GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ VİRÜS YARATIR MI?

Turizmin küresel anlamda varolma sebebi insanın tatil ihtiyacıdır. Tatilin ana amacı ise dinlenmektir. Dinlenmenin temel izanı ise kafa dinlemektir.
İnsanların kafa dinlemesi ve küresel/ yerel turistin huzur içinde barınması ve gürültü kirliliğinden yılıp kaçmaması için, özellikle Muğla Büyükşehir Belediyesi’ndeki yetkili dingin kafalar, halkla empatik düşünürlerse, bu izan yüklü total bir akıl yürütme niteliğinde olur ve halkça takdir edilir.
” Yoğun turizm aylarında, belediye olarak inşaat yasağı getirerek iç ve dış turistlerimizin kafa dinlemelerini gözetiyoruz. Peki aynı dönemde, aynı belediye olarak alt yapı inşaatlarımızda kendimiz neden gürültü yapıyoruz? Bu hakkı nereden alıyoruz? Hadi kendimizi sorgulayalım! diyebilirler mi?
Bir kamu birimi olarak ve partinizin doğal ilkelerinden eşitlikçiliği taşıyan halk temsilcisi olmanız sıfatıyla,  kendinizde ayrıcalık veya rüçhan hakkı gütmediğinize dair, kamuya teminat verme kriteriniz nelerdir? Bu imtiyaz ve çelişki nasıl bir mantığa oturtulabilir.
Elbette altyapı çalışmaları takdir sebebidir, özellikle Bodrum’da, onyıllarca farklı belediye başkanları zamanında altyapı hesaplanmadan üst yapılara meydan verilmiş ve Bodrum altüst edilmiştir. Yani bir nevi, temel olmadan kat çıkılmıştır, bodrum olmadan çatı yapılmıştır.
Ülkenin turizm kapitali Bodrum’da, Sn. Aras, arı gibi çalışarak, yılların bu ihmal birikimlerini çözmeye uğraşıyor, hem de kimbilir ne enerji emicilere, ne takozlara, ne bentlere rağmen…
Büyükşehir uygulamasındaki sistemsizliğin nötralize edici sistematiğinin kamu yararına anlamsızlığını kamu olarak sorgulama hakkımız yok… Hele turizmin ve futurizmin amennasına dair bir eğitim verilmeden atanmış bürokratik amirlerin, teknik, estetik, tarih ve doğa konularına vakıf olmaksızın yörenin kaderinde belirleyici olabilmeleri, kamu yararına nitelikli bir hizmet eşgüdümü yansıtıyor mu? Hayır… Bilgilileri ilgililer sıfırlıyor mu? Evet…
Bakınız Bodrum kalesi, 600 küsur yıldır karakter abidesi olarak dimdik durarak, Bodrum’umuzu koruyan, kale gibi kale intibaı veren tarihi yapı, briketvari kesme taşlı kaplamalı usulsüz restorasyonla tarihe gömülmüştür. İçindeki sualtı müzesi Dünya’ca takdir ve çekim alanıyken, suların altında kalmıştır..  İznik’teki 2000 yıllık ilk kilisesinin kemerlerine pimapen, kapısına otomatik kapı yapan kafa, Bodrum’a da sirayet etmiştir. Tamam onlar yapar, biliriz de o zamanki yerel yöneticilerimizin hiç mi mücadelesi, fikir yaptırımı olmaz? Titanic otelinin önünde neden buzdağı olunamamıştır? Hala şu güzelim koylara kimler koymaktadır?
Bodrum’un büyük değeri Neyzen Tevfik’in evi dondurmacıya peşkeşlenerek ruhu dondurulmuştur.
Bodrum’a biçilen en yoğun kıyım payına ve deformasyon dönemine nice koca donlar biçilebilir!
Bodrum bence, Gökova’dan çıkıp, doğuya doğru giden, gürültülü, havayı kirleten, dengesiz bir şilebe yüklenmiş halde, nice yollara teşne biçimde yalpalayarak yol alıyor… Şilebin içinde çırpınarak doğru olan ters istikamete doğru koşmaya çalışan Sn. Başkan Aras’a selam olsun… Araslar geleceğe emsal olsun, bugünleri dünlerin üstüne imara açanlara rağmen, şansımız olan belediyemizce yarınlar kurtarılsın… Destek her Bodrumlu’nun boynunun borcu olupduru…
Not: İdolüm Neyzen Tevfik’in tarzında, Bodrum’daki çarpıklıkları hicveden, haftalık, yeni versiyon nazım formatta, Azabı mukaddesvari dörtlüklerime Bodrum Kent TV’de başlıyorum…
Dik dururken çarpıldı Bodrum’umun kalesi
Çarpıklığa kurban gitti, nice Neyzen kellesi
Heykelimin ardında muhallebi kaynıyor,
Ne yeşili? Beyaz bile değil dağı tepesi…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.