Hanedan son yolculuğa AKM’den çıktı

PAYLAŞ

Hanedan’ın son yolculuğu Atatürk Kültür Merkezi’nden


FARUK ESKİOĞLU / LONDRA (9.2.2006) – 6 asırlık Osmanlı hanedanının sürgündeki üyelerinden Londra’da yaşamını yitiren Dürrüşehvar Sultan’ın cenazesi Londra Atatürkcü Düşünce Derneği’nin toplantı mekanı Atatürk Kültür Merkezi’nin de bulunduğu İngiltere Türk İslam Vakfı Shacklewell Camii ve Kültür Merkezi’nden kalktı.


92 yaşında Londra’da yaşamını yitiren Dürrüşehvar Sultan’ın kamuoyunda Şeyh Nazım Camisi olarak da bilinen camideki yıkanma işlemleri ve mezarlığa kadar yolculuğunda yalnızca hizmetçisi ve şoförü eşlik etti.


KÜÇÜK BİR TOPLULUK VARDI


Türk mezarlığı olarak da bilinen Brookwood Cemetery’de (Mezarlığı) cenazeyi Dürrüşehvar Sultan’ın ailesi ve yakınları karşıladı.


Burada kılanan namazın ardından Prenses Dürrüşehvar Sultan’ın cenazesi , Haydarabad Nizamı’nın ailesine ait bölümde kendisi için ayrılan mezara defnedildi.


Cenaze törenine, Prenses Dürrüşehvar Sultan’ın, 8’inci Haydarabad Nizamı olan oğlu Mir Barkad Ali Han Mükerrem Cah , kayınbiraderi Keramet Cah, torunları Ferhat, Rafet, Azmet ve Shehkar ile yakın dostlarından oluşan küçük bir topluluk katıldı.


DÜRRÜŞEHVAR SULTAN?


Dürrüşehvar Sultan’ın babası Abdülmecit, Vahdettin’in yurtdışına kaçması üzerine 18 Kasım 1922’de halifeliğe seçilmişti. 3 Mart 1924’te halifelik ortadan kaldırılıp hanedan üyelerinin yurt dışına çıkarılması kararı alınınca önce İsviçre’ye, sonra Fransa’ya gitti.


Anadolu ve dört kıtada 6 asırdan fazla hüküm süren Osmanlı’nın son hanedanları 431 sayılı kanun uyarınca yurtdışına sürgüne gönderilmişti. Son halife Abdülmecit de, İstanbul’dan ayrılırken 9 yaşındaki kızı Dürrüşehvar Sultan, oğlu Şehzade Ömer Faruk ve kadınlarını yanında götürmüştü.


Abdülmecid dini yasağa rağmen çocuklarının yağlıboya tablolarını yaptırtmıştı. Tablolarından birine kızı Dürrüşehvar Sultan bir gecelikle bir diğerinde kızı dizinin üzerinde bir etekle yansıtılmıştı. Ömer Faruk ise çok o dönemin çok modern şortlu, ceketli bir kıyafetiyle tabloda yerini almıştı.


Abdülmecit 23 Ağustos 1944’de sürgünde bulunduğu Paris’te öldü. Vasiyetine rağmen cenazesi Türkiye’ye kabul edilmeyince, Paris’te 10 yıl bekledi ve sonra Medine’ye gömüldü. Dürrüşehvar Sultan’ın babasının cenazesini Türkiye’ye getirmek için yoğun çaba göstermişti. Dürrüşehvar Sultan İstanbul’ a gelerek Savanora yatında İsmet İnönü’yü ziyaret ederek kendisinden babasının vatan toprağına gömülmesini rica etmişti. İsmet İnönü ise halk tarafından mezarının bir ziyaret yerine dönüştürebileceği endişesiyle teklifi kabul etmemişti. Abdülmecit’in cenazesi 10 yıl Türkiye’ye götürülmek için bekledikten sonra Hindistan Hükümeti’nin araya girmesiyle Suudi Arabistan makamlarından izin alınarak Medine’deki Cennetü’l-Baki kabristanının içindeki Ali Aba’nın ayak ucuna defnedildi.


Tarihçi İlber Ortaylı’ya göre Dürrüşehvar Sultan sürgündeki hanedanlardan şanslı sayılanlardandı. Ortaylı şöyle diyor: “Kimi süründü, kimi kabiliyetiyle hali vakti yerinde bir yaşama kavuştu. Fakat hepsi çocuklarını okuttular. Saray şivesiyle Türkçeyi ve adetlerimizi öğrettiler. İçlerinde Şehzade Ömer Faruk Efendi ve Sabiha Sultan’ın üç kızı Neslişah, Hanzade, Necla sultanlar ve halifenin kızı Dürrüşehvar Sultan gibi Mısır prensleriyle ve Haydarabat nizamıyla (hükümdarıyla) evlenerek hükümdar hayatına devam edenler de oldu.”


Dürrüşehvar Sultan Haydarabat nizamıyla evlenerek Londra’da yaşamını sürdü. Berar Prensesi ünvanıyla Buckingham Sarayı’ndaki davetlere katıldı. lAvrupa’daki Türk sanat etkinliklerini izledi.

CEVAP VER