Haberiniz olsun, Çiller dönüyor!

İsteyen herkes “ biz değiştik” diyerek, bulunduğu konumundan yüz seksen derece dönüş yapabilir. Dün kara dediğine bugün ak diyebilir…


Örneğin, geçmişte heykellere put diyenler, bugün gidip o heykellerin önünde huşu içersinde saygı duruşunda bulunabilirler. Ya da heykellerin önünde sap gibi durabilirler. Dün, elhamdülillah şeriatçıyız diyenler, bugün laiklik bayrağını kimseye bırakmaz görünebilirler…


Çağdaş olmanın, uygar davranış ve düşüncenin en önemli olgusu,  zamana ve zemine göre döneceksin!..  Döndükçe kazanırsın… Sürekli döneceksin… Çıkarın neredeyse, para, pul, ün şan neredeyse o tarafa arkana bakmadan döneceksin.


Koşullar sana makam ve mevki kazandırmak için şeriatçı mı olmanı gerektiriyor, derhal şeriatçı olacaksın. Devir değişti, makama ve mevkiye kavuşmanın yolu bu kez laiklikten ve Atatürkçülükten mi geçiyor, hemen bir numaralı laiklik savunucu olacaksın ve gidip Atatürk’ün heykeli önünde sap gibi  saygı duruşunda bulunacaksın!..


Hatırlatmaya gerek yok. Özü dönekliğe ve dönmeliğe çok uygun olanlar bunları çok iyi bilirler. Çünkü hayat boyunca zaten yaşam biçimleri böyledir!..


Farkında mısınız?


Lütfen bu farkında mısınızı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin afişlerde ki  “farkında mısınız”  ile karıştırmayın… Bu, samimi ve yapmacıktan uzak, reklamsız bir farkında mısınız?


Evet farkında mısınız, bizim anlı şanlı genel medyamız (ulusal değil) son zamanlarda dönmenin, iletişim fakültelerinde tez olacak biçimde muhteşem örneklerini sergilemeye başladı…


Yakın zamana kadar AKP iktidarına toz kondurmayan Kimi büyük medyamız, artık AKP’yi sürekli eleştirmeye başladı. Hatta televizyonlarda ki, kimilerinin televole profesörleri dedikleri ve bizlere her hafta ekranlardan ekonomiden müjdeler vermekte olan anlı şanlı bilim adamlarımız bile,  ne olduysa o çok övdükleri AKP nin ekonomi politikalarına sırtlarını dönemeye başladılar.


Tabi bizi de şaşırtır oldular.


Eskiden söylediklerine mi inanalım, yoksa “böyle gidersek duvara çarpacağız” şeklinde ki, yeni muhteşem bilimsel açıklamalarına mı? 


Dönmenin bir başka şekli de var sevgili okurlar…


Örneğin, siyasette bir zamanlar başında bulunduğun partiyi, akıl almaz icraatlarınla ve halka güven vermeyen söylemlerin, yapmacık tutum ve davranışlarınla seçimlerde barajın altına mı düşürdün; erdemli görünmek için hemen ortalıktan toz olacaksın. Zaten sen toz olmazsan, partin seni toz edecektir…


Birkaç sene köşende sessiz sedasız oturacaksın.


Baktın ki, geçmişteki başarısızlıklarını unutanlar, mevcut iktidardan yakınmaya başlayıp yeni arayışlara giriyorlar, hemen ortaya çıkıp, “dönme” ya da “dönüş” sinyalleri vermeye başlayacaksın… Böyle bir ortamı yakaladın mı hiç düşünmeden anında döneceksin. Çünkü“dönekliğin”,“dönmenin” kuralı bu.  Çevreden şöyle demişler ya da böyle diyorlar, hepsine kulağını tıkayıp, hayalinde ki mevki ve makama bir an önce kavuşmanın taktiğini uygulayacaksın.


***


Anlattıklarımıza burada noktayı koyalım.


Şimdi tamamen başka bir konuda ki gelişmeyi sizlere aktaralım. Haber Vitrini Sitesi’nin yazarlarından Metin Özer’in, bugünkü köşesinde yer alan (11 Aralık 2005) Tansu Çiller’le yapmış olduğu uzun görüşmesine bağlı olarak kaleme almış bulunduğu yazısından, bir bölümü sizlere aktaralım.


“ Benim bir talebim yok. Ancak ülkemin bir talebi olursa, milletimin bana ihtiyacı olduğuna inanırsam, o zaman kendimi bir ana gibi görür ve bunu görev addederim. Bir ana çocuklarından gelen çağrıya kayıtsız kalabilir mi? Benim ülkeme ve milletime duyduğum sevdayı bilmeyen var mı? Bu talebi görürsem evimde rahat raht kahvemi yudumlayabilir miyim? Zora kolaya bakmaz yollara düşer gereğini yaparım…”


Haberiniz olsun,  Tansu Çiller siyasete yeniden dönüyor…


Arkasında da,  Mesut Yılmaz, vatan aşkı ile yanarak, ben de geri dönüyorum diyebilir…
Gözünüz aydın olsun Çiller’in analık duyguları depreşti, bizlere yani aziz Türk milletine yeniden analık yapmak üzere yola çıkmaya hazır olduğunu söylüyor… Gördü ki ülke AKP iktidarı elinde perişan vaziyette, derhal duruma vaziyet etmek üzere, kararını vermiş durumda. Sadece beklediği, partisinden bir küçük ışık; Hadi gel bekliyoruz Sayın Çiller desinler.


Yazımızın sonuna geldik.


Görünen o ki, 2006’da Türkiye çok hareketli günler yaşayacak. Erdoğan hükümetinin yaldızı hızla dökülmeye başladı. O nedenle de, türbanı, içkiyi ve benzer konuları önümüzde ki seçim yatırımı olarak boyuna gündemde tutmaya çalışıyorlar. Çünkü halka refah sağlayamadılar. İş ve aş konusunda hiçbir şey yapamadılar. Halk yine aç ve perişan. Bunu gören Tansu Çiller fırsatı değerlendirmenin politik çıkışı içerisinde…
Kısaca Çiller dönüyor, haberiniz ola…


burhanaozbey@yahoo.com 


 


 


 



 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.