HANGİMİZİN HAYATI KOLAY Kİ?

FATMA YÜKSEL / LONDRA – Herkes kendi yaşadığı acıyı en büyük acı sanıyor. Oysa ki Neslican Tay sizden bir şey rica etmişti hatırlayan var mı? “Kendinizi sevin, özellikle de benim için sol bacağınızı sevin” demişti.

20 Eylül 2019 yılında hayatını kaybeden Neslican “ben bir bacakdan ibaret değilim ki… Çok daha fazlasıyım!” diyerek bir çoğumuza ışık oldu, umut oldu.

Sol bacağının kesilmesine neden olan kanser hastalığına karşı yürüttüğü mücadelesi ve azmi, beni kendisine hayran bıraktı. Neslican bana umut oldu ve onu kendime örnek aldım.

1980 yılında Elbistan’ın bir köyünde dünyaya geldim. 1987 yılında, köyümüzden çıkıp Kıbrıs’a göç ettik. 5 kardeşin en büyükleri bendim. 12 yaşımda, Kıbrıs’ta trafik kazası geçirdim ve iki ay komada kalıp çıkınca hafıza kaybı yaşadım. Eğitim hayatım o gün sona ermekle birlikte öğrendiklerim de silindi gitti hafızamdan. 12 yaşımdan itibaren ailem ne iş yaptıysa onlarla birlikte ben de çalıştım. Eğitim, okul, sıralarda oturmak, kantin, arkadaşlarla bir şeyler paylaşmak nasıl bir duygu bilmiyorum artık, hiç yaşamamışım gibi yok silinmiş.

Çalışıyorum ve gayet eğlenceli geliyor, kısacık boyumla portakal kasaları taşıyorum, çevremdeki yetişkinler gaz veriyor “Fatoş’a bak nasıl da taşıyor”. Seviyoruz gaz vermeyi. Biri bir gün çıkıp demedi ki bu çocuk neden okulda değil de portakal kasalarının altında. Bende sormadım o yaşta işime geldi. 2 yıl sonra Türkiye’den yaptığımız göçe yenisi eklendi, Kıbrıs’tan İngiltere’ye göç ettik. İngiltere yeni umutlar demekti, belki de yarım bıraktığım eğitim hayatıma yeniden başlayıp okuyup güzel bir kariyer yapmam için büyük bir fırsat sunacaktı bana.

Toplumsal kurum ve kuruluşlara takıldım, kültürel faaliyetlerde yer aldım. Okula, eğitimden çok İngilizce öğrenmek için gittim. 17 yaşımda hayatımın aşkı ile tanışıp 18 yaşımda evlendim. İki satıra nasıl sığar ki koca bir ömür. Evliliğimiz 4 çocuk ile şenlendi, aşkı erken tükettik ve bitirdik. Hikayem tamda bitti dediğim bir anda başladı, artık 4 çocukla tek başına mücadele vermek zorunda kalan bir kadındım.

Ayrılır ayrılmaz fish and chips’de iş bulup çalıştım. Sabah 10’da başlıyor 2’de eve dönüp çocuklarımı okuldan alıp yemeklerini verip tekrar işe dönüyordum. Bir süre böyle devam ettim. O zamanlar yaşadığım şehir Cambridge artık üstüme üstüme gelmeye başladı. Çok ağır bir iş, uzun saatler ayakta olmak, çocuklarıma yeterince vakit ayıramamak daha fazla düşünmeme, üzülmeme ve yorulmama sebep oldu. Ani bir kararla annemlerin yanına Londra’ya taşınma kararı aldım. Büyük kızımın desteği ile hiç kimseden yardım almadan taşıdık evimizi. Taşınma işlemlerinden dolayı borçlandım kredi kartlarına yüklendim. İş bulup çalışmam gerekiyordu. İlk bulduğum işe girdim bir kafede garsonluk işi. Canla başla mücadele etmeye, kendime ve çocuklarıma yetmeye devam ettim.

Sonra bir gün delice bir şey yaptım. Bizim fm’den Bedran Çullu’ya ulaştım ve ben radyo programı yapmak istiyorum dedim. Sağolsun geri çevirmedi. İki yıldır yayın yapıyorum. Radyo, ev, çocuklar, arada part time başka işler derken radyomuzda yayın yapan Poyraz Veysel Çadır abim bana “Tv’de program yapmak ister misin” dedi. İstemek ne demek hayalim o benim dedim ve yine deli bir cesaret göstergesi ile başladım. Çok güzel işlere imza attık. Yayın yönetmenim olan Hasan Doğan her konuda destek ve kolaylık sağladı.

Her Salı akşamı yaptığım canlı yayınıma konuk aldığım değerli bir yazar olan Faruk Eskioğlu Facebook sayfamdan yazılarımı görüp “Açık Gazete’de paylaşmak ister misin” dedi ve o gün hayatıma yeniden renk geldi.

Bir çoğunuz gibi üniversiteye gidip eğitim almadım. Zengin bir aileden gelmedim ayakta durmak istedim sadece. Dostoyevski’nin dediği gibi “hayatımın ipleri benim elimde” ben o iple intihar etmeyi değil de salıncak kurmayı tercih ettim. Ayakta durmamı sağlayan bu saydığım değerli insanlar artı ailem onların desteği ile yaşam mücadelem devam ediyor.

Kısa günün özeti şu, küllerinden yeni bir sen yarat, bitti dediğin anda başlar hayat. Aşkım kapışmak diyor ya konfor alanını terk etmeden hiç bir şey başaramazsın. İçinizde ki o deli cesareti dışarı çıkarıp hayallerinizi gerçekleştirmek için ne bekliyor sunuz?

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.