Haftanın DVD’si: Küçük Deniz Kızı Ponyo

Sinemamız çocuk filmi üretemiyor. Çizgi film alanında zaten çok gerideyiz. Bu durum bilinçli ebeveyni de çaresizliğe itiyor, alternatif olmadığı düşüncesiyle çocuğunun sadece Holivud ürünleriyle yetişmesini kabullenmek veya –çeviri kalitesi ve ne kadar denetlendiği külliyen şüpheli- TV ürünlerine sığınmak durumunda kalıyor.

Neyse ki artık alternatif var. Başka hiçbir ülkenin eserini edinemeseniz bile çocuğunuza Japon çizgi filmlerini seyrettirebilirsiniz. O alanda iyiyi, doğruyu bulmak da çok kolay, bir ismi bilmek yeter: Miyazaki…

40 yıldır yönetmenlik yapan Hayao ustanın önemini anlatmaya bu köşenin sınırları yetmez; birkaç bilgi aktarayım:

Japonya’da en yüksek gişe başarısına ulaşan ilk 5 film içinde iki eseri var (Yaptığı çizgi filmler ülkesinde “Titanic” gibi popüler filmlerle boy ölçüşebiliyor). “Sen to Chihiro no Kamikakushi / Ruhların Kaçışı” En İyi Çizgi Film dalında Oskar kazandı ama daha önemlisi, Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülüne değer görüldü (tarihte ilk kez bir çizgi filme bu ödül verildi). “Prenses Mononoke” Yabancı Film Oskarı dalında ülkesinin adayıydı. Ulusal yayın kuruluşu NHK’nın yaptığı bir ankette “Tonari no Totoro / Komşum Totoro” tüm zamanların en sevilen filmi kategorisinde ikinci oldu (Bir Kurosawa başyapıtı birinci olmuştu: “Shichinin no samurai / Yedi Samuray”).

İyi bir öğretmendir Miyazaki, gönül rahatlığıyla çocuğunuzu ona emanet edebilirsiniz. Filmlerinde seyirciyi umutsuzluğa sevk edecek, korkutacak bir şey yoktur. Tersine insanın doğayla ilişkisi, çevrecilik, sevgi, dostluk, barış gibi çok önemli temalar doğru ve pozitif bir bakış açısıyla işlenir… Şiddete ve savaşa karşıdır (ABD’nin Irak işgalini protesto etmek amacıyla Oskar törenine katılmamıştı). Basit hikayeler anlatmaz, yüzeysel karakterler kullanmaz. Kendi ulusunun tarih ve kültürüne meraklı olduğu için sunduğu gerçeklik de, işlediği fantastik öğeler de hayli ilginç, bu ikisinin sentezi şaşırtıcı ve usta işidir. Zaten Hayao-san, düşsel unsurlara “popüler” oldukları için yaklaşmaz, kendi kültüründen aldığı etkileri evrensel temaları irdelemek ve işlemek amacıyla kullanır.

Mükemmelliyetçi ve olağanüstü yaratıcıdır…

10. uzun metrajlı filminde Miyazaki, dişi bir Japon balığı ile 5 yaşındaki bir oğlan (Sosuke) arasında kurulan dostluğu anlatıyor. Balık insan olmayı arzuluyor, ancak bu o kadar kolay değil. Ama Miyazaki evreninde imkansız da değil. Belli koşullara bağlı: Örneğin Sosuke’nin Ponyo’yu balık da olsa, insan da olsa çok sevdiğini, bir başka deyişle “koşulsuz sevme”yi bildiğini kanıtlaması gerekiyor. Balığın ise insan olduğunda sihir gücünü kaybedeceğini bilmesi ve kabullenmesi…

Şu kısa özet bile Miyazaki filmleriyle tanışan bir çocuğun/gencin neler kazanabileceğini, bilinçaltına ne türden mesajların yerleşeceğini anlatmaya yetiyor. Bunlara, harikulade çizimlerin ve muhteşem renklerin o körpe dimağda yaratacağı olumlu etki de eklenecek (Ustanın daha önceki filmlerini izlemiş olmama rağmen, özellikle ilk birkaç dakika ekrana bakakaldım. Abarttığımı sanan olabilir, bir bilgi aktarayım: Filmin ilk 12 saniyesi için çizilen eskizlerin toplamı: 1613 sayfa).

Meraklısına:

Miyazaki dışında güvenilir Japon çizgi film yönetmenleri de var. Onları tanımanın en pratik yolu DVD kapağında “Ghibli” kelimesini aramak. Ghibli, Miyazaki’nin bir başka usta çizgi filmci Isao Takahata ile birlikte kurduğu stüdyonun adı.

Gake no ue no Ponyo/ Ponyo on the Cliff by the Sea/ Küçük Deniz Kızı Ponyo

Senaryo ve yönetim: Hayao Miyazaki
Yapımcı: Toshio Suzuki
Seslendirenler: Tomoko Yamaguchi (Risa), Yuria Nara (Ponyo), Hiroki Doi (Sôsuke), Kazushige Nagashima (Kôichi), Jôji Tokoro (Fujimoto), Rumi Hiiragi (Fujin)
2008 Japonya yapımı, 101 dakika
Yaş sınırı: Yok
DVD firması: Tiglon / Bir Film

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.