Gökhan Aybulus ve Nemeth Quartet. İki ayrı konser

İSMAİL BAYER – Ankara’da CSO  Konser Salonu’nda, Orkestra Akademik Başkent ve Gökhan Aybulus ile bir Mozart akşamı. İstanbul’da ise ENKA’da, yine Gökhan Aybulus ve Nemeth Quarted ile bu kez, adeta Rachmaninov ve Dvorak şöleni. Tınılar farklı kentlerde, farklı salonlarda, farklı insanlarla buluşuyor.
Ekim ayı sonuna doğru, cumartesi akşamı CSO Konser Salonu sahnesinin farklı misafirleri vardı. Başkent Üniversitesi Orkestra Akademik Başkent, sezonun açılış konseri için CSO  Konser Salonu’nu seçmişti.
Orkestra’yı Orhun Orhan yönetiyordu. Konserin ilk bölümünde, Mozart’ın Piyano Konçertosu no 24 k491, Do Minör programa alınmıştı. Gökhan Aybulus da sahnede yerini aldı. Cumartesi akşamı olmasına karşın salonda boş çok az yer vardı.
Aybulus’un parmakları piyanonun tuşlarında gezinirken, orkestra devamlı birlikte olduğu bir soliste eşlik eder gibi rahat ve uyum içinde, notalar bir birini izliyordu. Aybulus, Eskişehir’den gelmişti, ancak Ankara izleyicisi ve Başkent Üniversitesi için tanış bir isimdi ve başka birlikteliklerle de olsa, Ankara da sahne almışlardı.
Gökhan Aybulus, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda doçent olarak akademik kariyerini sürdürürken, yurdumuzun değişik illerinde bir çok konser salonlarında ve yurt dışında da bir çok konser gerçekleştiriyordu.
Mozart’ın duyarlılığı, iç dünyasının adeta kalp atışları, acı ve sevinçleri, coşkulu bir nota serüveni içinde, Aybulus’un parmakları piyanonun tuşiarında gezinirken, orkestra  ile birlikte salona adeta Mozart’ı taşıyorlardı.
Eser sonlandığında alkışların sürekliliği, solistin iki kez bis yapmasını da gerçekleştirmişti.
Konserin ikinci bölümünün programında da yine Mozart’ın bir başka eserine yer verilmişti. Koro ve Orkestra için “Regina Coeli” K276(321b).
Çiğdem Aytepe’nin koro şefliğini yaptığı, TRT Ankara Radyosu Çoksesli Korosu sahnede yerini aldı. Mozart gecesi devam ediyordu. Koru ve orkestra, Mozart ile bizi yeni duygulara taşıdılar.
Gecenin son eseri, Beethoven’in, Senfoni no.1. op 21, Do Majör ile program tamamlanıyor. Orkestra, Mozart ile başladığı geceyi, Beethoven ile sonlandırıyordu. Orhun Orhan şefiliğnde, sezonun bu ilk konserinde Başkent Üniversitesi, Orkestra Akademik Başkent üyeleri, güzel bir başlangıcı gerçekleştirmişlerdi.
İkinci Gökhan Aybulus konseri için bu kez İstanbul’dayız. ENKA, Kültür Sanat Müzik Buluşmaları 30. Yılı’na ulaştı. Ekim başında başlayan, bu yılın konserleri dizisi içinde, Gökhan Aybulus ve Nemeth Qouarted, geçtiğimiz hafta ekim ayının son salı akşamı, ENKA sahnesinde programlarını gerçekleştirdiler.
Programın ilk bölümünde, Gökhan Aybulus sahne aldı. Aynı salonda bir çok konser gerçekleştiren Aybulus, konseri geçen yıl yitirdiğimiz Şarık Tara anısına adadıklarını belirtti.
Sergei Rachmaninov’un, 1. Morceaux de fantasie, Op. 3 eseri, adeta bu anmaya yönelik, özellikle programa alınmış gibiydi. Eserin birinci bölümü, “ağıt” niteliğinde olduğundan, ışıklar içinde olsun Şarık Tara’ya adeta bir selam göndermeydi. Eseri dinlerken bir çok duyguyu iç içe yaşıyorsunuz.
Hırçın dalgaların kıyıya vurması gibi, bazen bir hesaplaşma içine giriyorsunuz. Sonra bir sakinlik, dökülen sonbahar yaprakları, bir nehrin suları içinde sessizce yol alıyor. Dinamizm ve başkaldırı, sonra yumuşak bir girişe dönüşüyor. Rachmaninov sizi adeta bir koşu içinde zaman zaman soluk soluğa bile bırakabiliyor. Ve Aybulus bu yolculuğa, sizi de çağırır gibi piyanonun tuşları üzerinden yolculuğunu sürdürüyor.
Rachmaninov’un fırtınalı dünyasında, değişik duygular içinde daldan dala atlayarak bir yolculuk gerçekleştirmiş olduk. Onun dünyasına girebilmeye çalıştık da diyebiliriz.
Konserin ikinci bölümünde Aybulus yine piyanosunun başında, bu kez önde yaylıları ile dört güzel kadın, gülümseyerek yerlerini alırken seyircileri selamlamayı da unutmuyorlar. Nemeth Quarted ve Gökhan Aybulus. Yaylılar ve piyano. Dvorak’ın, Piyanolu beşli No.2, Op.81 eserini seslendirecekler.
Nemeth Quarted’ı daha önce Eskişehir’de orkestra eşliğinde ve İstanbul’da Süreya’da piyano eşliğnde dinlemiştim. İlk kez ENKA’nın bu salonunda, Gökhan Aybulus ile Nemeth Quarted’i, Gülen Ege Serter (keman), Şeniz Aybulus (keman), Elena Ünaldı (viyola) ve Mutlu Varlık Kocaali (çello), birlikte dinliyorum.
Nemeth Quarted’i, bir başka anlatımla, Bursa – Eskişehir akademik ve senfoni birlikteliği olarak da belirtebiliriz.
Piyanonun tuşlarında başlayan tınılara, çello hemen yanıt vererek ve hareketli bir girişle konserrn ikinci bölümü, Dvorak’ın notaları ile başlamış oldu.
Bende eserin hemen uyandırdığı duygular, daha çok piyano ile çellonun sohbetlerine,  kemanların ve viyolanın katıldğı gibi bir izlenim bıraktı.
Eserin ikinci bölümünde ıse romantik bir yolculuk yaparken, bu kez yaylılar bütün olarak, piyano ile koşarcasına bir yarışa girer gibiydiler.
Eserin üçüncü bölümü, adeta bir tanışma sonrası sohbetlerini birlikte geliştirdiler. Söyleşi eserin dördüncü bölümünde de sürdürüldü.
Eserin son bölümü finale geldiğimizde ise, söyleşinin tadına daha da varıyoruz. Yaylılardan çıkan değişik tınılar, piyanonun tuşlarından çıkan tınılarla, dansederek eseri sonlandırıyorlar.
Programın sonunda beşli, alkışlar üzerine sahnede yeniden yer aldıklarında ise, Ulvi Cemal Erkin’le konseri sonlandırmış oldular.
ENKA’nın bu salonunda ilk kez bir konser izlerken, salonun akustiğinin çok güzel olduğunu belirtmeden geçmek istemiyorum.
Nemeth Quarted’i dinlemek isteyen İstanbul’lular, bu perşembe akşamı Kadıköy Sineması’nda Oda Müziği Konserleri programı içinde 21.00 de, Mendelssohn  ve Beethoven’in tınıları eşliğinde izleyebilirler.
_______________
İsmail.bayer1@ yahoo.com.  5 Kasım 2018. Pazartesi.  Ankara.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here