Hayal adalar…

Hayal Adalar, okyanusların ortasında, teknelerin üzerinde değil, gözlerini kapadığın bir yalnızlık anında keşfedilir ve gerçek olabilecek kadar yakınına gelebilir. Ne Bahama’lara, ne Maldiv’lere, ne Karayip’lere benzer. Ne uçak, ne gemi, ne tren gerekir ulaşmak için.  Onlar her zaman canının istediği her yerdedirler.


Hayalleri olmayanların, küçük takıntıları vardır. Küçük takıntılar büyük hatalar, büyük hatalar yanlış hayatlar demektir. Geçmişin korkuları, geleceği şüpheli  kılar ve seni adam akıllı bir aşkın peşine düşmekten alıkoyar. Ne kapıyı çalmak geçer içinden ne çalınan kapıyı açmak.. .


Gitmek için illa bir araç gerekmez. Varmak için büyük mücadeleler verdiğin yolculuk bazen seni mutlu edemez. Ayakların bağlıysa toprağa sıkı sıkıya, kolların kıpırdamıyorsa uzanmak için ağaçtaki olgun meyveye, kaptırdınsa kendini paranın cebindeki hışırtısına, hangi ufka gidecek kadar cesur, hangi sırrı keşfedecek kadar korkusuz, hangi sevgiliye kendini adayacak kadar aşk olursun ?


Hayal Adalar vardır gözlerini kapadığında. Orada mevsim sana kalmıştır, yemek doyduğun kadar, giyecek donduğun kadardır. Çırılçıplaktır fikrin, kimseye kin gütmezsin, ölümü düşünmezsin. Öfkelerin dinmiş, sevinçlerin bir kuş kanadının hürriyetine binmiştir.  Çok sevip terketmeyi, çok gidip dönmemeyi iş edinmemişsindir.. Ne boğan, ne sıkan, ne hırpalayan bir hayat vardır orada. Ne dilersen onu bulursun yanıbaşında.


Hayal adanın tek sahibi sensindir. Işığı götürürsün gözlerinle, ruhunu götürürsün bedeninle. Sesini alıp gidersin, tıpkı yeniden doğar gibi anadan üryan tertemiz bir geleceğe. Uçak, tren, gemi filan farketmez. Aklın ve yüreğin götürür seni varmak istediğin yere.


Gerçek; bir ev inşa etmeye benzer . Tuğlalar üst üste bindikçe kesersin bağlantını gelecekten. 


Hayal ise; ne evdir ne sokaktır, ne alınır ne satılır, sadece paylaşılır. Paylaştıkça zenginleşir ve zenginleştikçe gerçekleşebilir. Dokunulmaz, yıpranmaz ve  hiç yara almazsın. Zamanı, mekanı yoktur, orada hiç ihtiyarlamazsın. Kimseyi terkedecek kadar nefret etmez, kimse ihanet edecek kadar birini sana tercih etmez ve satın alınamayacak değerlerinden hiç kimse seni vazgeçiremez. Kimi doğar kimi ölür , merhamet kayıplarında, vicdan boynunda, sevgi şartsız, aşk koşulsuz, yıllar kazanç, hayat yolculuktur.


Hayal adaları olanların tuğladan evleri olmaz, onlar şatolarda yaşarlar ve kendi krallıklarını kurarlar. Tuğla evlerde oturup aşağıya küçümser bakışlar fırlatanların can sıkan huysuzluklarına aldırmazlar. Saf ve masum sevda buradan kaynak bulup fışkırır ve onları ne kılıç, ne kalkan ne korku ne şüphe kışkırtır.


Üstelik Hayal Ada’ya gitmek çok kolaydır ve ne hoş ki bu kadar zengin bir tatil, parasızdır.
Ve seni son soluğuna kadar dopdolu yaşatır.


Hadi kapat gözlerini, şimdi tam zamanı


 


SİBEL BENGÜ’NÜN DİĞER YAZILARI


– Çok sevgili sevgililer günü için…
– Açık reçete…
– Çocuk
– Sen de kimsin?
– Kar yağarken pencerenden…
– Bayramları nasıl bilirdiniz?
– Ne kadar buradasın?
– Bu hayat nasıl geçer?
– Aşık kimdir?
– Aşk ne değildir?
– Aşk nedir?
– Herşeyin bir şeyi vardır…
– İyi insan kimdir?
– Kaygı çok kaygan bir kelimedir…
– Bumerang aşklar…
– İstanbul’da yine yağmur var…
– Kelimeler, kelimeler, kelimeler…
– Bir şairin bildiği sevgi/ Attila İlhan için…
– Nedir, niyedir? Neyse…
– İnsan bazen kendini bırakıp delice gitmek istiyor…
– 3 kadın 1 kritik…
– Hayatın şablonu mu var?
– Haydi dostlar buyrun kahveye…
– Muhakkak…
Aşk’a herşey dahil…
Bir İstanbul hatırası
Kadın dediğin
– ‘Adam gibi adam’ dedikleri…
– Mantığım intihar, ruhum serseri… 
– Hiç-bir-şey anlamıyorum…


 


E-mail: sibelbengu@yahoo.com


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.