Hakkınızı helal ediyor musunuz?

Hakkınızı helal ediyor musunuz?

0
PAYLAŞ

1974 yılında Taşkent’te evlerinden zorla alındıktan sonra Rumlar tarafından katledilen Aydın Ahmet ile Bekir Ahmet geçtiğimiz günlerde toprağa verildi.

Daha 30’larına varmadan, hayata doymadan, yavrularından koparılıp alınan şehitler sessiz sedasız girdi ebedi istirahatgahlarına.

Aydın Ahmet’in oğlu Ramadan Kayıplar, cenaze namazı öncesinde yaptığı konuşmada, kendisi 2 aylık ağabeyi ise 2 yaşındayken babasının ve amcasının evlerinden zorla alındıklarını ve o günden sonra babasından hiç haber alamadıklarını söyleyerek, “Hiç bir çocuk babasız kalmasın” dedi.

(Bir şey ifade eder mi bilmiyorum ama oğlunun soyadını tekrarlıyorum: “Kayıplar”)

39 yıl sonra bulunan şehitlerin cenazesinde mahşeri bir kalabalık olduğunu sandıysanız, yanıldınız.

Oldukça mütevazi bir törenle toprağa verildi şehitler.
Fotoğraflara baktım, hiçbir siyasetçiyi göremedim.
Adayları tanıtacak, o basın kuruluşu senin, bu basın kuruluşu benim gezecekken, 39 yıl sonra bulunan şehitlere vakit ayırmak, vakti boşa harcamakla eşdeğerdi besbelli.
Şeytan bu, aklıma düşürdü. Hani hoca cemaate sorar ya, “mevtaya hakkınızı helal ediyor musunuz” diye. Şehitlere sormalıydı bu kez, “bu topraklarda sizlerin sayesinde özgürce yaşadıklarını unutan bu kişilere, sizler sayesinde seçim yapacak ve kendi kendini yönetecek hale gelen bu millete, sizler sayesinde kendi Meclis’inin koltuklarında oturabilen bu siyasilere hakkınızı helal ediyor musunuz?..”

***

Taşkent, Atlılar, Sandallar katliamdan öte, soykırım kelimesinin tam anlamıyla karşılık bulduğu üç köy. Ne var ki Kıbrıs sorununun 1974’den, yani Barış Harekatından sonra çıktığını kaydeden Rumlar, bırakın Kıbrıslı Türklere yaptıkları mezalimleri anlatmayı, tüm dünyayı yalan dolan senaryolarla kandırdılar.
Ancak gün oldu, devran döndü. TAK’ın haberine göre, Avrupa İnsan Hakları Komitesi (AHİM), Taşkent-Terazi-Tatlısu katliamı davası hakkında Rum Hükümeti’nden 3 Temmuz tarihine kadar savunma istedi. Taşkent Kayıp Yakınları Komitesi, 15 Ağustos 1974 tarihinde iki otobüse bindirilerek götürülen ve kurşuna dizilen Taşkent-Terazi-Tatlısu şehitlerinin yakınları olarak AİHM’e yaptıkları başvuru neticesinde, AİHM’in 3 Temmuz tarihine kadar Rum Hükümeti’nden savunma istemesinin “önemli bir gelişme olduğunu” duyurdu.

Toplam 247 kayıp yakını tarafından yapılan başvuruda, Rum Yönetimi’nin olaylara ilişkin etkin soruşturma yapmadığının belirtildiği ifade edilen komite açıklamasında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını koruyan 2. maddesinin ve adil yargılanma hakkını güvence altına alan 6. maddesinin ihlal edildiği kaydedildi. Davada ayrıca Rum tarafının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin diğer maddelerini de ihlal ettiği belirtildi.

Açıklamada ayrıca, AİHM’in Rum Hükümeti’ne 23 Mayıs 2013 tarihinde savunmasıyla ilişkili mektubun gönderildiği, AİHM’in, mektubunda Rum idaresinden 3 Temmuz 2013 tarihine kadar savunma istediği ve özellikle kayıplarla ilgili soruşturma açılıp açılmadığı, açıldıysa hangi adımların atıldığı, alınan DNA örnekleri ile ilgili hangi işlemelerin yapıldığı, bu örnekleri geri alma veya imha edilmesini talep etme olanağının bulunup bulunmadığı yolundaki soruları gönderdiğini kaydeden Komite, Rum Hükümeti’nin savunmasını 3 Temmuz 2013 tarihine kadar tamamlamasını istedi.

AİHM’in içimize su serpen bir başka ifadesi de, özellikle kan örneklerinin bugüne kadar sorgusuz sualsiz (halen) Rum Yönetimi’nin elinde olmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri başta olmak üzere Avrupa Konseyi’nin bu konudaki hukuki düzenlemelerine de aykırı olduğu.
Özetle, evlerinden, yuvalarından alınarak katledilen silahsız, masum şehitlerimizin rahatça uyuyacakları günler yaklaşıyor.
Cenazeleri bulunsa da, bulunmasa da, cenazelerine gelen olsa da olmasa da haklarının arandığını bilmek yetecek onlara…

BİR CEVAP BIRAK