Haberlere bakarken…

Haberler üzerine ne kadar çok yazı yazmışım, fakat haberler, haber vermek dışında her şeyi yapar konumda. Karar verici, ceza kesen, bol reklam yapan konumunu korumaya devam ediyor. Haberde magazin bulunamayınca, haber sunanın sakal tıraşı bile konu olabiliyor!

Çok kanallı olduk, haberlere bir seviye geleceğine, seviyesizlik geldi, ama standardize oldu. Hangi haber daha çok izleniyorsa, bütün haberlerin sunumu aynılaşıyor. Zaten belirli ajanslardan gelen bilgiler ile aynılaşan haberler, sunumu ile de aynılaşınca hangi kanalda, hangi haberi izlediğimizi karıştırır olduk! Sunanlar farklı ama diğer özellikleri aynı olan haberler.

Haberlerde bir zamanlar absürt sorular modaydı. Bıçak ile yaralanan kişiye, ‘bıçak vücudunuza girdiğinde canınız acıyor mu?’ gibi aptalca sorular sorarak ekranların önüne izleyici toplanırken, şimdilerde aynı olayı ‘bıçak acıtıyor mu?’ yerine, izleyici ne kadar acı çektirire dönüşmüş konumdadır. Olay bir saniyelik iken, olayı anlatımı yarım saat olabiliyor. Bütün olasılıklar içinde, arabesk müzik eşliğinde, acınası ses tonu ile sulan haberler Kemalettin Tuğcu öykülerindeki kahramanların yarattığı etkiden daha fazla göz yaşı döktürür konuma gelmiştir. Göz yaşı ise, belirli bir cemaatin sembolüdür. Olduk olmadık yere gülme efekti sunulur gibi, olduk olmadık yerde ağlayan bir cemaat liderinin görüntüleri ekranlara yansır ama yansıyan o ağlayan adam yerine başkalarıdır! Özneler değişmiştir ama görünüm aynıdır!

Van Gölü’nde canavar arayan haberler, bugünlerde yerini, cinayet işleyen çocuk haberlerine bıraktı. Gerçi Van Gölü’nde canavar bulunamadı ama cinayet işleyen çocuk teslim oldu. Bu arada hayatımızda ne gibi değişikler oldu? Dünyada yaşanan haberlerin kaçından haberimiz oldu? Ajanslardan süzülerek gelen haberler, magazin ve dramatize edilmiş sunumlar eşliğinde hepten buharlaşmıştır. Haberler bittiğinde, havaya doğru çıkan bir sabun köpüğüdür, birkaç dakika sonrada patlayacaktır ve yok olacaktır.

Haberler sunumu ve sunanları itibarı ile küçük bir çevrenin eseridir. Bu küçük çevre bir birine bakarak haberleri sunmaya özen gösterir. Onlar için önemli olan izleyici sayısıdır. En çok hangi kanal izlediğini ise, deneklerin sayısı ile orantılıdır. O denek sayısına bakarak kamuoyunun tercihi ortaya çıkmaktadır. Şimdi soru klasik bir hale gelmektedir, tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan çıkar? İzleyici mi haberlerin sunumunu ve içeriğini belirler, haberleri hazırlayan ve sunanlar mı? Ajansların süzgecinden geçerek gelen haberler, ne kadar özgürdür ve özgündür?

Özgür ve yerelden verilen haberler artık tarih sahnesindeki yerini mi almıştır? Günümüzde gazeteciler işin kolayına kaçmış ve teknolojinin nimetlerinden bir tık ile yararlanmaya devam etmektedir. Bir tık haber ise, belirli ajansların denetiminde olduğuna göre, bu ajanları denetleyen ve yönlendiren ideolojinin yerele yansıması olmuyor mu? Global dünyaya biçim verenler, haberleri kontrol ederek, kendileri gibi düşünen ya da düşünemeyen bir izleyici kitlesi yaratmaktadır. İzleyici, olanı düşünmeden ve olanı direkt kendisine almaktadır. İzleyiciye düşünmek için, vakit bırakılmamaktadır. İzleyici arka arkaya gelen haber bültenlerini bir kurgu içinde izlerken, haberin gerçekliğinden uzaklaşmış, bir dizi izler konuma gelmiştir. Dizler ise, hiç iz bırakmayan birer balon köpüğüdür. Balon köpüğünü ölçmek istiyorsanız, sizi en çok etkileyen diziyi anımsamaya çalışın, kaçı aklınıza gelecektir. Belki kahramanların adları sisler arasından size göz kırpacaktır ama onun dışında fazla bir şey anlatmayacaktır. Haberleri izledikten sonra aklınıza hangi haber kalmaktadır? Haberde rol oynayanlar, o olayı yaşamaya devam ederken, izleyici başka bir haberin etkisinde olacaktır. Haber bülteni bittiğinde artık kimse anımsamayacaktır. O an için haber vardır, bittiğinde izleyici başka bir gündemi yaşayacaktır. Belki haber sonrası gelen dizi ile başka bir dünyaya kapısını açacaktır.

Haberlerin sunumu içeriğinden daha önemlidir. İçerik ise, beyinlerimizin arkasına işlerken, sistemin kabul etmiş olduğu ideal bireylere dönüşmekteyiz. Korku içinde yaşayan ve korku ile beslenen hastalıklı bireyler olmaya devam ediyoruz. Korkularımıza, korkular ekliyoruz, cinayet yönetmelerine, yeni cinayet yönetmeleri eklemeye devam edeceğiz, gazetelerin üçüncü sayfası ekranlarda, birinci haber olması tesadüfi değildir. Global dünyanın, evrensel ölçeklere uygun yeni bireyler olmak için çok çaba sarf etmemize gerek yoktur, çünkü bizi o biçime sokacak o kadar çok uyarcı alıyoruz ki, uyum sağlamaktan başka bir yolumuz yok gibidir.


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.