Gül, Ermenistan’a gitmeli…

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ermenistan topraklarına ayak basması gerçekleşir mi, gerçekleşmez mi?
Daha net soru bu hafta sonu oynanacak olan Türkiye-Ermenistan Milli Maçını izlemeye Gül gitmeli mi, gitmemeli mi?

Doğu sınırlarımızdaki varlığı ile “yakın düşman” olarak görünen ve yüzyıl önce  yaşandığı iddia edilen sözde  Ermeni tehcirini devamlı kaşıyan bir komşunun, coğrafik konumu itibariyle yakın ama gönlümüze uzak bir ülkenin, yani Ermenistan’ın “ayağına gitmek ne kadar doğrudur?”sorusuna  yanıt bulmak o kadar kolay olmasa gerek.
Böyle anlarda kararı tek kişinin vermesi de tartışılabilir.
Çünkü belki yapılacak hata veya atılacak doğru adım, geleceğin tarihini yazacaklar için önemli ipuçlarının göstergesi olabilir.

Evet, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Ermenistan  maçına gitmeli mi?
Türkiye-Ermenistan Milli maçı sonuçları itibariyle değil, diplomatik adım, alınacak karar ve ortaya konacak tavır  itibariyle çok önemli.
Diplomatlar “gitmesin” demiyor.
Ama bana göre sadece monşerlerin görüşüne göre hareket etmemeli. Onların işi diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi.
Oysa olayın siyasi boyutu, diplomatik ilişkinin ötesine uzanıyor.
Yani karar diplomatlara teslim edilecek kadar basit değil.
Tabii dipomatlar da biliyor ki, Ermenistan’ın Azeri topraklarındaki işgali sürüyor.
Erivan’da sözde soykırım anıtı hala dimdik ayakta duruyor.
Türkiye-Ermenistan arasındaki sınırlar ise kapalı tutuluyor.

Bütün bu gerçekler karşısında “uzatılan el havada bırakılmamalı” denebilir mi?
Bence denebilir.
Uzatılan el; eğer barışın, komşu olarak yanyana birlikte yaşamanın ve dostluğu geliştirip düşmanlık tohumlarının bir daha filizlenmemek üzere imha edilmesine yol açacaksa sıkılmalı.
Uzatılan el sıkılarak belki de dünyaya en çok muhtaç olunan bir dönemde barış dersi verilebilir.
Bu dersi veren ülkenin Türkiye olması  yanlış mı olur?
Bu uzatılan el, ilerde Kıbrıs sorununun çözümünde rol dahi oynayabilir.
Bu barış ateşi, AB yolundaki mayınlı alanların imha edilmesine  yol açabilir.
Hertürlü  ihtimal hesaplarıın üstünde sonuçlar vermesi dahi mümkün olan bu gelişmede Gül’ün çok yönlü düşünmesinden öteye, çok çaplı, geleceği iyi görebilen danışmanların görüşlerine ihtiyaç var.
Gül’ün en son düşüneceği şey, sayın CHP Lideri Deniz Baykal’ın “Erivan’a değil, ben olsam Azerbaycan’a giderdim” önerisi olmalı.
Baykal’ın, her konuda ve her zaman çağı ıskalayan önerisini aklının ucundan dahi geçirmemeli…
Gerisi kolay…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.