Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da!

‘Eski’ Türk filmleri demeye dilim varmıyor. O yüzden eski kelimesini tırnak içinde kullanmak istedim. İyilerin mutlaka kazandığı, tezgahtar kızın fakir ama gururlu olduğu, işsiz güçsüzlerin (Ayhan Işık, Ediz Hun…) takım elbiseyle dolaştığı ya da başrol oyuncusu hapisteyken af çıkması, duruşma sırasında karar verilirken (sanık olarak başrol oyuncusu ve onun hep masum olduğuna inanan mahalleli ayaktadır) kapının açılması,  her nedense birinin gelip tüm suçlu benim demesiyle film salondakilerin gözyaşlarının sel olmasıyla sona erer…

Bir de unutamadığımız karakterleri vardır Yeşilçam Sineması’nın, Hulusi Kentmen hep fabrikatördür, Nubar Terziyan salaş ama temiz meyhane işletir,  Sarışın kadınlar Avrupa’nın yoz değerlerini çağrıştırdığı için hep kötüdür, Suzan Avcı hain ve hafif kadındır, her nedense Erol Taş hep ‘kötü’ ve  hep tacizkardır.


Filmlerde bir de muhakkak şarkı söylenir, Türkan Şoray, Hülya koçyiğit, Filiz Akın ve Fatma Girik gibi ünlüler sahnede dudaklarını kımıltadırlar, kimi zamanda yetişemezler müziğe… Yıllar sonra hep kulağımızda sesi olan ve Türk Sineması’nın hemen hemen bütün kadın oyuncuların şarkılarını seslendiren Belkıs Özener’le tanıştık Kalan Müzik sayesinde.

 Pekii, Yeşilçam Sineması’nın bugün bile izlenirken keyif alınmasının sebepleri yalnızca nostaljik olması mı? O dönem çekilmiş filmlerin sıcaklığı günümüzde yüksek teknolojiyle donanmış, kurgusu çok iyi olan filmler neden veremiyor. Yoksa senaryosunun basitliği, müziğinin biraz tek düze ama hep yüreğe hitap etmesi ve damakta bir tat bırakması olmasın.

Kalan Müzik daha önce  ‘Belkıs Özener – Sahibinin Sesinden’ albümünü yayınlamış ve o albüm çıktığında bir de müjdeli haber vermişti: Yeşilçam Şarkıları hazırlıyoruz.
Ve sonunda  Türk Filmlerinin Unutulmaz Müzikleri, Aşkın Kanunu ile Artık Sevmeyeceğim ‘den oluşan iki CD’lik albüm yayınlandı.

Albümün yapımcısı Nilüfer Saltık, 40 yaşında olduğunu ancak kendisi gibi kızının da annesininde o şarkıları bildiğini söylüyor. Saltık’a göre temel mesele ‘samimiyette’ yatıyor. Sadri Alışık’ın Turist Ömer’i canlandırdığı, Hülya Koçyiğit’in Kezban’ındaki İzzet Günay’ın tutkusunun altında yatan kavram hep samimiyet.

Albümün kitapçığının içine yazdığı yazının sonunda Naim Dilmener, “Bu şarkılara kulak vermeye niyetlenmişseniz internet bağlantınızı kesmeyi, cep telefononuzu kapatmayı unutmayın. Lüzumsuz bir mail, mesaj ya da çağrı durduk yerde keyfinizi kaçırmasın, ağzınızın tadını bozmasın. Ne emelimiz ne arzumuz, kalmasa tek umudumuz, bu şarkıları yine (ve hep) seveceğiz” diyor.

O zaman bizde üstadın sözüne itibar edip, Kalan Müzik’ten çıkan iki CD’den oluşan 38 şarkının yer aldığı albümü alıp neyse, dilerseniz artık reca ederim bu bahsi kapatalım…

hakan.bayhan@yahoo.com.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here