Gürcü’nün Kaşınması

Sovyetlerin çökmesi neticesinde ortaya çıkan bölünmelerin Amerika’nın nüfuz bölgesine kayması elbet Rusların endişesini içeriyor ki onlar da kendi yararlarına olacak sürtüşmeleri başından beri yaratıp duruyorlar. Ermenileri Karabağ’a sürerken ayrıldığı takdirde muhtemelen Batı’ya angaje olacak Çeçenistan’ı da çizmeye sokması gerekiyordu. Ve taş üstünde taş bırakmadı orada dünyanın çaresiz bakışları arasında. Rusya kaymaları önlemekle uğraşırken Amerika da bulabildiği deliklerden Orta Asya’ya hızla sızmayı denedi, Kırgızistan’da olduğu gibi. Ama Rusya’nın arka cepheden zorlamasıyla, Amerika Afganistan’daki savaşına bahane elde ettiği Kırgız üslerinden çekilme mecburiyetinde kalmıştır bilinen kadarıyla. Yani Amerika uslu durmuyor, Rusya’nın arka bahçesinden elma-armut çalmayı deniyor, Rusya’da çalınacak meyveyi zehirlemeye çalışıyor.


İki kutuplu dünyamız zamanında küremizin yaşantısı Küba’ya Rus füzeleri yerleştirilme girişimi ile tehlikeye girmişti. O zamanlar ancak yirminci yaş çağımdaydım ve olası bir nükleer savaşın elde ettiğim yegane yaşam şansımı çiçeği burnunda iken sona erdireceği korkusunu yaşattı bana (bencillik derseniz haklısınız)! Benim ve benim gibi milyarların suçu neydi ki? Ama bir avuç güç kazanma tutkusu içindeki politikacıların nüfuz kavgası az kaldı dünyamızın yaşamını sonlandırıyordu…!


Geçmişin savaşlarının daha verimli topraklar için yapıldığını öğrenmişiz tarih kitaplarından. Örneğin Türklerin Orta Asya’dan kuraklık yüzünden sürülerine daha elverişli toprak bulmak ve daha rahat yaşamak için göçe zorlanmaları gibi. İmparatorlukların inşası da bu sebepleri taşımaktadır genelde. Ama günümüzde yerleşimler artık pekişmiştir. Alın dünya haritasını karşınıza ve inceleyin. Karşınızda devamlı sürtüşme yaratan ülkelerin büyüklüğüne şahit olursunuz. Toprak kavgası çok     manasız ve şuursuz görünümündedir ilk intiba olarak. O halde hala bu içinde olduğumuz devirde niçin kaşınmalar hala devam ettiriliyor?
Sistemler kavgası mı?
Hayır!
Ya ne? Şüphesiz ki nüfuz kavgasıdır çağımızın kaşıntıları. Bu defa ‘Küreselleşme’ martavalının doymaz bilmeyen harisliği yaklaştıracak dünyamızı ‘Yok Olma’ eşiğine. Ve bu tutku dünyamızdaki güçsüzler üzerinden oynanıyor. Gürcistan, Irak ve Afganistan’ın bir diğeri olma zinciridir. Güçlünün güçsüzler üzerinden diğer güçlüyü ufalama gayretidir günümüz kaşınmaları…! Ufak bölünmüşleri idare etmek, sömürmek kolaylaşır çünkü. Hani İngiliz’in ‘Parçala ve İdare Et’ politikaları gibi.


Barış içinde yaşayan farklı etnik toplumları ayrıştırma çabaları Yugoslavya’da başladı 21nci asır arifesinde. O etnik düşmanlığın ‘Soykırım’a varan vahşetini Afrika kıtasında da gördüğümüzü hatırlayın. Ayni maceralar için seçilen bölgelerin biri de bizim Türkiye’mizdir. Öngörülen ve uygulanması yapılan planlar yavaş yavaş aşikar olmaktadır  her geçen gün. Halklar arasındaki patlama, halkın arasındaki patlamalarla başlatılmak isteniyor…! Ve Türkiye’nin Yugoslavya gibi ufalanması günü, tedbir alması gerekenlerin kör çıkarları yüzünden yaklaştıkça yaklaşıyor!


…Ve komşular nüfuz ve çıkarlar kavgası içinde hırpalanırken bizim de o kavgalara çekilmemiz hesaplanıyor belliki. Karabağ davasında kardeş Azerbaycan’a yardıma gitmemiz olasılığı yanında ekonomik ortaklık yüzünden Gürcistan’ın kavgasına girmemiz tasarlanıyor galiba ki girersek arkamızdan hançerler saplanacaktır. Kıbrıs’tan çıkarılmamızın yanında adamların hedeflediği birçok emelleri de kolaylaşacaktır.


Gürcü kaşınması Amerikan çıkarlarının nüfuz savaşıdır ve dikkat etmezsek bizim de dertlerimizi alevlendirerek bizi kaşımak isteyenlere bekledikleri fırsatları verecektir. Zaten  kaşıma programları olanlar içeride yeteri kadar kaşıyorlar bizi hali hazırda da..! 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × 4 =