Hangi gerekçeyle?

“Millet için geliyoruz!” diye yola çıktılar. Ama millet pek yoktu gelişlerde, vekilleri vardı. Geliyoruz dedikleri yer ise dönüp dolaşıp geldikleri aynı yerdi…

Millet onlardan, oyuna, geleceğine, kendisine  sahip çıkmalarını beklerken, onlar sisteme karşı çıkmaya değil de, nasıl utanmadan milletin karşısına çıkacaklarına odaklıydılar.

Zurnanın zırt, ağızların pırt, partililerin birbirine hırt dediği nokta tam burasıdır. Hani eskiden milli takım 5-1 falan yenildiğinde, o atılan tek gol ön plana çıkarılıp, övülür, şerefli mağlubiyetlerden bahsedilirdi ya, hah işte parti büyükbaşlarının en güzel yaptıkları şey bu gerekçeli mağlubiyet yorumları oluyor her defasında.

“Hangi gerekçeyle?” orda oturduklarına bakmaksızın, ” böyle bir şey olabilir mi?” diye birbirlerine sorabilseler, robotvari dogmatiklikte, nalıncı keseri gibi düşünmeden, mutlak doğruyu orda quantumlayabilecekler ama, körler sağırlar birbirlerini yüksek makamlarda ağırlamaya o kadar teşneler ki, bu arada o meşhur at Üsküdar’a git gel tarifeli sefer düzenledi, farkında değiller ve onlar hala üçüncü köprü ayağındalar

80.000 oy usülsüzken, 50.000 sandık kayıtsızlıktan ve en az bir o kadarı da umursamazlıktan adam yerine konmayınca, adamcılıktan sabıkalı müzmin muhalefet basiretsizlikten, parti büyükbaşlarıysa   liyakatsizlikten dolayı 3 gıdımlık halk güvenini de sandıkalara gömüverdiler yine cümbür cemaat.

Ha! İnce Muho, unutulmuş umutları, güdümsüz güvenleri, aşılanmış gelecekleri çağrıştıracak bir liman inşa etmeye çalışmıştı onyıllar sonra, ama millet elbette ki, yollardaki dalgalara değil, o limana nasıl yanaşılacağına bakacaktı.

Yanaşma fena oldu. Soldan bordolayan kaptan, tam yanaşacaktı ki, aaa bi baktı iskele yok, sisler arasında karaya oturdu. Çünkü liman dolguydu. İnce bir rüzgarda yıkılmıştı. Bu hep endüstri 4.0 eksikliğimizdendi. Donanım yoktu, uzay madenciliği yapamıyorduk, sürücüsüz otomobil imal edemiyorduk, beylik soğan pahalılanmış, beyincikli omurilik soğanları ucuzlamıştı. Eh daha nereye kadar ince’lenebilirdi ki sonuçlar? Adam kazanmıştı işte.

Şimdi 81 il kazan, İnce kepçe nadassız toprağı harmanlama zamanıydı. Bi de kurultay oldu muydu, CB’liğe bedeldi, Çankaya kuvvetindeydi parti için çalan çanlar. Ama 3-5 milyonluk kalabalıklara alışmış İnce Muho, 3-5 yüz kişinin bile toplanmayacağını hesap edemiyordu, halkın ensesini karartmazken, kendi gözünü kararttığında…

Bence Türkiye’nin en büyük sorunu bütün liderlerin Fenerbahçe’li olmasıdır. Alacaklı bir FB’li kafasıyla, ülkeyi Fenerbahçe Cumhuriyeti sanıyorlar, hep yerel başarılar peşindeler ama, hiç Avrupa’ya açılamıyorlar. Kendi içinde, arabesk kıvamda birbirlerini yenmek onlara yetiyor…


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

17 − 4 =