Gölgeler

GÖLGELERHer şey kendincedir,
Halıda yatar eşyanın gölgesi.
Duvarlar bakışları keser,
Kapılar sesi. Ne varsa kendincedir…

Ö.Asaf

Herkes gider, gölgen bekler seni. Seninle yürür, seninle durur. Işık ruhudur gölgelerin. Işık olmasaydı bende bulamazdım yolumu yönümü, gelemezdim ki; buralara kadar. Sahi nerede başlar, nerede biter bu yollar? Derler ki yüzler çok şey söyler. Oysa gölgelerin ne yüzü, nede dili vardır. Sahipleriyle yaşar, yaşlanır, ölür gölgeler. Bilin ki, gölgeniz yoksa, artık sizde yoksunuz. Çünkü, olmayanın ve de, ölülerin gölgesi yoktur.

Ben ve gölgem vurduk yine yollara kendimizi. Başında, ayrılmanın hüznü, sonunda kavuşmanın sevinci olmayan yeni bir yolculuğa çıktık. Memlekete baktık uzaktan. Yürüdük sokaklarında uzak ülke şehirlerinin. Binbir biçimde yüzler, insanlar, evler, yaşamlar gördük. Bazen dostların bazen dost görünenlerin sofrasında yer bulduk kendimize. Yıllar geçmişti geçmesine,bizi tamamlayanı bir türlü koyamamıştık, gölgemizin yerine. Öğrendik, gittiği her yere, beden gölgesini, gönül hüznünü taşıyor. Söyler mi, acaba birisi yeni başlangıçlar neden zorlaşıyor, zaman geçtikçe. Bir bahar öğleden sonrasında, o bildik şarkı da, ”daha önceleri nerelerdeydiniz?” diye sitem ederken, yoluma gecikmeli çıkanlara. İlk defa gölgem konuştu benimle. ”Bak sakın vaz geçip öleyim filan deme! her şeye rağmen hayat güzel, biz ikimiz iyiyiz böyle, karartma gönlünü, kapatma kepenklerini, iyi olur her şey, gidenlerin hüznünde boğma kendini, bilirim seni, dert edersin bir yığın anlamlı, anlamsız şeyi. Tanrının sana sunduklarına sarıl. Bu dünyayı ne kimse sahiplenebilir, ne kimse kurtarabilir. Bütün bu saçmalıklar sıkıntıdan, hepsi sıkıntıdan sen takma kafana, biliyorsun zaten mahkumuz o bildik sona.” dedi.

Ne şaşırdım, nede panik oldum. Yıllardır hamal gibi taşıdığım gölgem, nedense bu defa beni taşıma ve teselli işine soyunmuştu. O gün orada, gölgemle gülüp, lafladım. Günün sonunda biliyordum, gölgem oldukça, ben vardım…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here