Güzel günler gelecek…

Geçmiş güzel günler, gelecekte oluşturulacak günlerin habercisidir. O yüzden, geçmişinin izlerini üzerine alırken, geleceğe umut ile bak.

Geçmiş dedi, yerden gökyüzüne doğru başını dönderirken. Geçmiş, dünde kaldı! Dün ise artık ulaşılmayacak olandır. Her anızımı bir daha geri alamayacağımız şekilde tüketiriz. Yaşam dediğin tüketmek değil midir?

Tüketimin olduğu yerde artıklarda olur. Yaşam artıkların birikimi olarak da algılayabiliriz. Artıkları çöp olarak isimlendirmekteyiz. Çöpler gün geçtikçe yaşamımızın alanını daraltmaktadır. O yüzden çöpleri sıkıştırılmış alanlarda, parçalara ayırırız. İnsanların oluşturulduğu çöp, teknolojinin gelişimi ile artmıştır. Masum olarak görülenler bile, doğanın dengesini bozmaya yeterlidir. Bozulan doğa, yeninde kendisini toparlayabilmesi o kadar kolay değildir, çünkü doğa, evrim yasaları ile işlemektedir, insanın gelişimindeki geometrik artış ile orantılı değildir.

Yaşamımızın dünü, tarih içinde büyük bir çöplüğe dönüşmüştür. Tarihçiler, bu çöplerin içinden bizim geçmişimizi yazmaya uğraşmaktalar. Fakat gün geçtikçe daha çok karmaşıklaşmakta ve içinden çıkılamayacak düzeyde ilişkiler ağı ile örülmektedir. Sınırlar belli değildir, geçişler ve değişimler hızlıdır. İletişimin bu kadar hızlı olması sonucu, dünya ufalmış, çöpleri koyacağımız alanlar azalmıştır. Doğada bol olanlar bile tükenme aşamasına gelmiş durumdadır. Sıkışıklıktan kurtulmak için, teknoloji yardımı ile alanlar açılırken, insan bu alanlar içinde sıkıştırılmakta ve yalnızlaştırılmaktadır. Günümüz insanın adı yoktur, nüfus cüzdanında bulunan numaralardan ibarettir. O numaralar sayesinde kapılar açılmakta, kapılar kapanmakta ve büyük birader tarafından, tüm hareketleri dünya ölçeğinde izlenmektedir. Kim nereye gitmiş, nasıl hastalık geçirmiş gibi bilgileri, rakamların sihirli güçleri ile bilgi bankalara girildiğinde, kişinin geçmişi tüm çıplaklığı ile ortada durur. İnsanın adı yoktur, saydamlaştırmıştır. Saydam olanın ise, dünyada tutacağı alan bellidir.

Geçmişin güzel günleri, geleceğin günlerini belirleyecektir dedi içinden. Geçmişin güzel günleri artık hiçbir zaman gelemeyecek şekilde sonsuzluğa aslılı olarak kaldı. Eğer, teknoloji izin verirse, geçmiş gelemeyecek ama bizler geçmişe yolculuk edebileceğiz. Gideceğimiz yerler, yaşadığımız yerler olmayacaktır. Yaşadığımızı bir kez daha hiçbir şekilde yaşayamayacağız!

Bugün yaşadığımız kriz, bizim dünya ölçeğinde sadece istatistiklerde bir rakam olduğumuzu tüm çıplaklığı ile ortaya sermektedir. Rakamın önemi yoktur, bir fazla bir eksik. Tüm kamuoyu araştırmaları %3 yanılma payını içinde taşımazlar mı? Demek ki, nüfusun % 3’ü hiçbir zaman yaşayıp yaşamadığından emin olamayacağız! Ne tesadüftür ki, bizlerin tüm acıları, krizin yükünü taşımamızın sebebi, dünya nüfusunun % 3’ünün refahı içindir. Onların yaratmış olduğu krizi, büyük çoğunluk gözyaşları içinde çekmektedir. Baba çocuğunun boğazına bıçak dayamaktadır, sırf bu % 3’ün refahına bir şey olmasın diye. Eğer, o bıçağı boğaza dayayan baba düşünse, % 3’ün yaşadığı sırça köşkleri bir çırpıda yok edebilecek güce sahiptir. Bugün yapılacak mücadele, rakam olmaktan çıkıp, ismimizi geri alma mücadelesi olması gereklidir. Bizler rakam değiliz, insanız ve bizim bir adımız ve geçmişimiz var!

Adımıza sahip çıkmak istiyorsak, başkalarının refahı için değil, kendimizin refahı için mücadele etmemiz gereklidir. 1 Mayıs günleri bunun evrensel olarak hissedeceğiz günlerin başında yer alır. Bütün dünya işçileri, emekçileri birleşin! Kime karşı diye düşünmeyin, %3’ün refahını elerinden alıp, evrene eşit olarak dağıtmak için. Üretenin yöneticisi olduğu bir dünya için. Çöpler içinde yaşamak yerine, geçmişimiz, doğa ile barışık bir dünyada yaşamak için… Tarihi çöplük halinden kurtarmak için… Dayanışmaya, özgürleşmeye… Geleceğe umut ile bakmak için, Fransız devrimindeki o 70 güne bakın, o günler sizin geleceğinizi çizecektir.


—————————
http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.