Haftanın DVD’si: Rıhtımlar Üzerinde

Marlon Brando’nun anısına…
(3 Nisan 1924 – 1 Temmuz 2004)

IMDB: 8,3 (110. sırada)
Rotten Tomatoes: % 100
Manalı Filmler: 9,5

Holivud uzun süredir böyle filmler yapmıyor (maalesef)…

Öykü rıhtımda, gemileri yükleyen-boşaltan işçiler arasında geçiyor. Yoksulluk, bezginlik had safhada. Bıkkınlığın asıl nedeni işçilerin haklarını koruması gereken sendikanın yöneticilerinin gücü kendi çıkarları için kullanmaları. Sendika ağası mafya babasına dönüşmüş, giderek zenginleşiyor, bu sömürü düzenine başkaldıran öldürülüyor.

Ana kahramanımız devlete ifade veren namuslu bir işçinin “temizlenmesine” yardım eden eski boksör Terry. Öykü boyunca mantığıyla kalbinin söyledikleri arasında zikzak çiziyor, vicdanının sesini susturmaya çalışıyor. Ölümüne neden olduğu gencin kız kardeşine aşık olması işleri daha da karıştırıyor. Bir yanda ona ahlaklı davranmasını öğütleyen Edie ve Peder Barry, diğer yanda ondan çıkarlarına uygun davranmasını bekleyen (sendika ağasının sağ kolu) ağabeyi Charley…

Bu ikiye bölünmüşlüğü Brando öyle bir oynar ki, efsane pekişir (Asıl, bu filmden 3 yıl önce, henüz ikinci sinema filmi olan “A Streetcar Named Desire / İhtiras Tramvayı” ile ünlenmişti)… Ardından “The Fugitive Kind”, “The Chase / Takip”, derken “The Godfather / Baba” gelir, Brando tüm zamanların en başarılı oyuncusu olarak kabul görmeye başlar. Çoğu otoriteye göre bu filmdeki performansıyla Brando, Amerikan sinemasının oyunculuk algısını kökten değiştirmiştir…

Sadece Brando değil, filmin tüm oyunculukları müthiş… Özellikle “İhtiras Tramvayı”nda da birlikte çalıştığı Karl Malden (“I Confess / İtiraf Ediyorum”, “Baby Doll / Taş Bebek”, “Patton”) ve Lee J. Cobb (“12 Angry Men / Oniki Öfkeli Adam”, “Exodus”) izlemesi büyük keyif veren performanslar sergiliyorlar.

Elia Kazan her zamanki gibi gayet usta, ölçülü, duyarlı ve sakin… Hem sosyal meseleleri, hem hayatta bir şey olmak isteyen bir gencin iç çelişkilerini dengeli biçimde işliyor, romantik sahneleri –dönemi için hayli cesur sayılabilecek- şiddet anlarıyla ustaca harmanlıyor…

Sonuç: Mutlaka görülmesi gereken, önemli bir klasik… Tıkır tıkır işleyen, her öğesi çok başarılı bu film, çekilmesinin üzerinden neredeyse 60 yıl geçtikten sonra da seyirciye keyif ve ilham vermeyi başarıyor.

Ödülleri:
En İyi Film, Senaryo, Yönetmen, Erkek Oyuncu, Kadın Oyuncu, Kurgu, Görüntü Yönetmeni, Sanat Yönetmeni dallarında Oskar ödülü; Yardımcı Erkek Oyuncu (Cobb, Malden, Steiger) ve Müzik dallarında Oskar adaylığı
Ayrıca 20 ödül ve 3 adaylık.

Meraklısına:
Amerikan Film Enstitüsü’nün “100 Yıl… 100 Film” listesinde 8. sırada yer aldı. Ayrıca Terry Malloy 22. en iyi film kahramanı, Leonard Bernstein’ın imzasını taşıyan melodiler de 23. en iyi film müziği olarak seçildi.

Elia Kazan senaryoyu önce ünlü oyun yazarı Arthur Miller’a (“Satıcının Ölümü”, “Cadı Kazanı”) teklif etmiş. Miller metni kaleme almış, ancak stüdyo yetkilileri ve FBI, filmdeki kötü adamların komünistlere dönüştürülmesini isteyince senaryoyu geri çekmiş.

Premiere sinema dergisinin Gelmiş Geçmiş En İyi 100 Oyunculuk listesinde Brando, Terry rolüyle 2. sırada yer almış (2006).

On the Waterfront / Rıhtımlar Üzerinde

Yönetmen: Elia Kazan
Senaryo: Budd Schulberg (Malcolm Johnson’ın New York Sun gazetesinde yayımladığı Pulitzer ödüllü yazı dizisinden hareketle)
Yapımcı: Sam Spiegel
Oyuncular: Marlon Brando (Terry Malloy), Karl Malden (Peder Barry), Eva Marie Saint (Edie Doyle), Lee J. Cobb (Johnny Friendly), Rod Steiger (Charley Malloy), Pat Henning (Kayo Dugan)
1954 ABD yapımı, 108 dakika
Gösterim tarihi: Ekim 1956
DVD Firması: Tiglon / Sony Pictures Home Entertainment

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 + 1 =