Gölgede kalanlar

PAYLAŞ

Zamanın birinde, bir sultan varmış. Bunun da, vezirlerinden biri, çok akıllı, ileri görüşlü, son derece bilgili bir vezir imiş. Sultan, her vezirleri toplayıp bir konu üzerinde fikir alış verişinde bulunurken, devamlı bu akıllı vezirin görüşleri ve çözüm önerileri isabet edermiş. Bir husus sorulduğunda herkes onun diyeceklerini merak edermiş. Bu durum uzun zamandır sultanı da rahatsız edermiş. Çünkü kendi görüşleri pek isabet etmiyor. Sanki gölgede kalıyormuş.
Bir gün ani bir karar vermiş ve veziri azletmiş. Bunun sebebini soranlara:
“ ohh… Şimdi sultan olduğumun farkına vardım “ demiş…

Haydi, canım, bu hikâye eskidendi. Şimdi bu çağda öyle şey olur mu? Diyebilirsiniz… Ama unutmayalım ki, insanın hangi çağ olursa olsun, aşamayacağı veya aşmakta zorlanacağı zaafları hep var olacaktır.

Kişiler, yanlarında belki de kendilerinden akıllı bilgili insanlar istemezler. Çünkü bu durumda, eğer kendilerinin bir vizyonu yoksa bu gibilerinin yanlarında bulunması, onları gölgede bırakacaktır. Asıl korku odur.

Kendi seviyelerinden daha geride “ eksik “ insanlar isterler ki, her zaman en iyi fikirler onların olsun ve hâkimiyet kurabilsinler

Hâlbuki doğrusu, bir insanın kendisinden daha iyilerini bulup, bir iş başarabilmesidir. Ve böyle bir başarı aslında, yine ona ait olacaktır. Ama bu o kadar kolay olmuyor. Zaten, bu zaafları aşabilen insanlar hep başarılı olmuşlardır.

İnsanlar bunu bazen “ ya benim yerime geçerse ” endişesinden yapabilirler. Fakat bu, esas sebep değildir. Asıl sebep belki, hikâyede anlattığımız gibi, gölgede kalmak korkusudur. O, sözde ezilmişlik altında yaşayamamaktır.

Büyümekte olan siyasi partiler, zaman içinde heyecanlarını kaybedip eriyip gidiyorlarsa, ( benim olsun, varsın küçük olsun mantığı )

Şirketler, bazen tespit edilemeyen bir sebepten iflasa düşüyorsa, Toplumlar, başarılı insan sıkıntısı (her sahada ) çekiyorlarsa,
başarılara imza atılamıyorsa,
Temel sebep bu olabilir mi?

Kabul edelim ki siz, bir yerde zirvede bulunuyorsunuz. Aşağılardan kendi gayretiyle tırmanarak yakınınıza kadar gelen birini, iter misiniz? Yoksa, elinizi uzatıp onu da zirveye yanınıza çeker misiniz.?

Peki, neden?

CEVAP VER