Gül bırakıyor, sistem değişiyor

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanlığı seçiminin “yarı başkanlık” anlamına geleceğini söyledi ve “Önümüzdeki seçimlerde cumhurbaşkanını halk seçeceği için meclisin seçtiği bir cumhurbaşkanına göre daha aktif olmak durumundadır.” ifadelerini kullandı.

Yeni Şafak’tan Nil Gülsüm’e konuşan Bozdağ, Cumhurbaşkanı adayının, daha adaylık sürecinde sembolik bir cumhurbaşkanı olmayacağını kamuoyuna deklare etmiş olacağını belirtti ve şöyle devam etti. “Seçildikten sonra halkın yüzde ellisinden fazlasının desteğinin verdiği bir güçle daha da aktif rol alacağı kaçınılmazdır. (…) Bu seçim, sistem değişikliği için geçiş süreci olacaktır. “

GÜL BIRAKIYOR MU

Aynı gün Yeni Şafak Ankara temsilcisi Abdülkadir Selvi AKP kulislerinde konuşulan senaryoları yazdı. Selvi, “Güçlü Cumhurbaşkanı, zayıf Başbakan modeli” hedeflenirse, Abdullah Gül’ün, bu formülün Başbakanı olmayacağını ve daha önce yaptığı “Siyaset planım yok” açıklamasının geçerli olacağını yazdı.

Bekir Bozdağ’ın konuşmaları bu kulis ile birlikte değerlendirildiğinde Abdullah Gül’ün siyaseti bırakacağı ihtimali daha da güçleniyor.

Bekir Bozdağ’ın röportajından ilgili bölüm şöyle:

“(…) Evet. Cumhurbaşkanı aynı zamanda yürütmenin başıdır. Önümüzdeki seçimlerde cumhurbaşkanını halk seçeceği için meclisin seçtiği bir cumhurbaşkanına göre daha aktif olmak durumundadır. Dolayısıyla cumhurbaşkanı da devletin bütün kurumlarının olumlu ve uyum içinde çalışmasını gözetlemek ve temin etmekle yükümlüdür.(…)

YARI BAŞKANLIK GELİYOR

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi bizim siyasi tarihimizde bir ilk. Cumhurbaşkanı adayları propagandalarını nasıl yapacak?

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilecek olması tarihi bir olaydır. Bizim tarihimizde de dediğiniz gibi bir ilktir. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi ve ikinci defa seçilebilme imkanının bulunması; Cumhurbaşkanı adaylarının adaylık sürecindeki propagandalarını elbette etkileyeceklerdir. Bence Cumhurbaşkanı adayları; seçim sürecinde anayasadaki görevlerini nasıl iyi yapacaklarından ziyade halkın neden kendisine oy vermesi gerektiğini anlatacaklardır. Cumhurbaşkanı adayı, daha adaylık sürecinde sembolik bir cumhurbaşkanı olmayacağını kamuoyuna deklare etmiş olacaktır. Seçildikten sonra halkın yüzde ellisinden fazlasının desteğinin verdiği bir güçle daha da aktif rol alacağı kaçınılmazdır.

Bir yanda halkın oyuyla seçilen bir cumhurbaşkanı, diğer yanda parlamenter sistemin yerleşik gelenekleri. Türkiye halkın seçtiği cumhurbaşkanından sonra nasıl bir sisteme sahip olacak?

Cumhurbaşkanı adayları kesinleşip bu adaylar meydanlara çıktığı andan itibaren, Türkiye’deki parlamenter sistem yarı başkanlık sistemine dönüşecektir. Kim ne derse desin, halkın seçtiği cumhurbaşkanı göreve başladığı andan itibaren Türkiye, fiilen yarı başkanlık sistemine geçmiş olacaktır. Bu işin böyle olacağını, muhalefet de dahil olmak üzere, herkes biliyor. Ama bu gidişe rağmen bunu ifade etmiyor. Türkiye’de fiilen bir sistem değişikliğine gidiliyor.

BİR ANLAMIYLA DEVLET BAŞKANINI SEÇMESİ ANLAMINA GELMEKTEDİR

Bu fiilî/de facto durum ne zaman ve nasıl hukukî/de jure bir şekle dönüşür peki?

Biz daha önce fiilî değişiklik olmadan bir anayasa değişikliği yaparak Başkanlık, yarı başkanlık veya partili cumhurbaşkanlığı sistemlerinden birisini seçmeyi teklif ettik. Ama muhalefet partileri bu seçeneklere karşı çıktı. Bizim bu teklifi getirmemizin sebebi, cumhurbaşkanını halkın seçecek olmasıyla birlikte gerçekleşecek fiilî sistem değişikliğini resmi hale getirmekti. Bu gerçeği söylemeye de devam edeceğiz. Halkın bu fiilî değişiklikten memnuniyeti ortaya çıktığında resmi değişiklik daha kolay olacaktır. Halkın cumhurbaşkanını seçecek olması, bir anlamıyla devlet başkanını seçmesi anlamına gelmektedir. Ve seçilen kişi de cumhurun başkanı, devletin başı, herkesin başkanı olacağı için ona göre davranacaktır. Bu seçim, sistem değişikliği için geçiş süreci olacaktır. Bir süre geçtikten sonra bu değişiklik kendi seyri içinde yapılacaktır.” Odatv

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × 1 =