“Güney’in krizini fırsata çevirebiliriz”

“Kıbrıs sorunu, Güney’in yaşadığı kriz ortamında nasıl çözülebilir? Bu soruya yanıt, GKRY ile Türkiye arasında imzalanacak ekonomik bir anlaşma ve Türkiye’nin Rumlara vereceği birkaç milyar Euro tutarındaki ekonomik yardım ile çözülebilir” diyen Ertan, Türkiye’nin son dönemdeki güçlü ekonomisi ile IMF’ye bile milyarlarca dolar borç verebilecek noktada olduğunu vurguladı. Güney Kıbrıs ekonomisindeki krizin, Kıbrıs sorununun çözülmesi ve bütün taraflar arasında kalıcı bir barış ortamının sağlanması için büyük bir fırsat yarattığına dikkat çeken Ertan, bu fırsatın kaçırılmamasını umduklarını kaydetti.

Kıbrıs sorununun, Birleşmiş Milletlerin yoğun çaba harcayıp en ufak bir ilerleme sağlayamadığı, BM gündemini uzun süre işgal eden ve Filistin sorunu gibi en önemli uluslararası anlaşmazlıklardan biri olduğunu kaydeden Birol Ertan, “elbette, Kıbrıs sorunu, adada yaşayan Türkler ve Rumları doğrudan ilgilendiriyor. Ancak, adada egemen üsleri bulunan İngilizler, adaya ilişkin büyük emeller besleyen Ruslar, Akdeniz’i kontrol ederek enerji koridorlarını güvence altına almaya çalışan ABD gibi süper güçler de Kıbrıs sorunuyla yakından ilgileniyorlar” dedi.

“AB’YE ÜYE OLUNCA KIBRIS SORUNU GÜNDEMDEN DÜŞTÜ”

Kıbrıslı Rumların AB üyeliğinin, sorunun çözümüne katkı koymadığı gibi, Güney Kıbrıs ekonomisini alt üst ederek Kıbrıs sorununun çözümünün gündemden düşmesine neden olduğunu dile getiren Ertan. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanlığı’na kısa süre önce seçilen Nikos Anastasiadis’in seçilmesi üzerine yaptığı ilk konuşmada, önceliğinin Kıbrıs sorunu değil, GKRY’nin ekonomik sorunlarını çözmek olduğunu açıklamaktan kaçınmadığını anımsattı.

“TAM UMUTLAR TÜKENMİŞKEN…”

Kıbrıs sorununun çözümü konusunda bütün umutların tükendiği anda krizden fırsat çıkarma fırsatının ortaya çıktığını belirten Ertan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu fırsat, Kıbrıslı Rumların yaşadığı ekonomik krizle doğrudan ilgilidir. Güney Kıbrıs Rum ekonomisi, deyim yerindeyse batmıştır. Güçlü AB ülkeleri Almanya, Fransa ve İtalya gibi ekonomilerle rekabet edemeyen Rum ekonomisi, kısa sürede iflas noktasına gelmiştir. Kısa süreli olarak banka krizinin önüne geçilmesi için AB ve IMF’den kredi alınması formülü üzerinde duruluyor. Ancak, bu çözümün de Rum ekonomisi üzerindeki rahatlatıcı etkisi çok kısa olacak.

“RUSLAR HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI”
AB tarafından hazırlanan kredi koşullarını içeren plan, Güney Kıbrıs Parlamentosu tarafından reddedildi. Bunun üzerine, Rusya Federasyonu’nu devreye sokarak AB’ne şantaj yapmaya çalışan Rumlar, Ruslardan bekledikleri ilgiyi göremeyince hayal kırıklığına kapıldılar.”

“KRİZ ERTELENSE DE…”

Banka krizinin çözülmesinin, Rum ekonomisi için yeni krizlerin bir süre ertelenmesi anlamına gelse bile ekonomideki ağır kriz koşulları karşısında yeni ve daha ciddi krizlerin art arda gelmesinin kaçınılmaz olduğunu savunan Ertan “Rum ekonomisinde yalnızca iki bankanın dış borçlarının 10 milyar Euro’yu geçmesine karşılık AB’den alınacak 10 milyar Euro’luk kredinin, krizi sadece ötelemek anlamına geleceği çok açık görünüyor” dedi. Kıbrıslı Rumları “AB’nin şımarık çocuğu” olarak nitelendiren Ertan sözlerini şöyle konuştu: “Kıbrıslı Rumların AB kredisini alamayınca Rusya şantajına başvurması, bir taşla iki kuş vurmak için atılmış bir adımdı. Bir yandan AB’ne muhtaç olunmadığı gösterilecek, diğer yandan da Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yataklarının işletilmesi konusunda Ruslar ile paylaşıma gidilerek Rus-Rum dayanışmasının gerçekleşmesi sağlanacaktı.

“RUSYA RUMLARIN OYUNUNA GELMEDİ”
Ne var ki Rusya, böyle tehlikeli bir girişime alet olmadı ve Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarıyla ilgilenmediği net biçimde Güney Kıbrıs yetkililerine bildirdi. Rusya’nın Rumların oyununa gelmemesi, Türkiye ile aralarındaki doğalgaz anlaşmaları ve nükleer enerji santrali projesiyle ilgili olduğu kadar, Türkiye ile iyi ilişkiler geliştirilmesinin Karadeniz’in paylaşılması açısından önemi ve iki ülkenin giderek artan dış ticaret hacmiyle doğrudan ilgilidir.
“BİR TAŞLA İKİ KUŞ VURACAKTI AMA…”

Güney Kıbrıs, bir taşla iki kuş vurmaya çalışırken, kendi kendini vurmuş oldu. AB’ye muhtaç olduğunu acı biçimde gördü ve acil kredi almak için AB şartlarını kabul etmek noktasına geldi. Bu şartlar sonucu Güney’deki Rus mevduatlarının büyük kısmından yüzde 20 civarı kesinti yapılması gündeme geldiğinde, Rus-Rum ilişkileri de büyük zararlar görecek ve Rus mevduatlarının çekilmesi ile Güney ekonomisi iyice tepetaklak olacaktır.

TÜRKİYE DEVREYE GİRMELİ

İflas noktasındaki Güney Kıbrıs ekonomisi, bu derin kriz ortamında Doğu Akdeniz’deki deniz altı enerji kaynaklarını işletebilecek anlaşmalar yapmakta da zorlanmaktadır. Öte yandan, GKRY, tek çıkış yolu olarak Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak ve krizi Türkiye sayesinde uzun dönemli olarak çözmek fırsatına sahiptir.”

“TÜRKİYE İMF’YE BİLE BORÇ VERECEK DURUMDA”

Birol Ertan Türkiye’nin son dönemdeki güçlü ekonomisi ile IMF’ye bile milyarlarca dolar borç verebilecek noktada olduğunu, Rumların yapısal ekonomik krizi ortamında iç kargaşaya sürüklenmesi, iki tarafın sorunları aşmaları için yeni fırsatları ortaya çıkarttığını belirtti.

“TÜRKİYE FIRSAT YAKALAMIŞA BENZİYOR”

“Türkiye, Kıbrıs sorununun çözülmesi için çok önemli bir fırsat yakalamışa benziyor” diyen Ertan, şunları söyledi: “Bir yanda terör sorununu çözmek için ciddi çalışmalar yapıp önemli sonuçlar alan Türkiye, İsrail’in özür dilemesi gibi gelişmelerle uluslararası toplumdaki itibarı ve gücünü arttırıyor. Bu süreçte Kıbrıs sorununun çözülmesi ve bu sorunun çözülmesinin ardından Yunanistan ile Ege sorununu çözmek için masaya oturulması fırsatı doğmuş durumda. Bu fırsat, taraflar için (Win Win) formülü olarak da görülebilir.

“MALİ YARDIMLA ÇÖZÜLÜR”
Kıbrıs sorunu, Güney’in yaşadığı kriz ortamında nasıl çözülebilir? Bu soruya yanıt, GKRY ile Türkiye arasında imzalanacak ekonomik bir anlaşma ve Türkiye’nin Rumlara vereceği birkaç milyar Euro tutarındaki ekonomik yardım ile çözülebilir.

“KKTC TANINSIN…”
Türkiye, KKTC’nin Rumlar ve uluslararası toplum tarafından tanınarak BM üyesi bağımsız bir devlet olması karşılığında Rum ekonomisinin içine düştüğü krizden kurtulması için GKRY’ne karşılıksız ekonomik yardımda bulunabilir. Bu yardım, Rum ekonomisinin kurtulmasını sağlayacağı gibi, Türkiye-KKTC-GKRY ve Yunanistan arasındaki ticaret kapılarının açılmasını sağlayacak ve 4 ülke açısından büyük bir refah ve zenginleşme ortamı yaratılabilecektir.

“EKONMİK İŞBİRLİĞİ SINIRLI KALMAYACAK”
Tarafların ekonomik anlamda kazançlı çıkması; KKTC’nin tanınması karşısında Rumlara ciddi ekonomik yardım yapılması ile Rum ekonomisinin kurtulması ile sınırlı kalmayacaktır. Doğu Akdeniz deniz altı enerji kaynaklarının işletilmesi konusunda da Türkiye, KKTC-GKRY arasında yapılacak bir anlaşma, bu zenginliğin kısa sürede getiri sağlamaya başlaması anlamına gelecektir.

“SAVUNMA HARCAMALARI AZALMIŞ OLACAK”
Öte yandan, Türkiye’nin Yunanistan ile Ege kıta sahanlığı ve adalar sorunlarının çözülmesine de katkıda bulunacak olan bu girişimler, iki ülkenin barış içinde birbirlerinin ekonomisini desteklemesi, savunma harcamalarının azaltılması ve yeni anlaşmalar yoluyla tarafların refah ve gelişmesine katkıda bulunması sonucunu doğuracaktır.

“TÜRKİYE ADIM ATMALI”

Türkiye, KKTC’nin tanınması ve BM üyesi olmasına destek olunması karşılığında GKRY ekonomik krizinin aşılması için ekonomik yardımda bulunacağını, bunun sonrasında Doğu Akdeniz kıta sahanlığı sorununun çözülmesi için masaya oturacağını ve bu durumun Ege’de Yunanistan ile kriz ortamını sona erdirecek anlaşmaların yolunu açacağını ilan etmelidir.

“BU FIRSAT KAÇIRILMAMALI”
Güney Kıbrıs ekonomisindeki kriz, Kıbrıs sorununun çözülmesi ve daha da ilerisinde konunun bütün taraflar arasında kalıcı bir barış ortamının sağlanması için büyük bir fırsat yaratmıştır. Bu fırsatın kaçırılmamasını diliyoruz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.