Grip günlerinde aşk

Yalnızca bir kaç gün içinde hayatımız baştan sona değişiverdi. Bu AH1N1 denilen virus yüzünden önümüze gelen herkesden hatta aile fertlerinden bile şüphe etmeye başladık. Olağan saydığımız herşey birden olağandışı oluverdi. Hatta eskisi gibi yaşama devam etmek nerdeyse ölümcül bir ısrar olacaktı.

“Diğerleri” bizim için birer potansiyel tehlikeye dönüştü. Sartre’ın dediği gibi, ‘cehennem başkalarıdır’ hayatımızın en birinci sloganı oldugunda, Meksiko artık kaynama noktasına erişmişti.

Resmi yetkililerin Perşembe gecesi yaptığı kısa bir açıklama tüm bir şehri ve bu şehirde yaşayan 22 milyon insanın hayatını felce uğrattı. Artık salgın hastalığın bilinmezliği ve korkusu önce kulaklarımızdan sonra ağzımızdan ve burnumuzdan girip bizi tehdit etmeye başlamıştı bile.

İste o gece herşey değişmeye başladı. Meksikalılar ki, tanıdık tanımadık herkesle öpüşen, tokalaşan Meksikalılar; bırakın öpüşüp koklaşmayı, ellerini kaçırmaya başladılar. Kimse birbirine dokunmuyor, sırtını sıvazlamıyordu, çünkü bu bilinmeyen virus aynı havayı solumakla, dokunmak yada dokunulmakla geçiyordu. Demek ki, dokunursak ölebilirdik…

Ardından kitap ve televizyon, dışarda yenilen yemekler ve sinemanın ışık hızıyla önüne geçti. Artık sevmenin şekli değişmek zorundaydı. Sevmek dokunmaktır yalan oldu. Artık uzak durmak, aşkların en güzeliydi. ‘Seni sevdiğim için sana dokunmuyorum, seni korumak için senden uzak duruyorum’ zamanı başlamıştı.

Meksikalı davranış şekli ve protokolu hemen ve radikal bir biçimde değişmeliydi. Başımızla hafifçe selamlayıp araya en az iki metreyi de koyduk mu sosyalleşebilirdik.

Aslında hala da bilinmiyor bu virus ilk nerede ortaya çıktı, ama bilinen tek şey Meksiko’da öldürmeye başladı.
Belgelenen ilk vaka Veracruz’dan 5 yaşında “sıfır numaralı hasta” dedikleri ve sonradan iyileşen Edgar Hernandez isimli bir oğlan çocuğu. The Newyork Times’ın reportaj yaptığı bu çocukcağıza ilk kez 9 Mart’da grip teşhisi konmuş, ama salgın hastalık açıklaması işte o Perşembe gününe kadar yani 23 Nisan’a kadar nedense bir türlü gelmedi, yani el insaf, 46 gün sonra??? Narkocular ve ekonomik krizle meşgul olduğu düşünülen Calderon hükümetinin ise, hiç bir hazırlığı yoktu sahiden.

Ardından sayıların dansı başladı, önce 152 ölü ve 2000 den fazla enfekte olmuş başkentliden bahsedildi, sonra artık ne olduysa bir sihirli değnek bu sayıyı bir geceden sabahına düşürüverdi. Hastalar yada hasta olacaklar birden sır oldular. İstatistikler hatta aritmetik bile yetersiz kaldı bu salgının karşısında. Octavio Paz’ın Meksikalıları anlattığı gibi, artık sadece “maskeli yüzler, maskeli gülümsemeler’le doldu koca ülke.

Açıklama yerine gidip gelip elinizi yıkayın, maske takın direktiflerinden başka hiç bir bilgi yokken, halk arasında, domuz yiyelim yemeyelim tartışmalarına, bu virus sıcağı sever, yağmurlu havaya bayılır, deniz kenarında çıkmaz, domuz gribi ama domuzlarla ilgisi yok, biyolojik teror, ekonomik krizi unutturmak amaçlıdan tutun, ilaç şirketlerine fayda sağlamak, Meclis’den yeni çıkacak uyuşturucu madde izinlerine paravan’a kadar yüzlerce desiseye önayak oldu. Hal böyle iken, idari hiçbir kurumuna güvenmeyen üçüncü dünya halkları gibi Meksikalılarda ne yapsın, yüzlerce soruyu içlerine atmak zorunda kaldılar.

Küba ve Arjantin yapılan resmi açıklamalara inanmayıp Meksika’ya tüm uçuşlarını iptal etti. Japonya ülkesine giren Meksikalılardan sağlık raporu istemeye, Singapur gelen her Meksikalıya 10 gün karantina uygulamaya başladı. Artık Meksikalının yeşil renkli pasaportu en ağır bagaj halini almıştı. İşte bu adına panademik denilen uluslararası salgınla Meksikalılar için, önce diğerlerine, ardından da tüm dünyaya güvensizlik tohumları atılmış oldu.
Aşka gelince, bir Latin ülkesi olarak dizginlemek zor ama, 3-5 aya bulunacak aşıya kadar, Meksikalılar da uzaktan sevmeyi öğrenecek herhalde.

İstatistiksel olarak ise;
* Dünya Sağlık Örgütünün raporlarına göre, bugüne kadar 46 ülkede 96 ölü, 85 tanesi Meksikalı, 9 Amerikalı, 1 Kanadalı, 1Kostarikalı ve belgelenmiş 13.008 vaka ortaya çıktı. (25 Mayıs/DSÖ raporu)
* Bir haftada 340 bin kişi Blockbuster’dan film kiraladı.
* 13 gün boyunca ülke tamamen durdu.
* Tüm ülkede 33.335.758 ortaöğrenim öğrencisi, 28 Nisan’dan itibaren toplam 8 okul günü okula gidemedi.
* Başkentte 35.000 restoran 25 Nisan – 6 Mayıs arası kapatıldı.
* Başkentte yapılacak olan 553 önemli toplantı, gösteri, maç iptal edildi.
* 4369 sinema kapatıldı.
* Anti grip ilaçlarında % 300 bir artış oldu.
* Ekonomik olarak, 30 milyar peso (yaklaşık 230 milyar dolar) kaybedildi..
* Ordu ve Meksiko belediyesi 8 milyon maske dağıttı.
* Dünya Bankası 205 milyon dolar yardım etti.
* Dünya Sağlık Örgütü ve ABD, 5 milyon dolarlık bir yardım yaptı.
* Servis ve turizm sektörlerinde sözleşmeli çalışan 50.300 kişi işini kaybetti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.