Halk uyursa, muhalefet horlar (!)

Halk uyursa, muhalefet horlar (!)

0
PAYLAŞ

AKP hükümetinin hemen her gün değiştirmeyi gelenek haline getirdiği “gündem saptırma” taktikleri bıktırıcı noktaya taşındı artık.
“Gündem saptırma” veya “gündem sektirme” diyebileceğimiz bu taktikler sonucu, gerçek ve hayati sorunlar erteleniyor ama halk bunu algılayamıyor.

Nasıl oluyor?
İşte bunun net şekilde ortaya konması ve basit şekilde anlatılması gerekiyor.

Dış politikada yeni bir vizyon ortaya koymaya çalışan AKP hükümeti, Ahmet Davutoğlu’nu Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturttuktan sonra “Komşularımızla sıfır sorun siyaseti izleyeceğiz ve bunu gerçekleştireceğiz” diye iddialı bir adım attı.

Görüldü ki geçtiğimiz on yıl içinde AKP iktidarı bölgede “sıfır sorun” üretemedi.
Komşularla sorunlar diz boyu.
Zaten “sıfır sorun” bir kandırmacaydı.

En tehlikeli ve sıcak olay Türkiye-Suriye ilişkileri.

AKP iktidarının başı Başbakan Erdoğan, Suriye konusundaki gelişmelerin perde arkasını halktan gizlerken, hemen Kürtaj ve Sezaryen konusunu gündeme taşıdı.

Halkın dikkatlerini başka tarafa çekme taktiğinden başka bir şey değildi bu.

Sade vatandaş ateşli bir “kürtaj ve sezaryen “ tartışmasının göbeğinde bulunca kendisini, dikkatlerini tamamen bu yöne teksif etmek zorunda kaldı.

Bunun böyle olacağı iktidar ve ona akıl verenler tarafından bal gibi biliniyordu ve iyi planlanmıştı.

Erdoğan ve bazı bakanlar tartışmayı görsel ve yazılı medyada tüm boyutları ile sürdürürken, ülkenin çok da önemli ve hayati sorunları ıskalanacak (!) değildi tabii ki.

Bu arada mesela Türk Hava Yolları grevi alevlenmişti. İşi bırakma eylemi iktidarın başını ağrıtıyordu.

Kürtaj-mürtaj derken THY çalışanlarının grev hakkı birkaç saat içinde kaldırıldı. Üç maddelik bir metinle…

Sezaryen-mezaryen derken, Aselsan olarak bilinen milli kurumumuzun yüzde 51 hissesi elden çıkarılmıştı bile. Hem de İsrail’e satıldı bu hisseler. Hani şu anda “kanlı-bıçaklı” durumda olduğumuz İsrail’e. Demek ki bu ülkeyle “sıfır” olmasa bile sorunlarımız azalmıştı. (!)

Kürtajın çıkarılacak bir yasayla yasaklanması görüşü, AKP’nin üst yönetimi ile din adamlarından gelen fetva ile harmanlanıp piyasaya sürülünce, bu kez gözle-kaş arasında Kentsel Dönüşüm Yasası yürürlüğe girmişti bile. Meclise ne zaman geldi, ne zaman tartışıldı. Muhalefet ne yaptı? Hiç bir şey halka intikal etmedi. Milyar dolarların döndüğü bu “dönüşüm” nasıl dönüştü kimse bilmiyor.Ama yasa çıktı. Şimdi herkes yasaya uyacak. Çünkü yasa yürürlüğe girince halkın bunu bildiği kabul ediliyor nasılsa.

Bitmedi…
En önemlisi “iki ara bir dere” döneminde Üçüncü Boğaz Köprüsü İhalesi tamamlandı.
Hani şu Bolu Tüneli inşaatını yıllarca bitiremeyen Italyanların Astaldi Firması’na verildi Üçüncü köprü.

Özetle halkımızın pek de haberi olmadan, vatandaşı bırakın sivil toplum kuruluşları ve medyanın henüz tartışmadığı veya nal topladığı ana sorunların şıpınişi çözümü, kürtaj-Sezaryen tartışması sırasında halledildi ve sonuçlandırıldı.

Suriye konusunda neler yapıldı?
İç ve dış temaslarda neler kotarıldı?
PKK ile ilgili neler konuşuldu?
Kürt sorunu ve BDP milletvekilleri için neler planlandı ?

Bunların hiç birinden haberimiz yok.
Oldu-bittiler bile gözlerden kaçırılıyor.
Gündem devamlı saptırılıyor.
Bu işi iktidar devamlı yapıyor.
Halk da devamlı yutuyor.
Yani halk uyutuluyor veya uyuyor.
Ya muhalefet?
Muhalefetime (!) söz söyletmem.!!!
Söyleyenin de ağzını yırtarım (!)…

BİR CEVAP BIRAK