyenin olduğunu da biliyorum. Onları da gelecek programlarda izlemek bir kazanç olacaktır.

Son söz. Bu düşünceyi yaşama geçirenleri, emeği geçenleri içtenlikle kutluyoruz. Dileriz ilgililer de yararlanır.

___________________

* Ankara. 1 Nisan 2014. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

sixteen + seventeen =