Haliç’e otel ve cami ihalesi tamam!

Haliç’e otel ve cami ihalesi tamam!

0
PAYLAŞ

Önceki gün gerçekleştirilen Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi ihalesinde, Cengiz İnşaat-Taca İnşaat-Galeri Kristal ile Sembol Uluslararası Yatırım-Ekopark Turizm-Fine Otelcilik ortak girişim grupları teklif verdi, Doğuş Holding ise ihaleden çekildi. İhalenin 10 gün içinde sonuçlanması bekleniyor. Günlerdir tartışılan Haliç tersaneleri işçilerinin Kurtuluş Savaşı döneminde aralarında para toplayarak katkı sağladıkları ortaya çıktı.

Hürriyet’in haberine göre ihale komisyonu başkanı, Altyapı Yatırımları Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Eyidoğan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen ihalenin başlangıcında yaptığı açıklamada, İstanbul Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi’nin 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkındaki Kanun ve 2011/1807 Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde ihale edileceğini bildirdi.

İHALE 10 GÜN SONRA SONUÇLANACAK

Projeyi almak için Cengiz-Taca-Galeri Kristal ve Sembol-Ekopark-Fine Otel konsorsiyumları yarışacak. İhalenin ne zaman sonuçlanacağının sorulması üzerine Tahan, “En geç 10 gün içinde” dedi. Projenin maliyetiyle ilgili soruya Tahan, ortaya çıkacak kesin bedelin, firmaların yapacağı tasarım çalışmalarından sonra netleşeceğini söyledi.

HALİÇ, TÜRK İŞÇİ SINIFI TARİHİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Kamuoyunda bir süredir tartışılan ihale, Haliç Tersanesi’nin tarihsel önemini de bir kez daha gündeme getirdi. Türk denizciliği için çok önemli bir merkez olan Taşkızak Tersanesi’nde işçilik ve sendikacılık yapan şair- yazar Sennur Sezer, 1959, 1965 yılları arasında Haliç günlerinin kişisel tarihinin yanında Türk işçi sınıfı tarihi açısından da çok önemli olduğunun altını çiziyor.

NAZIM’I VE İKİNCİ YENİ’Yİ TARTIŞAN TERSANE İŞÇİLERİ

Haliç tersanelerine ilişkin kaleme aldığı yazılardan birini bizimle paylaşan Sezer, “Tersaneliyim Ben, Taşkızaklı” başlığını taşıyan yazısında, ilk işyeri olan Taşkızak günlerini şöyle anlatıyor: “1959 yılının 1 Mayıs’ından önce ‘Taşkızak’lı oldum, tersanenin ikmal bölümüne girdim… İşletmede çalışan ağabeylerle muhasebeci ağabeyler, ilk iş yerimdeki öğretmenlerim oldular. Sanırım bir ikisi, yolları üniversiteye düşenlerdendi. Nâzım’ı ezbere, o sıra gündemde olan İkinci Yeni şiiri de dalga geçecek kadar biliyorlardı. Bana sordukları her iki soruda da çuvallayınca ayıplamayıp anlattılar. İlk soruları 1 Mayıs’la ilgiliydi. Bahar Bayramı dedim, güldüler. Anlattılar. İkinci soru Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk grevdi. Böyle bir soruya cevap vermeyi denemedim bile. Onlar da bu ilk grevin bu fabrikada yapıldığını söylediler; 1872 yılında… Sebep, tersanede çalışan işçilerin aylarca ücretlerini alamamalarıymış. (Sonradan bu ilkler üzerine tartışılsa da tersane grevi, tarih bakımından ikinci olmakla önemini yitirmiyor. Uzun süren bir grevdir. Aileler de gösterilere, direnişlere katılmıştır.)

TERSANE İŞÇİLERİ KURTULUŞ SAVAŞI İÇİN PARA TOPLAMIŞLAR

Bilirsiniz, toplumsal mücadele tarihimizde 1872-1907 dönemi grevlerinin özel bir yeri vardır. Bu dönemin işçi örgütlenmeleriyle grevleri, Türk tarihinin ilkleri sayılır. Bu sürede gerçekleşen 50’ye yakın grevden 10’unu harp sanayi işçileri gerçekleştirmiştir, 8’ini tersane işçileri…

Birinci Dünya Savaşı sonrasında da 1919 Ekim ortasında Kasımpaşa Tersanesi işçileri greve gitmişler, greve 1300 işçi katılmış. İmparatorluğun çöküş dönemindeki bu işçi örgütlenmelerinin pek anımsanmayan yanlarını anlattılar ağabeyler. Tersane işçileriyle Zeytinburnu Harb İmalatı Fabrikası işçileri (belki bir iki küçük grup daha) kendi aralarında yardımlaşma sandıkları kurmuşlar. Böylece oluşturdukları fonlarla Kurtuluş Savaşı’na katkı sağlamışlar.

İŞGALE KARŞI DİRENİŞ GÜNÜ: 1 MAYIS

Ben sonra bulabildiğim kaynaklarla pekiştireceğim bu bilgileri dinlerken, beni şaşırtan bir şey daha söylediler: 1 Mayıs geleneği… Kurtuluş Savaşı yıllarında işgal kuvvetlerine karşı mücadele için ellerindeki her olanağı kullanan harp sanayii işçileri, 1920-1922 arasında işgalcilere karşı bir direniş günü biçiminde kutlanan 1 Mayıs gösterilerine de katılmışlar. Koşulların kötülüğüne karşın İstanbul, Adapazarı vb. yerlerdeki kutlamalara katılan işçiler, çeşitli tutuklama ve baskıları da yaşamışlar. Hemen düşünebileceğiniz gibi 16 yaşındaki bir yeni yetme olarak, kendimi dünyayı fethetmeye çıkmış allameyi cihan saysam da, bu gayriresmi tarihin ayrıntılarıyla elbette afallamıştım.” (Sennur Sezer, Evrensel- 15/07/2007)

BİR CEVAP BIRAK