Gezi avukatı: Mutlu, tüm suçlarından yargılanmalı

Gezi avukatı: Mutlu, tüm suçlarından yargılanmalı

0
PAYLAŞ
Gezi davası avukatlarından Can Atalay, Gezi döneminde İstanbul Valiliği yapan Hüseyin Avni Mutlu
Gezi davası avukatlarından Can Atalay, Gezi döneminde İstanbul Valiliği yapan Hüseyin Avni Mutlu

Gezi davası avukatlarından Can Atalay, Gezi döneminde İstanbul Valiliği yapan Hüseyin Avni Mutlu’nun tüm suçlarından yargılanması gerektiğini söyledi.

“Siz yokken burada olan ağaçlar, siz giderken de burada selam duracaklar.”

Bu söz, Gezi direnişi sırasında Gezi Parkı’na asılan bir pankartta yer alıyordu. Gezi döneminde İstanbul Valiliği yapan Hüseyin Avni Mutlu’nun darbe girişimi kapsamında tutuklanmasının ardından bu söze sıkça gönderme yapıldı. Gezi direnişi boyunca İstanbul’da halka dönük polis saldırılarının sorumlularından gösterilen Mutlu’nun tutuklanma sürecini Gezi davası avukatlarından Can Atalay’la konuştuk. Atalay, Mutlu’nun yalnızca Gülen cemaatine para aktarmaktan değil, mülki amirliği dönemindeki halka dönük işlediği suçlardan dolayı da yargı önüne çıkması gerektiğini ifade etti.

– Eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu tutuklandı. En önemli suçlamalardan biri de kamu kaynaklarını Sodes’e aktarmak . Bu gerekçeyi nasıl değerlendirirsiniz?

– Sodes projesi, Türkiye’de sosyal devletin tasfiye edilmesi sonrasında AKP hükümetleri tarafından sosyal devletin yerine bir tür inayetin geçirilmesi yöntemlerinden birisi. Diğer bir deyişle Mutlu’nun tutuklanmasına gerekçe gösterilen proje, Fetullahçılara ya da başka tarikatlara kaynak aktarımı için kullanıldı. Peki o dönemde suç muydu bu? Hayır, Fetullahçılar AKP Hükümeti’nin en esaslı ittifakıydı. O dönem suç olmayan şey 2012 Şubat krizinden bu yana değişen tehdit algısı nedeniyle suç oluyor.

– Mutlu’nun ifadesinden anlaşılıyor ki; Gezi döneminde attığı tweetler de sorulmuş.

– 11 Haziran’da polisin Taksim meydanına ilk girdiği saldırıdan hemen önce atılan tweetlerdi bunlar. Toplumsal duyarlılığı azaltmak ve oradaki bulunan direnişçilerin toplumsal dayanışmasını azaltmayı amaçlayan tweetlerdi. AKP hükümeti o dönem kararlı bir direnişi çelmeye çalışan başka bir dizi hamleler de yaptı. Mutlu’nun da bu tweetleri o dönemdeki bu hamlelerin bir parçasıydı.

‘ORANTISIZ ŞİDDET AMİRİ OLARAK HATIRLANMALI’

– Peki Mutlu, Silopi’de Kaymakamlık döneminden başlayıp İstanbul Valiliği’ne kadar olan mülki amirlik dönemi içinde sadece şuan kendisine yöneltilen bu suçlamalarla mı anılmalı?

– 2013 1 Mayısı’nda gaz fişeğiyle yaralanan 17 yaşındaki Dilan Alp’la ilgili olarak ‘marjinal terör örgütü üyesi’ ifadesini bir mahkeme kararı bulunmamasına rağmen çok açıklıkla söylemesiyle anılmalı. 2013 1 Mayıs’ında Taksim’i 1 Mayıs alanına kapatması ve polis şiddetini emir ve komuta etmesiyle hatırlanmalı. Gezi direnişi döneminde, esas olarak bu tür ‘şirin çocuk’ ‘iyi polis’ tweetleriyle değil, polisin ölçüsüz, orantısız şiddetinin emir ve komutasının başındaki kişi olarak anımsanmalı Mutlu. Ve Mutlu, 16 Haziran sabahında neredeyse evinin önünde kafasından gaz fişeğiyle vurulan Berkin Elvan’ın katillerinin amiri olarak anımsanmalı.

TOPÇU KIŞLASI, ANAYASASIZLAŞTIRMANIN EN SOMUT ÖRNEĞİ

– Tüm bu süreç işlerken, Gezi Parkı’na Topçu Kışlası yapılacağı yönündeki ısrar da devam etti. Topçu Kışlası yapmak hukuken mümkün mü?

– Türkiye bu darbe ortamına gelene kadar, bu çetenin darbe yapmaya kadar cesaretmelenmesine neden olan bir iklimi yaşadık. Bu iklimin sorumlularından en başta gelen siyasal iktidardır. Anayasasızlaştırma, anayasal kural ve ilkelerin hiçbir şekilde uygulanmamasıyla biz bu döneme geldik. Bu siyaset olağanüstü KHK’larla artarak devam ediyor. Topçu Kışlası’nın yapımına ilişkin bunun en somut örneğidir. Topçu Kışlası imar planıyla ilgili dava Türkiye’de yargı bağımsızlığının, bugün değil bundan 2 yıl önceden başlayarak, nasıl ayaklar altına alındığının somut bir kanıtıdır.

‘SOMUT SUÇLARINDAN YARGILANSIN’

– Ergenekon davası sürerken, pek çok mağdur davaya müdahil olmak istemişti. Darbecilerin yargılanmasında da böyle bir durum söz konusu olur mu?

– İlk Ergenekon davasında söylenen şey şuydu; “Bu insanları gerçek suçlarından dolayı adil bir şekilde yargılayın.” Geçtiğimiz 15 gün boyunca gözaltına alınan ya da tutuklanan kamu görevlilerinin de bir bölümünü tanıyoruz, bize karşı çok fenalık ettiler. Fakat bu insanları soyut gerekçelerle, soyut iddialarla yargılamayın. Somut suçları var bu insanların. Yargılanacaklarsa gerçek suçlarından adil bir şekilde yargılanmalılar.

– Bu davalardan gerçek bir adalet sağlanabilir mi?

– Türkiye’deki demokratikleşmenin kurucu unsurlarından bir tanesi, kontrgerillanın işlediği suçların takipçisi olmaktır. Bugün hiçbir yer bırakmayacak şekilde ortaya çıktı ki; Türkiye kontrgerillasının en önemli aparatlarından bir tanesi, hatta ideolojik besin kaynağı Fetullahçılarmış. Dolayısıyla bugün Türkiye’de eğer gladyodan bahsediliyorsa bunların gerçek bir şekilde yargılanması gerekir. Ama bu, kişilerin gerçek suçlarından adil bir şekilde yargılanmasıyla yapılabilir ancak.

CEYLAN ÖNKOL VE ASİT KUYULARI

Hüseyin Avni Mutlu, Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Şenlik Köyü’nde 28 Eylül 2009 tarihinde meydana gelen patlama sonucu yaşamını yitiren Ceylan Önkol olayı döneminde Diyarbakır Valisi idi. Cumhuriyet Savcısı 3 gün sonra olay yerinde incelemeye giderken, Mutlu, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Önkol’un yerde bulduğu bomba atara tahra ile vurması sonucu patlamanın meydana geldiğini ve ölümün bu şekilde gerçekleştiğini iddia etmişti. Soruşturmayı yürüten Lice Cumhuriyet Başsavcılığı, Önkol’un ölümüne ilişkin şüpheliler hakkında 18 Mart 2013 tarihinde takipsizlik kararı verdi.

Mutlu ayrıca, 1992-1994 yıllarında Şırnak Silopi’de kaymakamlık yaptı. Bu dönemde birçok “faili meçhul” cinayet işlendi. O dönem öldürülen pek çok kişi asitle yakıldıktan sonra Silopi’de bulunan BOTAŞ Tesisleri’ne ve Cizre-Silopi güzergâhındaki bazı noktalarda açılan kuyulara gömüldü. Cansu PİŞKİN – Sinem UĞURLU / Evrensel İstanbul

BİR CEVAP BIRAK