Görev bilincimiz olmalı

Görev bilincimiz olmalı

0
PAYLAŞ

“Görev bilinci “de denilen iş hayatımızın gereğini yerine getirmeli. Makinenin çarklarının dönmesi gereken dişlilerin döndüğü gibi vazifemizin gereğini yerine getirmeliyiz.
İnsan önce kendine olan vazifesini ifa etmeli. Kendine faydası olmayan kişinin başkasına faydası olur mu?
Olmaz, ilk önce icraatına bakılır kişilerin. Kendine hayrı olmalı ki kişinin başkalarına da olsun.
Görevin iyisi kötüsü olmaz. Alnının teriyle evine ekmek götürüyorsa insan ona ne mutlu. Başkalarının hakkını yemiyorsa ve de işinin gereğini yapıyorsa en bahtiyar kişi o dur.
Görev bilinci olan kişi kendini aşmış insandır.
Hayatta kendisi için yaşamaz. Temiz rızk kazanmaktır amacı bu tür kişiler. Boğazından geçen lokmanın helal olmasına dikkat eder.
Başta kazancına hile karıştırmaz. Baştan savma iş yapmaz. İşini sağlam yapar. Rızk kapısının kıymetini bilir. Mesleğinin gereğini yapar.
Bu paraya bu kadar iş yapılır demeden , o işi yapmam demeden iş seçmeden geçmişini unutmadan işine dört elle sarılır.
Mesleği olup ta nice kişilerin eğitiminin dışında çalışmak zorunda olduklarını unutmadan görevine saatinde başlar.
Mesleğini ircaa ederken kanunlardan ayrılmadan , kişisel düşüncelerden uzak mesleğini yapar. Mesleğinin gereğini yapmanın birinci görevi olduğunu unutmaz.
Bazen arkadaşların kimileri dertlenirler. Aslında ben başka iş yapsam bundan daha çok kazanırım derler.
Eğer mesleğin yükünü taşıyamıyorsa kişi aldığı görevde mutlu değilse hantallık yapmadan ayrılmalıdır. Zaten eğer görevinde kişi maddi olarak alması gerektiği ücreti aldığına inanmıyorsa, istifa ederek ayrılır.
Kimse almış olduğu görevi sürüncemeye bırakma gibi lüksü yok. Görevi neyi gerektiriyorsa onları ifa etmeli.
İşyerinde bulunması gerektiği saatte yerinde olmalı. Şayet görev yerinden ayrılması gerekiyorsa yerine bakması gereken vekilini tayin etmesi gerekir.
Bundan üç beş yıl evvel arkadaşımızın işi vardı. Gittik kış mevsimiydi mevsim. İmzalanması gereken evrakı arkadaş akşam saat 17.00 de zor imzalattı.
Yetkiliye ulaşmak o kadar zordu ki, ne telefonla ulaşılıyor, ne makamında bulunuyor, ne de gördüğünüz yerde imza atıyordu.
Şimdi böyle meslek sahibi kişilerin işleri ne kadar hantallaştırdığını düşünün. Düşündükçe insan çektiği sıkıntıya mı yansın?
Yoksa işin geri kalacağı sıkıntının meydana getireceği kurum içinde ki rahatsızlığı mı göğüslesin.yaşanan olay tamamen kendi dışında oluşmuştu.
Arkadaş bizim işimizi görüyorsun dediğinde, dedim ki, denecek söz yok. Allah yardımcın olsun. Bazen müsait olduğumda gidelim mi dediğinde?
Sağ ol derdim.canımızı sokakta bulmadık. Makam sahibi olmak sorumluluk demektir. Vatandaşın işini yokuşa sürmek değildir.
Kamu hizmetinde keyfilik olmaz. Kanunların amir olduğu ,sorumluluk yüklediği yerdir ,kamu hizmeti.

BİR CEVAP BIRAK