Hangi Şöhret?

Hangi Şöhret?

0
PAYLAŞ

Hak da, hukuk da seviye kaybetti.
Adalet yerlerde sürünüyor.
İnsan hakları ihlallerine karşı vicdanlar, adeta dumur.

Her alana sıçrayan bu topyekkun “akıl tutulması” nereye kadar gidebilir?

Bunun yanıtı da var şimdi.
“Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” dediğimiz, halkı temsil eden TBMM’nin çatısı altına “sansür” sızmışsa, meclis yetkisini bir hakime devretmişse, yolun sonu göründü demektir.

Lafı eveleyip, geveleyip niye uzatıyorum ki…

17/27 Aralık 2013 tarihinde, kendinden menkul “darbe” teşebbüsü iddialarından hemen sonra yolsuzluk ve rüşvetle suçlanan 4 AKP’li bakan istifa etmişti.
TBMM çatısı altında bu bakanların durumunu araştıran komisyonun başkanı, bakanların meclisteki ifadeleri alınmadan önce “yayın yasağı”nı yargı kararıyla devreye soktu.

Özetle, bakanlar hakkında yazmak yasaklandı. Buna,
“vatandaşın haber alma” özgürlüğü “ipe çekildi” de denebilir.

Olayın ilginç ve en çok düşündürücü yanı ise Sulh Ceza hakiminin yayın yasağına, yani sansüre “Bakanların şöhret ve haklarının korunmasını” gerekçe göstermesi.

Ne diyor hakim?
“Bu bakanlar hakkında yazılı ve görsel medya tek satır görüş bildiremez”

Yani “Yassah hemşehrim”in sivil ifadesi.
Daha açığı şu:
“Yazı yazarsanız bakanların şöhretleri zedelenir.”
“Hangi şöhret hemşehrim” deme hakkı, saklıdır sanırım.

Sahi bu bakanların ne tür şöhretleri var?
Bu şöhrete nasıl ve nerde kavuşmuşlar?
Şöhretlerinden dolayı bunlara ödül veren kurum ve kuruluşlar varmı, varsa hangileri?

İçi istiflenmiş milyon dolarla dolu ayakkabı kutuları, para sayma makinaları, ve 24 derslik okul inşaatına bedel “hediye” kol saatiyle ilgili sorulara gelmedim bile.
Bu soru ve diğerlerine yanıt aramaya gerek bile yok.

Bunlara yanıt verilse ne olur, verilmese ne olur?
Vicdanlar dumur…

BİR CEVAP BIRAK