Haftanın Filmi: Duyguların Rengi

IMDB: 8,0
Meta Critic: % 62
Açık Gazete: 7,0

Çok az istisna haricinde Holivud bir “yapımcı sineması”dır, bu film de ustalıkla hazırlanmış bir “ürün”…

Bundan önce çektiği film hiç beğenilmemiş –ve çok yakışıklı olduğu düşünülen- bir oyuncu-yönetmen var elde; yani “star” yapılmaya her açıdan müsait. Üstelik romanın sinema hakkı da onda (Kendisi Stockett’in çocukluk arkadaşı, romanın telifini daha yayımlanmadan almış). Roman 60 kez reddedilmiş, ama rafa çıkınca çoksatar listelerini alt üst etmiş, sadece ABD’de 5 milyondan fazla satılmış ve 35 ülkede yayımlanmış; yani kitap zaten bir başarı hikayesi…

ABD bu kavrama tapılan bir ülke, Holivud ise başarı hikayelerini dünyaya satmakla ünlü. Sözün kısası, zemin top oynamaya müsait… Üstelik çifte kazanç potansiyeli yüksek: Hem gişede başarılı olunabilir, hem de ödüle doymak mümkün. Malum, Akademi üyeleri de bayılıyor “beyazların yardımıyla hayatı kurtulan zavallı zenci” hikayelerine… Örneğin 2010’da “Precious / Acı Bir Hayat Hikayesi” ve “The Blind Side / Kör Nokta” afişe çıkmış ve ikisi de –gayet vasat olmalarına rağmen- En İyi Film dalında Oskar’a aday gösterilmişti. Dolayısıyla “The Help”, bu ikisinin adeta “devam filmi” (Holivud’da filmler birkaç yılda hazırlanıp çekiliyor, nitekim bu yapıtla ilgili ilk haber Aralık 2009’da Variety’de yayımlanmış)…

Bu üç yapımcıyı, ilk üç “Harry Potter” filminden tanıyoruz. Hayli deneyimli, çok yüksek bütçeli filmlerde çalışmaya alışkın, yani gişeye yönelik film yapmayı gayet iyi bilen kişiler. ABD’nin ve dünyanın “yükselen değerlerini” iyi analiz etmiş ve buna uygun bir paket hazırlamışlar: Kendini uzun yıllardır “özgürlükler ülkesi” olarak tanıtan ABD, Ortadoğu’daki kirli faaliyetini de o ülkelere “demokrasi götürmek” etiketiyle “pazarlıyor”, bu PR etkinliğinin de “sokaktaki adam” üzerinde büyük başarı kazandığı ortada. Akıllıca düzenlenmiş bu dönem filmi de “masal” etkisi yapıyor, seyircinin “zavallı insanlar, ne kadar ağır şartlarda yaşamışlar, oh şimdi ne rahatız” duygusuna kapılmasına neden oluyor, sanki günümüz ABD’si cennet, orada yaşayanlar mutluluktan uçuyor… Tabii ki siyahların toplum içindeki yeri 50 yılda çok değişmiş; otobüslerde ayrı kısımda oturmuyorlar artık, lokantaların kapısında “zenciler ve köpekler giremez” yazmıyor. Ama siyahlar arasında yoksulluk yine aynı, cehalet berdevam, kadınlar hala ikinci sınıf vatandaş…

2010’daki selefleri “bireysel başarı hikayesi” anlatmıştı, “Duyguların Rengi” farklıymış gibi duruyor, oysa özünde o da Skeeter’ın, temel kurallarına uyum sağlayamadığı Misisipi’den kurtulmasını ve ünlü bir yazar oluşunu anlatıyor…

Aynen Stockett’in yaptığı gibi: Jackson, Misisipi’de doğmuş, dadısı zenciymiş, sadece beyazların alındığı bir okulda okumuş, New York’ta yayıncılık sektöründe çalışırken bu romanı yazmış (Evlerinde çalışan zenci hizmetlinin “kişiliğini ve hayatını ondan izinsiz yazıp üstelik bir Disney filmine dönüştürdüğü” gerekçesiyle açtığı dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş).

Sonuç: Bir grup beyazın, zencileri kullanarak başarı ve servetlerine ciddi bir ek yapmaları… Ama filmi kötü bulmak imkansız olduğundan, bu hal ekipteki siyahların da işine yarıyor.

Yönetmenin yetenek ve tecrübe eksikliğini, muhteşem oyuncularla kapatmışlar. Film zaten teknik açıdan benzerlerinden zayıf değil. Anlatılan öyküler yürek yakan cinsten, ayrıca dozunda komedi de var, sevimli çocuklar da, güzel kadınlar da…
Velhasıl: Alan razı, satan razı…

Ödülleri:

En İyi Film, Kadın Oyuncu (Davis), Yardımcı Kadın Oyuncu (Spencer ve Chastain) dallarında Oskar adaylığı
Amerikan Film Enstitüsü Yılın Filmi Ödülü
Ayrıca 35 ödül ve 53 adaylık.

The Help / Duyguların Rengi

Senaryo ve yönetim: Tate Taylor (Kathryn Stockett’in aynı adlı romanından)
Yapımcılar: Michael Barnathan, Chris Columbus, Brunson Green
Oyuncular: Emma Stone (Skeeter Phelan), Viola Davis (Aibileen Clark), Bryce Dallas Howard (Hilly Holbrook), Octavia Spencer (Minny Jackson), Jessica Chastain (Celia Foote), Ahna O’Reilly (Elizabeth Leefolt), Allison Janney (Charlotte Phelan)
2011 ABD, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ortak yapımı, 146 dakika
Gösterim tarihi: 10 Şubat 2012

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.