Genç ve Yeni Dünya siyasetçilerine nacizane hariçten gazeller…

“Boşver” dediğiniz anda savrulur gidersiniz… Dünya atar sizi sırtından… Pratik zeka geliştirmeyi becermelisiniz…

Bu, hızlı okuma, çok okuma, analitik düşünme, rasyonel akıl gütme, anında değerlendirme, taşları doğru yerlere beyninizde yerleştirme, çoklu çözüm üretimi, lokomotif seçenek sırası ve pratik olarak eyleme dökme, olmazsa olmazlarınız… Değişkenliklerin takibi, ona uygun tavır, iyi bir dinleyici olabilmek, ekip çalışması, özgüven ve şeffaflık bu mimarinin başlıca taşıyıcı kolonları…

Tıpkı multi-tasking çalışan bilgisayarlar gibi, aynı anda birden fazla, hatta 3-4 işi birden düşünebilmeli, kotarabilmeli, alternatifleriyle beraber tasarlayabilmeli, sosyo-analitik olarak değerlendirmeli ve nihai kararınızı kararlılıkla icra edebilmelisiniz… Bunu beyninizde imajinasyon yaratıp açtığınız kulvarlara, konuları önem sırasına göre yerleştirerek ve o bağımsız kulvarları telkin yoluyla dış tesirlere kapatarak akıl yürütüp, mükemmele yakın bir formasyona kadar, her açıdan geliştirerek becermek zorundasınız…

Özellikle eyyy yeni model siyasiler; sakın köhnemiş, demode, eski siyasilerden ders almayın, adam olsalardı ülke ilerlerdi… Fikren ve fiilen en ufak bir hata yapma şansınız yok. Bu enstrümanları önce sırtınıza sonra beyninize yükleyemeyecekseniz, bırakın gitsin siyaseti, itibar kaybetmeden…

Gündem değişikliklerini anında izlemeli, emmeli, özümlemelisiniz… Ve öğüterek tüketmek zorundasınız, saplanıp kalırsanız sonraki güncel bilgi bombardımanlarını ıskalarsınız ve gard alamazsınız…

Gündemini yitirmiş konuları ise yine beyninizde açtığınız bir dolaba koyun ve gerektiğinde açılmak üzere ordaki küçük çekmecelere yerleştirin, anahtarı kalp kapakçığının üstüne bırakın… Serbest iradeniz emrederse, açar, taze update yazılımları akıp giden birikimlerle özdeşleştirirsiniz. Kıyas kaabiliyeti her ortamda ve zaman ötesi kılavuzunuzdur…

Hafıza çok önem kazanıyor, bunu beyninizle beceremiyorsanız, en basit işleyen bir cep telefonunun reminder bölümü kullanın… Geçmişe saplı kaldığınız anda, gelecek enerjinizin önemli bölümünü heba edersiniz.

Olumsuz etkileyici bir ünlem dahi vaki olsa, geçmişi, hatasıyla, sevabıyla ve gerekirse sonra hesaplaşmak adına beyninizde dondurun, hatta silin gitsin… Düşünce gücü bir anlamda metafiziktir ama siz en azından kıyas bilginizi doğru geliştirin, gereksizleri süzüp doğru açıortayı bulun.

Kimseyi örnek almayın ki kişiliğiniz otursun, hata yapın, ama hatanızı görebilin. Öz eleştirinizi, kendinizin tesiri veya çekim alanı etkisinde kalmadan kıyasıya yapın ama seri yapıp, hükmü verip, kapatın ki sonraki pozisyonu yakalayabilesiniz. Topu ıskaladınız diye topun peşinde koşmamazlık yapmayın ki, akın kendi kalenize dönmesin. Ataklar kombine olmalı, topu alıp bodozlama gitmeyin, çelmelerler…

Kimsenin müridi olmayın. Bugün mürşid geçinenlerin dünyanın dönüş hızını sizin kadar yakalayıp, yakalayamayacakları şüphelidir. Aksi halde, mürşid gittiğinde siz de gidersiniz… Ruhunuz zinde ve her daim genç olsun… Olmuyorsa kendinizi parçalamayın, erdemle köşenize çekilin. Kimsenin dümen suyuna girmeyin ve asla ama asla en yakın yol arkadaşınıza bile güvenmeyin…

Kendiniz olun, kendi ayaklarınızla yürüyün… Koşmayın, hızlı yürüyün, sağınızı, solunuzu kollayarak…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.