Hastanelerde kullanılması gereken alkolle sahte içki yapıldı!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Sahte içki üretimindeki korkunç artış Sayıştay’ın denetim raporuna da yansıdı. Sayıştay, sadece 2019’da tıbbi kullanım amacıyla üretilen 6 milyon litre alkolün yaklaşık 4,5 milyon litresinin sahte içki üretiminde kullanıldığını, 1,56 milyarlık vergi kaybı olduğunu belirledi…

Sahte alkollü içki üretimi son iki yılda patladı. 2019’da 20 milyon litreyi bulan sahte içki üretimi yasal alkollü içki pazarının yüzde 25 daralmasına neden olurken Sayıştay’ın denetim raporuna göre 2019’da 1,56 milyar TL Özel Tüketim Vergisi kaybı yaşandı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sorumluluğunda bulunan tütün ve alkol piyasasında kaçak üretimin ve vergi kaybının önlenmesine ilişkin denetimlerin yetersiz olduğunu tespit eden Sayıştay’ın denetim raporunda, “Fiili talebi yaklaşık 1,5 milyon litre/yıl olmasına rağmen 2019 yılı satışının 6 milyon litreye ulaşmış olması, en az 4 – 4,5 milyon litre tıbbi kullanım amaçlı alkolün sahte distile alkollü içki üretiminde kullanıldığını işaret etmektedir” ifadelerine yer verildi. 

SAYIŞTAY DENETİMİ SAHTE İÇKİ GERÇEĞİNİ ORTAYA ÇIKARDI

Sahte alkollü içki yüzünden yaşanan ölümlerin hızla arttığı Türkiye’de geçtiğimiz yıl tıbbi amaçla kullanılması için üretilen 6 milyon litre alkolün 4,5 milyon litresinin sahte içki üretiminde kullanıldığı ortaya çıktı. Sayıştay’ın Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2019 yılı faaliyetleriyle ilgili denetim raporu, Türkiye’deki sahte içki pazarının korkunç boyutlara ulaştığını da gözler önüne seriyor.

YASAL DÜZENLEMELER SAHTE İÇKİ ÜRETİMİNİ ÖNLEMEYE YETMEDİ

Eylül 2020 tarihli Sayıştay raporunda, “Alkolden Alınan Vergilerin Kayıp ve Kaçakların Önlenmesi için Amaç Dışı Alkol Kullanımına İlişkin Önleyici Kontrollerin Yetersizliği” başlığı altında yer verilen tespitlere göre sahte alkollü içki üretimine yönelik çıkarılan yasal düzenlemeler yetersiz kaldı.

ETİL ALKOLÜN KULLANIM ALANLARINDA İŞLER KARIŞTI

İçki üretiminin yanında kozmetik, gıda, yakıt, ilaç ve kimya sanayinde kullanılan etil alkol üretimi ve ticaretine ilişkin usul ve esaslar 2011’de yürürlüğe giren yönetmelikle belirleniyor. Yönetmelik, üretilen etil alkolün evsel, tıbbi, analiz, genel, sanayi ve yakıt gibi başlıklar altında ve ne miktarda piyasaya sunulacağını düzenliyor.

YÜKSEK VERGİ VE ZAMLAR, SAHTE ALKOLLÜ İÇKİYİ PATLATTI

Ancak alkollü içkilerde yüksek vergi uygulamasına gidilmesi, etil alkolün kullanım alanlarındaki dengeleri de alt üst etti. 2013 yılından itibaren özellikle evsel ve tıbbi amaçlı etil alkol kullanılarak yapılan sahte alkollü içkilerin üretiminde artış yaşanmaya başlandı. 2013’te 55 TL olan 70’lik rakının fiyatı 2017’de 82 TL’ye, 2020’de ise (ortalama) 152 TL’ye çıktı.

EVSEL ETİL ALKOLDEKİ ARTIŞ: 2013’TE 12 BİN, 2017’DE 2.3 MİLYON LİTRE

Sayıştay raporuna göre ağırlıklı olarak gıda hazırlanmasında kullanılmak üzere marketlerde satışa sunulan evsel kullanım amaçlı etil alkolün yıllık kullanımı 2013 yılında 12 bin 117 litre iken, 2014’te 26 bin 448 litre, 2015’te 88 bin 501 litre, 2016’da 178 bin 984 litre, 2017 yılında ise 2 milyon 319 bin 704 litre olarak gerçekleşti.

ETİL ALKOLÜ ACILAŞTIRIP SATMAK DA İŞE YARAMADI

Çok büyük kısmının evlerde veya merdiven altı tesislerde yasadışı alkollü içki üretimi için kullanıldığının anlaşılması üzerine de 30 Aralık 2017 tarihinde çıkarılan ‘Etil Alkol ve Metanolün Üretimi ile İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ ile yeni düzenlemeler getirilerek sahte içki yapımının ününe geçilmesi amaçlanmıştı. Bu düzenlemelerin en çarpıcı olanı ise evsel kullanım amaçlı etil alkolün denatüre edilip acılaştırılarak satışa sunulmasıydı. Ancak hükümetin uyguladığı bu yöntem sahte içki üretiminin önüne geçmeye yetmedi. Bir yandan alkollü içkilere yönelik vergi ve zamlarda artış yaşanırken diğer yandan da merdiven altı diye tabir edilen sahte içki üretiminde de artış yaşandı.

HASTANE VE ECZANELER İÇİN ÜRETİLEN ALKOLDE ARTIŞ YAŞANDI

Sayıştay denetim raporunda, 2018 yılında 1 milyon 203 bin 043 litre olan evsel kullanım amaçlı etil alkol satışının 2019 yılında yaklaşık iki kat artarak 2 milyon 358 bin 953 litreye ulaştığının altı çizilerek, “Alınan bu tedbirin ardından bu kez hastane ve eczanelerin kullanımı için piyasaya sunulan tıbbi amaçlı etil alkolün satışında önemli artış görülmüştür” bilgisine yer veriliyor.

TIBBİ ETİL ALKOL KULLANIMI KATLANARAK ARTTI

Tıbbi kullanım amacıyla piyasaya sunulan etil alkol miktarı da 2013’te bu yana katlanarak arttı. Sayıştay raporuna göre tıbbi amaçlı etil alkolün yıllık kullanım miktarı 2013 yılında 1 milyon 414 bin 988 litre iken, 2014’te 2 milyon 353 bin 065 litreye yükseldi. 2015 yılında 1 milyon 857 bin 345 litre olan tıbbi amaçlı alkol kullanımı 2016’da 2 milyon 425 bin 290, 2017’de 3 milyon 272 bin 60, 2018 yılında ise 2013’e göre yüzde 319’luk bir artışla 5 milyon 927 bin 772 litreye yükseldi.

‘HASTANELER İÇİN ÜRETİLEN ALKOL SAHTE İÇKİDE KULLANILDI’

Hastaneler ve Eczanelerde kullanılması gereken etil alkolün yıllık talebinin yaklaşık 1,5 milyon litre olduğuna dikkat çekilen Sayıştay’ın denetim raporunda 2019’da 7 milyon 755 bin 972 litre tıbbi etil alkol kullanımının gerçekleştiği kaydedildi. Bu oran 2013 yılı verileriyle karşılaştırıldığında tıbbi amaçlı etil alkol kullanımında yüzde 448’lik bir artış olduğu görülürken Sayıştay raporunda bu durum şöyle açıklanıyor: “Fiili talebi yaklaşık 1,5 milyon litre/yıl olmasına rağmen 2019 yılı satışının 6 milyon litreye ulaşmış olması, en az 4 – 4,5 milyon litre tıbbi kullanım amaçlı alkolün sahte distile alkollü içki üretiminde kullanıldığını işaret etmektedir.”

‘YASAL DÜZENLEMEDE EVSEL ALKOL İÇİN AÇIK BİR YAPTIRIM YOK’

2019 yılında kolluk kuvvetleri tarafından 1 litrelik evsel kullanım amaçlı etil alkole ilişkin 1.388 adet yakalama gerçekleştirildiği kaydedilen Sayıştay raporunda, “Ancak, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanunda evsel kullanım amaçlı etil alkolün denatüre edilerek piyasaya arz edilmesi düzenlemesine aykırı olarak satış yapılması ile ilgili açık bir yaptırım hükmü bulunmamaktadır. 2019 yılı kullanımı yaklaşık 2,3 milyon litre seviyesinde olan evsel kullanım amaçlı etil alkolün denatüre edilmiş olarak piyasaya arzının zorunlu olduğu, bu nedenle asli arz amacı olan gıda yapımında kullanımına hizmet etmesinin mümkün olmadığı, hali hazırda gerçekleşen yıllık 2,3 milyon litre seviyesindeki arzın yasadışı alkollü içki yapımına yöneldiği göz önünde bulundurulduğunda söz konusu ürünün arzının yasaklanmasının uygun olacağı değerlendirilmekte olup, gerekli yönetmelik değişikliği hazırlıklarının devam ettiği gözlenmiştir” denildi.

YERLİ İÇKİ PAZARI YÜZDE 25 KÜÇÜLDÜ, 1,56 MİLYARLIK VERGİ KAYBI YAŞANDI

2019 yılı evsel kullanım alkolü arzının sıfıra yakın olması gerekirken 2,3 milyon litre olduğu, 2019 yılı tıbbi kullanım alkolü arzının yaklaşık 1,5 milyon litre olması gerekirken 7,7 milyon litre olarak gerçekleştiği ve bu verilere göre 2019 yılı arz fazlasının yaklaşık 8 milyon litre seviyesinde gerçekleştiğinin altı çizilen Sayıştay raporunda, “bu miktar etil alkolün yasadışı alkollü içki üretimi amacıyla kullanılması halinde elde edilecek distile alkollü içki miktarı 20 milyon litre seviyesinde olup, yasal yerli distile alkollü içki pazarı 2019 yılı sonu itibariyle yaklaşık yüzde 25 oranında daralmıştır. 2018 yılında 50 milyon litre olan yurt içi alkollü içki üretimi 2019 yılında 40 milyon litre seviyesinde gerçekleşmiştir. Sadece özel tüketim vergisi (ÖTV) kaybının 2019 yılı için en az 1,56 milyar TL’ye ulaştığı hesaplanmakta olup, paylaşılan arz rakamları üreticilerin ve ithalatçıların beyanlarından elde edildiğinden, fiili arz miktarı konusunda kesin veri bulunmamaktadır” ifadelerine yer verildi.

SAHTE İÇKİYİ ENGELLEMEK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Yasadışı alkollü içki üretiminin önüne geçilebilmesi için, etil alkol üreticilerinin tesislerindeki üretim hatlarına yerleştirilecek teknik ekipmanla arz miktarının kayıt altına alınması gerektiğine vurgu yapılan Sayıştay raporunda, bu konuda yapılması gerekenler ise şöyle sıralandı: “Etil alkolün internetten satışını engellemeye yönelik yasal düzenleme yapılması, Etil alkol piyasasındaki ticaretin elektronik ortamda izlenebilmesi için ihtiyaç duyulan yazılımın ve teknik altyapının temin edilmesi, Denatürasyon işlemi sonucunda asli amacı olan gıda yapımında kullanımı mümkün olmadığı için, evsel amaçlı etil alkol arzının tamamen yasaklanması, piyasada bulunan ve yasal olmayan etil alkolün akıbetini belirleyecek mevzuatın geliştirilmesi, Piyasa denetimlerinin yoğun şekilde ve ilgili mevzuat konusunda eğitilmiş personel eliyle yapılmasını sağlamak için Başkanlığın Bakanlık taşra teşkilatından etkin şekilde yararlanabilmesine olanak sağlamak üzere hazırlanan Taşra Teşkilatı Yönergesinin yürürlüğe girmesi, gerekmektedir.”

‘DENETİM VE İNCELEMEDE HUKUKİ DÜZENLEME EKSİKLİĞİ VAR’

Tarım ve Orman Bakanlığı’na ilişkin Sayıştay denetim raporunda yer verilen bir başka bulgu da, Bakanlık bünyesindeki Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığının denetim ve inceleme yapacak personel yönünden hukuki düzenlemelerde eksiklik olması. Mevcut uygulamalar ve hukuki düzenlemeler doğrultusunda kurumun düzenleyici ve denetleyici vasfının devam ettiği belirtilen raporda, özetle şu ifadelere yer verildi: “Merkez ve taşrada görevli ‘uzman’ ünvanlı personele araştırma, analiz, teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yaptırılabilmesi için yetkinin teşkilatlanmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde belirtilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Ancak teşkilat kararnamesinde Tarım ve Orman uzmanlarının inceleme ve denetim yetkilerinin olduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır. 4733 sayılı Kanun ile düzenleyici ve denetleyici vasfı devam etmekte olan Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığının tütün, tütün mamulleri ve alkol piyasasında faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin işlemlerini daha etkin ve verimli bir şekilde inceleyip denetleyebilmesi açısından inceleme ve denetimi gerçekleştirecek olan personelle ilgili hukuki düzenlemenin yapılmasının gerekli olduğu değerlendirilmektedir.”

Önceki haberKuzey Kıbrıs cumhurbaşkanını seçiyor
Sonraki haberAh be Boris!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.