Gökte yakut, yerde zift karası -5 (kör olursun)

Gitme diyemezsin, çünkü ‘gitme’ demek, göz göze gelinen bir şaşkınlık anı gibi biraz komik ve biraz ironik bir kelimedir…
Başını ağrıtır, mideni bulandırır…
Gitme diyemezsin,
Onun yerine…
Kör olursun. 


İçelim… 


Kızıldan daha kızıl bir yakuttur gönül taşı, bir gün tıkayıverir kalbinin musluğunu.
Gelenlere sağır olursun, gidenlere sus olursun, 
koyunları sayarsın,
tilkileri sayarsın,
kör olursun.
Uykudan ağır, ölümden sağır, kör olursun.
Gidersin…
Ne kim arar seni, ne kim sorar…
Ne bir çiçek biter yamacında, ne güneş açar,
bir anda geçsin istersin aylar, yıllar…
Durursun yattığın  yerde hiç kıpırdamadan.
Gel diyemezsin, çünkü ‘gel’ demek, biraz aşifte bir kelimedir…
Gururunu zedeler..
Gel diyemezsin,
Onun yerine…
Kör olursun.  


İçelim… 


Bir kere giden, bin kere öldürür kalanı…
Uzun selvilere, sarı lalelere, kırmızı dağ güllerine benzer beklenen sevgili.
Hiç bir gelen de seni kimler üzdü demez ki… 
Kimler çekti suyunu, kimler öldürdü demez ki…
Kaf dağının eteklerinde, hem yetim hem öksüz…
Bir çalı, bir çırpı, bir yaban gülü gibi tek başına,
kör olursun…
kör olursun…
Hadi git kolaysa karış kalabalıklara… 
Hadi git…
hadi göster kendini ..
Dışarıya yakut görünür, içinin zifti… 


sibelbengu@yahoo.com


SİBEL BENGÜ’NÜN DİĞER YAZILARI


– Çok sevgili sevgililer günü için…
– Açık reçete…
– Çocuk
– Sen de kimsin?
– Kar yağarken pencerenden…
– Bayramları nasıl bilirdiniz?
– Ne kadar buradasın?
– Bu hayat nasıl geçer?
– Aşık kimdir?
– Aşk ne değildir?
– Aşk nedir?
– Herşeyin bir şeyi vardır…
– İyi insan kimdir?
– Kaygı çok kaygan bir kelimedir…
– Bumerang aşklar…
– İstanbul’da yine yağmur var…
– Kelimeler, kelimeler, kelimeler…
– Bir şairin bildiği sevgi/ Attila İlhan için…
– Nedir, niyedir? Neyse…
– İnsan bazen kendini bırakıp delice gitmek istiyor…
– 3 kadın 1 kritik…
– Hayatın şablonu mu var?
– Haydi dostlar buyrun kahveye…
– Muhakkak…
Aşk’a herşey dahil…
Bir İstanbul hatırası
Kadın dediğin
– ‘Adam gibi adam’ dedikleri…
– Mantığım intihar, ruhum serseri… 
– Hiç-bir-şey anlamıyorum… 
– Hayal adalar… 
– Kırmızı başlıklı kızın nesi var?  
– İstanbul’a bir günlük firar… 
-Bırak deli desinler… 
-‘Sen benim rüzgar gülümsün…’ 
-Pardon tanışıyor muyuz? 
-İstanbul 
-Kıymık… 
-Siz mağrur musunuz? 
-Ne kadar önemsiyoruz yarınlarımızı? 
-Küçük şeyler… 
-Yürek mahrem bir bölgedir 
-Kiler… 
-Keşke 
-Anne karabiyesi… 
-Tren garları… 
-Yangın yeridir yürek, külleri kelimeler…
-Bir gün… gemiler… geçer… 
-Önsöz 
-O fotoğraf… 
-Durup dururken… 
-İçiyorsam sebebi var…
-Susmak üzerine… 
-Zor…anlatması zor… 
– Ciddi insan… 
-Kalbim Anadolu…
-Aşk niye biter? 
-Oğlum şiir oku…çünkü…
-Ne olmazsa olmasın, içinde sen varsın 
-Ölüm diye bir şey var… 
-Kırmızı başlıklı kızın neyi var?.. 
-Bebek’te gitmek zamanı…
-Kadın…nedir senin aşktan anladığın? 
-Altı üstü bir küre… 
-Aşk seni sordular…
-Atlıkarınca… 
-Dün haberini aldım…
-AY bilmecesi… 
-Karanlıktan korktuğumu nereden bildiniz? 
-Yüreğimin tozunu aldım… 
-Ne zaman yağmur düşse bu şehre… 
-Onlarca onlar…
-Kimsin sen?
-Bir sevgililer günü klasiği…_
-Nakış… 
-Rüya 
-Bilmen gerek… 
-Olgunluk… 
-İlk şiir 
-Kadınlar ne ister? 
-Meraklanınca 
-Sekiz onbeş vapuru 
-Olmayınca bir adamın gözleri 
-Biz İstanbulu sevdik 
-Tatiiil…. gel artık ben delirmeden…
-Ey kalbim…
-Sana yazdığım son şiirin içindesin şimdi…
-Tamiri zor oyuncaklar
-Hayat bir köprüdür oğlum… 
-Kim 
-Kol düğmesi 
-Nasıl anlatsam… 
-Gökte yakut, yerde zift karası… 
-Hadisene 
-Gökte yakut, yerde zift karas -3- (adam)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here