Görülmemiş şeyler…

AKP iktidarı döneminde şimdiye dek görülmemiş öylesine olaylar yaşanıyor ki, bunları günü gününe yazabilseydim, kitaplaştırabilseydim, kara mizah dalında iddialı biri olabilirdim.

Kara mizaha yönelik örnekler öbek öbek.
Siyasi alanda örnekler çok.
Medya alanında daha çok..

Çok gerilere gitmeye gerek yok.
Son iki günde dikkat çekenlere bir göz atalım.

Hürriyet’ten Ahmet Hakan, “Çarşamba Sohbetleri” köşesine Yeni Şafak Gazetesi Ankara Temsilcisi
Abdülkadir Selvi’yi konuk etti.

Gazeteci, bir başka gazeteciden bahsedebilir mi?
Tabii ki bahseder.
Onunla sohbet yaparak köşesine taşıyabilir mi?
Eğer işlediği konu güncel ve siyasi veya sosyal içerikliyse ve toplumu yakından ilgilendiriyorsa neden olmasın.
Tabii konık edilecek gazetecide de bazı nitelikler olması şartıyla.

Eğer o gazeteci, emekli olmuş ama meslektan hala kopmamışsa…
Duayenlik sıfatını kazanmışsa…
Anılarını yazmışsa…
Uzman olduğu bir alanda, inanılır ve tarafsız görüşleri varsa…
Ve de kamu oyu nezdinde itibar sahibi bir yazarsa.
Bal gibi sohbeti hak etmiştir ve onunla yazılı ve görsel medyada her türlü sohbet yapılabilir.

Ama eğer gazeteci sıfatını taşıyan biri “taraf” ise.
Yani devamlı iktidardan yana, tek yönlü ve çala kalem birşeyler yazıyorsa.
Adı “Yalaka”ya çıkmışsa…
“Yandaş” yaftası yakıştırılmışsa.
“İliştirilmiş yazar” deniyorsa kendisine…
Hemen her gün köşesinde iktidara “temenna” çakıyorsa.
Kraldan fazla kralcı ise
Tarafsızlığını kaybetmişse.
Tabii duayenler yanında “yeni yetme” sayılabilecek düzeyde ise…
Bu arkadaşla sohbet filan yapılmaz.
Yapılmaz, çünkü söyledikleri hiç bir zaman gerçekleri yansıtmaz.
Yapılmaz, çünkü halka doğrular aktarılmamış olur.
Yapılmaz, çünkü söyledikleri inandırıcılıktan yoksundur.
Yapılmaz, çünkü papağanların kapasiteleri zorlanamaz.

Bu arkadaş bir de Cumhurbaşkanı veya Başbakandan daha ilerde “devlet bilgileri”ne sahipmiş gibi haber olabilecek konularda ipuçlarına yönelik bazı şeyler söyleme cesaretini gösteriyorsa ve hükümet tarafından sık sık “O kadar da değil” ikazlarını alan biriyse, neden sohbet edilip her konuda bilgi sahibiymiş gibi konuşulsun ki.
Adam sohbetin bir yerinde mealen diyor ki İŞİD’in elindeki rehinelerimiz için:

“Musul Başkonsolos’u, Dışışleri Bakanlığı Müstaşarı Sinirlioğlu’nun ikazını ve sözünü dinlememekle çok büyük yanlış yapmıştır. Çünkü kendisine derhal orayı terketme emri verilmiştir”
Yani, Musul Başkonsolosu, Ankara’nın ikazlarına rağmen 49 kişiyi yanına alıp THY uçağı ile Türkiye’ye geleceğine, Işid adlı teröristlere teslim(!) olmuştur.

Bir gazetecinin eğer varsa kesin bilgisi, belgesi ve duyumu, bunu yetkililerden teyid eder, yani doğrulatır ve gider kendi gazetesinde şakır şakır yazar.
Hatta bu duyum manşete çekilir.
Türkiye’de yer yerinden oynar.
Eğer gazeteciyse.
Eğer doğru bilgilere sahipse.
Eğer “yalaka” değilse.
Çünkü bu haber çok önemlidir ve hangi ülkede olursa olsun hükümetleri sarsar.

…….

Evet “kara mizah” konusunda bir diğer örnek, seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili.
Katar dönüşü uçakta gazetecilere konuşan Erdoğan, parelelcilerin bankası olarak bilinen Asya Bank konusunda BDDK’ya adeta tavsiyelerde (!) bulunuyor. Bu banka için gereğinin yapılması konusunda imalı cümleler kullanıyor.

Hiçbir iktidar, hiç bir cumhurbaşkanı her hangi bir banka için böyle bir tavsiyede bulunmadı, bulunamadı, hatta bu konuda en ufak eleştiri yapan bir hükümet çıkmış değil Cumhuriyet döneminde.
BDDK ya bağımsızdır, ya değildir. Nokta.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, peşinden Türk ekonomisini eleştiren dünyaca ünlü kredi derecelendirme kuruluşlarından ikisini (ki iki kuruluşa Türkiye para veriyor ve bizim ekonomimizi de izleyin ve bize not verin diyor) karşısına almaktan kaçınmamış:
“Parasını biz veriyoruz, onlar yanlış bilgi aktarıyorlar. Ekonomimiz çok sağlam. Gerekirse onlarla anlaşmayı feshederiz, bize rapor veremezler”

Ne kadar pratik bir yol değil mi?
“Ne kadar ekmek, o kadar köfte” tekerlemesine “cuk” oturan bir görüş bence…

Bitmedi, son zamanlarda Türkiye’yi hedef alan ABD menşeili gazetelerin eleştirilerine de sert karşılık veren Erdoğan “ Türkiye ile ilgili olarak verdikleri haberlerin hiç biri doğru değil. Hep yalan yazıyorlar. Bu asparagas haberlere inanmayın” mealli sözler sarfetti.
Vallahi brawwwo…

Hani “şaka gibi yanıt ” dememek için hiç bir neden yok..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.