Halklar kortejinde Taksim’e yürümek

-Mayisi Ndg’a 2012-

LAZURİ MEKTEİ Aktivistleri olarak, geçen yıl 1 Mayıs 2011′ de, Taksim’deydik. ilk kez , 1 Mayıs Kortejinde Laz Kimliği ile yer almıştık.

Nana-Nena Guri Nek’na ! / Anadil yüreğin kapisidir ! Pankartını açmıştık.

Bu Eylemin heycanı ve yüklediği görevler, tüm sene boyu devam etti.

Bu yıl ki 1 Mayis’da Halklar Kortejinde TAKiM’e yürümek de bir başka coşku vardı. Bir Halklar Hapishanesine dönüştürülen, Coğrafyamızın bizim bildiğimiz hemen tüm renkeleri bir aradaydık:

Pomaklar, Araplar, Zazalar, Aleviler, Çerkezler, Gürcüler, Hemşinliler, ve bir çokları .

Tabii ki biz Lazlar da .

LAZURİ MEKTEBİ Aktivistleri sene başından beri HALKLARIN ANAYASASI Çalışmalarına odaklıydılar. Laz Kurumlarının, Anayasal Taleplerini bu ortaklaşa çalışmaya taşımışlar önemli bir görevi üstlenmişlerdi.

Bu yıl, gerekli olduğu gibi bahar başlangıcında gelemedim Kadiköy’e. Yaşam işte kimi zaman engebeler ile dolu. Her istediğin anda gerekli görevleri üstlenmen mümkün değil. Geldiğimde Nisan ayı başlamıştı. Kaldığımız yerden Lazca Derslere devam ettik. Bir yandan da, Aktivistlerimizin yoğun 1Mayis hazırlığı vardı.

LAZURİ MEKTEBİ, Lazca Eğitim için, mütevazi bir Model- Proje olarak yola çıksada, geldiğimiz noktada verimli bir adım olarak Laz Kültür Hareketi içinde yerini aldı. Toplumsal düşünen Genç Lazlar için bir çekim merkezi oldu.

Geçen yıl ilk deneyimlerini yaptığımız Lazca Sloganlar ile 1 Mayis’ a gitmede bu yıl çok daha zengin bir deneyime dönüştü:

Halklar Kortejine.

Halklar Kortejinde TAKSİM’e yürümek, biz LAZURİ MEKTEBİ Aktivistleri için bir çoğalmaydı. Bu açamaya ulaşmamızda, sene başından bu yana yoğun bir

şekilde devam eden, HALKLARIN ANAYASASI Çalışması sağlam bir temel oluşturdu.

Bu değerli ortaklaşa çalışmada emeği geçen tüm Halkların Platformlarına, bir Laz Aktivist olarak, yürekten teşekkür etmek istiyorum. Bu Dil ve Kültür zegini coğrafyayı yoksul ve çorak bir alana çevirmek isteyenlere verilecek en önemli cevap budur:

Bu Kapitalist Sisteme karşı dururken, ortak payda da birlikteliği pekiştiren adımlar atmak.

Bizler, LAZURİ MEKTEBİ Aktivistleri,1 Mayıs 2012 de de,

Nana Nena Guri Nekna! / Anadil Yüregin Kapisidir! Pankarti ile yürüdük.

El-Dövizlerimiz de, ise;

-Hasan Xelimişi

-Yasar Turna

-Cihan Alptekin

-Kazim Koyuncu

-Ve Metin Lokumcu’nun resimleri vardi.

Laz Dili ve Kültürü’nün Unutulmaz Değerleri Adları ile Haykırışlar da anılırken, Kortejimiz hepbirlikte:

-Hak oren / Burda ! diye haykırdı.

Laz Kadını resimleri ile taşıdığımız el dövizleri ise, adeta Kortejimizin Kadın agırlıklı duruşuna denk düşüyordu. Bir ara kendi aralarnda espiri yapan arkadaşlar “Laz erkekleri nerede?” diye sorarar.

Bu yıl da, kendini bize yakın bulan farklı Kültürlerden dostlarımız, aramıza katıldı. Yürüyüş selinde, Lazca Sloganlarımız da her yerden yükselen direniş seslerine karıştı:

-Sk’idas Mayisi Ndg’a // Yasasın 1 Mayıs!

-Lazuri Nena P’anda Sk’idasen ! / Lazca Daima Yaşayacak !

-Naşk’vit G’alepe Çacxalas !/ Birakın Dereler Çağlasın !

– Hes’i var do Nosi Otanams ! / Hes değil Akil Aydınlatır!

1 Mayıs bir Eylam Günü. Haftalarca sürer hazırlıklar, biz de öyle yaptık. Yoğun bir hazırlık ardından geldik yürüyüş alanına. Ancak her Eylemin doğal gelişen bir yanı da vardır:

Hazirladigimiz Sloganlara dogaclama Sloganlar eklenir zaman zaman :

-3’ari : şk’uni / Su: bizim

-Zug’a : şk’uni / Deniz : bizim

-Let’a : şk’uni / Toprak : bizim

-Ç’umanepe: şk’uni / Yarinlar : bizim

Bir ara Kortejler arası Sloganlar birlikte yükselir: Arkadan gelen “Çerkezce Egitim İstiyoruz” Sloganına katiliriz. Bizim aramızdan yükselen “Lazca Eğitim İstiyoruz ” Sloganina ise Çerkez Hakları Platformu da katilir. Daha sonra arkadan tulum sesi ile Halklar Kortejini şenlendiren HADİG Kortejine sesleniriz Lazlar ve Çerkezler : “Hemşince eğitim de istiyoruz ! “

Gözümün ulaştığı kadar tüm Halklar Korteji hep beraber:

“Yasasin Halkların Kardesliği !” sesleri yükselir, Şisli’den TAKSİM’e akan yollarda. Bu ender güzelliğe şahit olmak, insana yaşam gücü veriyor.

Her Halkın bir kaç Platformu vardı. Kendi aralarında mesafeli de olsalar, bu oluşumlar,1 Mayıs’da aynı Kortejde bulunuyordu. Gürcü Platformlerı, Çerkez Platformları vb. Biz Lazlar acısından ise belirleyici olan, 1 Mayıs’a katılmaktı. Lazlardan TANURA Dergi Çevresinin katılması bizde sevinç yaratsada, mesafeli duruşun en azıdan 1 Mayıs Eyleminde aşılamaması, iyi bir tablo değildi.

Bu önemli Eylem gününde, kurum olarak temsil edilmeyen Laz Kültür Derneği ve SİMA -Laz Vakfi -‘ndan arkadaşları gözüm aradı tabii ki. Laz Kültür Derneği Başkanı, Memedali Bariş Beşli ise bireysel katılımla yetinir. Laz Dernek ve Kurum’larının sistem karşıtı mücadele alanlarından uzak durmaları, Laz Kültür Hareketi’nin yıllardır aşamadığı ciddi bir sorun.

Toplumsal mücadele alanlarına mesafeli bir duruş ile Anadil ve Kültür

Mücadelesi vermek, sistem karşıtı muhlif bir duruş olmadan, Laz Dili Kültürü Çalışmalarını yürütmek, bu alanı bir Nostalji olmaya mahküm etmek demektir.

Sanırım bu konu ancak bir bilinç sıçraması ile aşılacak ve bu görev de yeni yetişen Laz Kuşağının önünde duran bir görevdir.

Bu alanda en sağlam duruşu sergileyen Laz Kurumu ise Almanya’da örgütlü LAZEBURA Birliği dir. (Laz Dili ve Kultürünü Koruma ve Yaşatma Derneği) Ancak bu arkadaşların buradan uzak olmaları, Memleket Gündemine katkı sunmalar kısıtlıdr.

Gecen yıl ki 1 Mayıs’dan, Çerkez ve Gürcü Platformlara aşinaydim. Bu yıl beni en çok sevindiren Hemşinli arkadaşların HADİG Derneği bünyesinde örgütlü olarak, aramızda olmalarıydı. Tulumu ile horonu ile, çay sepeti, oyalı yazması ile Hemşinli kadınlar tüm Karadeniz Kıyı şeridine dikkat çekiyorlardi. Suyumuzun gasb edilmesine horonlar ile isyan ediyorlardi.

Doğrusu bu Kortejde, Karadeniz İsyandadir Platformu ( KİP ) den dirnçli gençleri ve mavi-siyah Flamalarını aradm. Çevre mücadelesi Toplumsal mücadele alanlarından kopuk olur mu hiç? Yine de her bireysel katılımı sevincçe karşıladım.

Güneşin sıcaklığı ile pekişen sevecenlik, yürekten yüreğe yayılarak büyüyen, yürüyüş selinden derin bir coşku, içimize dolar.

Seksen öncesinden hatırladığım o derin coşku !

Ve LAZURİ MEKTEBİ Aktivistlerinin bir El-Sanati kıvamındaki, bir iş-kollektifinde, saatlerce emek vererek hazırladıkları rengarenk Ana Pankartımız Kortej boyu yürüyüşe katılanların ilgisini çekiyordu:

Nana-Nena Guri nek’na / Anadil Yüreğin Kapısıdır !

Gerek Aktivistlerimiz, gerekse Laz Kotejine katılarak bize destek veren değişik kültürlerden dostlarımız, Halklar Kortejinde yakaladıkları pozitif enerjiyi geleceğe taşıyacaklardır.

Halklar Korteji boyunca, HALKLARIN ANAYASASI Çalısmasının hazırladığı ve TBMM Uyum Komisyonuna sunulan Bildirge, Halkların Anayasal Taleplerini, imzaci Kurum ve Şahsiyetleri içeren Bildiri dağıtıldı. Aynı Halklar Korteji kadar renkli ve bilinç taşıyan bir Bildirge ! İşte böylece, gelecek sosyalist

toplumunun nüveleri, bu alanlarda oluşmaktadır.

Halklar Korteji’nin paralelinde değişik sosyalist platformların kortejleri zaman zaman dikkatimizi çeker kimi temel talepleri ifade eden Sloganlara katılırız, kimi devrimci şarkıları birlikte söyleriz.

“İşte bir sabah, uyandığımda, Çav Bella, Çav Bella…

içimden yüreğimdeki dille söyleyerek gider adımlarım:

“Ar ç’umanişi, gamapk’u3xaşii, Çav bella Çav Bella….

Emek Mücadelesi, ancak Halkların Mücadelesi ile birlikte ele alınırsa özlemini duyduğumuz bir dünya, gerçek olur. Bu iki Ana Mücadele alanı ise, Kadın Özgürleşmesi ne kadar mesafe alırsa, o kadar basarısı garanti edilecektir.

Mayisi Ndg’as P’olis, bort’i. P’olişi Guri TAKSİMİs, /

1 Mayıs da İstanbul’daydım, İstanbul’un yüreği Taksim’de

Xolo ti hak biz’irat !

Yine 1 Mayıs’larda görüşelim…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.