Hani Kürt ve Türk halkı birlikte kurtulacaktı!

Hani Kürt ve Türk halkı birlikte kurtulacaktı!

0
PAYLAŞ

Sağlık sorunum nedeni ile kısa bir süre ayrı kalmış olduğum sürece Odatv dostlardan ve sair arkadaşlardan gördüğüm destek için candan teşekkür ederim. Bu süreci atlatıp tekrar sizlerle buluşmuş olmaktan büyük haz duymaktayım. Ne var ki, aynı hazzı seçim sonrası manzaradan alamamaktayım. Bugün bu konudaki düşüncelerimi paylaşmak arzusundayım.

***

Kim ne derse desin, ülkede özünde iç ve dış ekonomik etmenli bir etnik mücadele vardı ve böyle bir ortam farklı dönemlerde farklı politikalarla devlet tarafından yaratıldı ya da zaman zaman uykuya geçen doku hızla uyarıldı. Bu uyarmada emperyalizmin de çok önemli etkisi gözden uzak tutulmamalıdır. Şöyle ya da böyle, seçimlerden önce gelinmiş olan noktada bir Türkiye partisi olarak HDP, gerek örgütün kendisine biçtiği rol gerek söylemleri itibariyle fevkalade olumlu ve gerçekten tüm bileşenler için umut esintisi olma niteliğinde idi. Seçimde alınan oylarda bu esintinin rolünün olduğu da yadsınamaz. Esintinin özünde, doğrudan kapitalizme-emperyalizme karşı çıkılmamış olmakla beraber, dikta rejim altında Türkiye’yi emperyalizmin kucağına taşıyan politikalara karşıtlık vardı. Tek adam yönetimine karşı çıkış doğal olarak AKP dışında hemen tüm siyasi örgütlerde görüldüğüne göre, seçim sonrası, partilerdeki detay ya da önemli farklılıklara rağmen, MHP hariç, diğer iki partinin hiç değilse işbirliği ya da birbirine destek sağlaması olanaklar içinde görülmelidir. Ama öyle anlaşılıyor ki, böyle bir zımnî mutabakat ufukta gözükmemektedir. O zaman, yalnız bırakılabilecek ve tüm geçmişinden hesap sorulabilecek olan AKP, karşıtlarının % 60 oy toplamasına rağmen, onlara başat olma gücünü elinde tutabilmektedir. Bu durumda seçimlerin sonucunda varılan durumda başkanlık ihtimalinin ortadan kalkmasına rağmen, siyaset aklanmamış olmaktadır.

Geçmiş dönem seçimlerinde AKP mega-projeler sunarken tüm diğer partiler AKP’ye yüklenmiş ve, öyle iddia edilir ki, bu durum onların aleyhine olmuştur. Son seçimde nerede ise bu durumun tersi yaşandı. O zaman sormak gerekmez mi, halk oylarını hangi amaca yönelik olarak kullandı? Diğer bir deyişle, eğer bu sav geçerli ise, halk seçilmişlerden hangi beklenti içine girmiş idi ve bugün bu beklentiler üzerinde hesap yapmak durumunda olanlar neleri hesap ederek stratejilerini belirlemektedir!

Emperyalistler AKP-CHP birlikteliği ile 2015 ya da ileri dönemde kendi çıkarlarına uygun şekilde ülkeyi emperyalizme teslim edici bir anayasayı tasarlamaktadır. Böyle bir zemin daha 2000 IMF-Derviş projesi ile zaten atılmış idi. 2000 yılında Türkiye bir rampaya oturtularak AKP’ye bir proje sunuldu. Bu proje, 1950’den beri oluşmuş sağ iktidar ya da koalisyonların güdümlü olarak Türkiye’yi getirdiği yapıyı daha da bağımlı ve emperyalizme kanayacak düzeyde ileriye taşımak idi. Böylesi olgunlaşma dönemi ertesinde, Türkiye’nin kurucu partisi olarak CHP ile ülkenin dönüştürücülüğü görevi verilmiş olan AKP’nin birlikteliğinde yeni anayasanın inşası gündemde idi. Projeye göre CHP’nin kuruluşta, maalesef kapitalizm içinde kalınarak oluşturduğu görece bağımsızlık ve kalkınmacı ilkelerinin terk edilmesi; buna karşın AKP’nin kuralsız ve kendi başına buyruk hukuksuzluk anlayışından uzaklaştırılarak oluşturulacak koalisyonda, halklara sivil anayasa olarak yutturulacak yeni ve emperyalizm kurallarına uygun bir anayasasının yapılmasıdır. Bu anayasada yasama, yürütme ve kaza başta olmak üzere kamu kurum ve kurullarının emperyalizmin Türkiye üzerindeki egemenliğini kurma ve yürütmesine olanak sağlayacak şekilde, örneğin, “kuvvetler ayırımı” yerine, pekala, “kuvvetler ahengi” ifadesi kullanılarak şekillendirilebilecektir. İşte bu temel nedenle, Türkiye’nin kurucu partisi ile dönüştürücü partisinin bir araya gelmesi zaruri gibi gözükmektedir.

Türkiye’nin bu savruluştan kurtarılması ve Kürt ve Türk halklarının bir nebze de soluklandırılarak daha emin adımlarla ilerleyebileceği rampaya oturtulmasının ancak halkların birlikteliği ile sağlanabileceği açıktır. Öyle görülüyor ki, ülkemizde sahnelenen siyasette salt iç dinamikler değil, belki de onlardan daha güçlü olarak dış ve emperyalizmin hizmetindeki dinamikler çok daha başat rol oynamaktadır.

BİR CEVAP BIRAK

4 × three =