Görülmemiş hukuk skandalı!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Isparta’daki kamulaştırmaya karşı açılan dava dosyasına Aydın’daki kararı eklediler. Başbakanlık, EPDK ve Maliye Bakanlığı ise yanlış hasımlı davaya yanıt verdi…
Isparta’daki baraj projesi için alınan acele kamulaştırma kararına karşı Danıştay’da açılan davada hasım olarak Aydın Kuşadası’ndaki bir rüzgâr santrali firması yazıldı. Danıştay 6. Dairesi, yanlış hasımlı davayla ilgili Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve EPDK’dan bilgi istedi. Yanlış üstüne yanlışın yapılarak bir hukuk skandalına imza atılan davada bilgi istenen bütün kurumlar da aslında olmayan bir davanın reddine karar verilmesini talep etti.
 
Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Darıbükü köyünde inşa edilen Kasımlar Barajı ve HES projesi için Bakanlar Kurulu Kararı ile alınan ‘acele kamulaştırma’ kararına karşı geçtiğimiz Haziran ayında dava açan köylülerden 75 yaşındaki Ümmühan Uysal, ‘İvedi yargılama’ kapsamına giren ve en geç 6 ay içinde karara bağlanması gereken davanın sonucunu beklemeye başladı. Ancak kamulaştırma işlemleri hukuken tamamen sonuçlanmadan inşaatı tamamlanan ve su tutmaya başlayan barajın suları, davacı Ümmühan Uysal’ın evine ulaştı.
ISPARTA’DA DAVA AÇILDI, AYDIN’DAKİ PROJE İÇİN SAVUNMA İSTENDİ
Açılan davayı gören Danıştay 6. Dairesi ise Isparta’nın Sütçüler ilçesinde bulunan dava konusu yer ve projeyi Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki bir başka rüzgâr enerjisi santraliyle karıştırarak ilgili kurumlardan görüş talep etti. İlgili kurumlar ise bu yanlışı sürdürerek adeta dosyayı hiç okumadan yazdıkları yanıtta dava konusu durum hakkında savunma yazısı gönderdi.
AV. RÜZGÂR GÖKÇE: ‘ŞU ANA KADAR KARAR VERİLMESİ GEREKİYORDU’
Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan yaşlı kadının avukatı Aynur Rüzgâr Gökçe, Danıştay’ın dava konusu yeri yanlış göstermesinin ardından düzeltme başvurusunda bulunduklarını ancak bunun büyük bir zaman kaybına yol açtığını belirterek, “EPDK, dilekçeyi hiç kontrol etmeden söz konusu RES’e ilişkin bir dava açılmış gibi Danıştay’a yanıt verdi. Ardından biz bu yanlışın düzeltilmesini talep eden bir başvuru daha yaptık. Danıştay, yanlışlığı düzelttikten sonra yeni bir cevap süresi verdi. Ancak yanıt verilmeden acele kamulaştırma kararıyla ilgili yürütmenin durdurulması gerekiyordu. Kamulaştırma Kanunu’nun 27. Maddesinde bu açıkça belirtilmiştir: ‘Acele kamulaştırma davaları ivedi yargılama kapsamına girer, başlangıcından sonuna kadar 6 ayda bitirilmek zorunda ve dava açıldığı tarihten sonra hemen yürütmeyi durdurma kararı verilir’ diyor kanun.  Dava açıldığı tarihten itibaren 6 ay zaten geçti. Şu anda bir karar aşamasına gelmiş olmamız lazım ama şu anda bir yürütmeyi durdurma kararı bile yok” diye konuştu.
İLGİLİ KURUMLAR OLMAYAN DAVANIN İPTALİNİ İSTEDİ
Danıştay’ın Isparta’daki dava konusu yeri ve projeyi, yanlışlıkla Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki bir rüzgâr santrali olarak dosyaya ekleyerek Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve Enerji Piyasası’nı Düzenleme Kurumu’na göndermesinin ardından ilgili kurumlar da bu yanlışın üzerine bir yanlış daha ekleyerek birer birer yanıt verdi. Maliye Bakanlığı Danıştay’a verdiği yanıtta, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu ve iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığını belirtirken Başbakanlık da konunun Maliye Bakanlığı’nca takip edilmesi gerektiği yanıtını verdi.
‘BİR MADDİ HATA DAVANIN ESASINI BU KADAR ETKİLEYEMEZ’
Avukat Aynur Rüzgâr Gökçe, yargının yanlış uygulamasına, ilgili kurumların da yanlış yanıtlar verdiğine dikkat çekerek, “Bir yanlıştan döndükten sonra hala bunu devam ettirmek, artık maddi hatayı aşıp görev ihmali ya da suistimale dönüşmüş oluyor. Çünkü bir maddi hata davanın esasını bu kadar etkileyemez. Kasten olmasa bile buna izin verilmiş olması ve yanlışın devam ettirilmesi buna neden olanları sorumluluk altında bırakıyor” dedi.
HUKUK SKANDALINDA DAVA KONUSU EV SUYA GÖMÜLMEYE BAŞLADI
Danıştay’a bu yanlışın düzeltilmesi için başvuruda bulunduklarını da dile getiren Gökçe, dava konusu taşınmazlarla ilgili henüz bir tahliye kararı bulunmadığını ancak buna rağmen barajın suları altında bırakılmasının hukuka aykırı bir işlem olduğunu belirterek derhal durdurulması gerektiğini kaydetti.
Önceki haberİNGİLTERE… Siyasi yanlışlar, nihayet ekonomiyi de vurdu
Sonraki haber”Barış İçinde Yaşama Hakkımıza Sahip Çıkıyoruz!”
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × five =