Hayatın aynası tiyatro!

Ama İstanbul Şehir Tiyatrolarının yeri bir başka olmuştur  fakülte yıllarımla birlikte…


Evet dostlar, artık tiyatro sezonu açılmış bulunuyor ve güzide tiyatrolarımızın hemen, hemen hepsinde birbirinden güzel oyunlar, birbirinden değerli oyuncular tarafından  adeta harikalar yaratılarak oynanmakta ve bu güzel oyunları seyretmeniz, tiyatro salonlarını doldurmanız için siz tiyatro severleri beklemektedir.


İstanbul Şehir Tiyatrolarının güzel bir sloganı vardır: “Tiyatro, hayatın aynasıdır ve biz bu aynayı her gün size tutmak için bekliyoruz” diye. Tiyatronun malzemesi insandır ve insanı insanla anlatan bir sanat dalıdır.


Bu yazımda sizlere tiyatronun tarihçesini, İstanbul Şehir Tiyatrolarının dününü ve bugününü anlatmayı düşünmüyorum. Çünkü bu uzun bir konu ve ben bunu başka bir yazımda anlatmayı düşünüyorum izninizle.


İstanbul Şehir Tiyatrolarının kuruluşundan bugüne kadar Genel Sanat Yönetmeni  ve oyuncu olarak ilk akla gelecek isimlerden olan başta Muhsin Ertuğrul, Vasfi Rıza Zobu, Gencay Gürün, Kenan Işık ve şuan ki Genel Sanat Yönetmeni olan Mazlum Kiper’e kadar emeği geçen herkese teşekkür etmek en azından boynumuzun borcudur.


Sayın Mazlum Kiper, tiyatro severleri İstanbul Şehir Tiyatrolarına davet ederken şöyle sesleniyor:


“ İyi oyunlar sayın seyirciler! İyi oyunlar “homo ludens”! Yani oyuncu insan. Ne çabukta benimseriz oyun oynamayı,daha doğar doğmaz… İçgüdüsel bir yöneliştir bu, hayatı öğrenmeye, girdisi çıktısı ile; acısı, tatlısı ile ekşisi, tuzlusu ile.


Kızarız; bağırıp çağırırız da oynarken; güleriz, şaşırır, haykırırız da sevinçten heyecanda yaşama duyduğumuz. Sanki oyunsuz katlanamayız bu yaşam dediğimiz olguya.


Oyunlar geliştiririz çeşit, çeşit: futboldu, basketboldu, ciritti, su topuydu, tiyatroydu…
Tiyatroda hepsini dile getirebiliriz duygularımızın, düşüncelerimizin, birikimlerimizin, sorularımızın.


Sanki tiyatro, yaşama karşı insanın yanıtıdır, becerebildiği kadar, katlanabilmek için varoluşuna. Uzun lafın kısası, her ne için olsa bile, oynuyoruz biz bu sezonda. Var mısınız”?…


Evet dostlar, böyle diyor, değerli İ.B.B Şehir Tiyatroları Sanat yönetmeni Mazlum Kiper. Elbette biz de bu çağrıya kulak verenlerdendik ve  Kadıköy- Haldun Taner Tiyatro Sahnesinde “Kim Kimi Kimle” oyununu izlemeye gittik dostlarla birlikte.


Bütün samimiyetimle söylüyorum bugüne kadar izlediğim en muhteşem oyunlardan biriydi. Oyunun konusu; Aynı iş yerinde çalışan farklı hayat görüşüne sahip, aile içi ilişkileri ve ekonomik durumları birbirinden ayrı üç çifttin iki perdelik yanlış anlamalar üzerine kurulu bir durum komedisidir.


Alan AYCKBOURN’ün iki ayrı zamanı ve mekanı bir arada gösteren keskin zekanın bir ürünü olan  bu oyun teknik anlamda da bir şovu oluşturmaktadır.


YAZAN: Alan Ayckbourn   TÜRKÇESİ: Orhan Azizoğlu   YÖNETEN: Nedret Denizhan.


OYUNCULAR: Perihan Savaş, Nejat Birecik, Senan Kara, Burak Davutoğlu, Hikmet Körmükçü, S. Bora Seçkin.


Bu oyundaki tüm oyuncuların o olağanüstü performanslarını görmenizi çok isterdim.
Özellikle Hikmet Körmükçü muhteşemdi. Bütün oyuncular adeta rolleriyle bütünleşmiş gibiydiler, zaten oyunu görülmeye değer kılanda buydu.


Oyunun sonunda tüm seyirciler, oyuncularla birlikte dans ederek ve onları bütün yüreğimizle, aklımızla dakikalarca ve defalarca alkışlayarak salondan ayrılmak zorunda kaldık.


Yine seyrettiğim muhteşem oyunlardan birisi de “Yağmur Sıkıntısı”. Anlayacağınız bu sezon; İ. B. B. Şehir Tiyatroları repertuarında birbirinden harika oyunlar var, kaçırmayın derim!


Değerli dostum, kültür ve sanat adamı Hakan Piliççi’nin organizasyonuyla Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’ne gelecek  ve 22- Kasım saat: 20.30 da gösterime girecek olan; “KENT OYUNCULARI” tarafından sahnelenen “ KUMAR BAZIN SEÇİMİ” oyununu da mutlaka görmenizi salık veririm. ( Üç garson / Bir patron   Bir velet/ Bir misafir)


YAZAN: Patrick Marber    ÇEVİREN VE YÖNETMEN: Cengiz Bozkurt
OYNAYANLAR: Cüneyt Türel, Köksal Engür, Okan Yalabık, Engin Hepileri, Bülent Sakrak, Bartu Küçükçağlayan…


Bu oyunda herkesin bir hayali var ve bu hayallerini gerçekleştirmek için, kazanmak zorundalar… Ve unutmamalı ki, insan hayal ettiği sürece yaşar. Umuda yolculuk, insanın bitmeyen macerasıdır. Bu güzel oyuna bekleriz efendim!!!


Not: Toplu alımlarda ve Açık Gazete Mensuplarına özel indirim vardır.


“Anneme tiyatrocu olduğumu söylemeyin O benim öğretmen olduğumu sanıyor!”


METE KARAKAŞ’IN DİĞER YAZILARI


– Aşklar, şiirler ve şarkılar


– Gittim, gezdim, gördüm


– …bağlı kadınlara selam olsun! (1)


– Destan’dan destana yol gider (II)


– Bunu biliyor muydu Bay Bush? (III)


– ‘Amazon’ kadınlarından ‘Amansız’lara (IV)


– Panik Odası mı? Nanik Odası mı? (V.)


– Meryem ve Meryem (VI)


– İki farklı Recep öyküsü… (VII)


– Teflon insanlar (VIII)


– Hippiler (Hippie) ve bonomolar (IX)


– Hindi ve papağan (X)


– Şiir üstüne ne varsa… (XI)


– Sanat (zanaat) ve sanatın başlangıcı (XII)


– Erkek Olmanın Dayanılmaz Hafifliği (XIII)


– Düşünce yazıları…(XIV)


– Sigara – Nargile – Pipo (XV)


– Acele karar vermeyiniz… (XVI)


– Kararlı ol ve seçimini doğru yap! (XVII)


– Öğrenmenin yaşı yoktur (XVIII)


– Bitmeyen Senfoni (XIX)


– Nazım Hikmet Kültür Merkezi…(XX)


Mete Karakaş   araştırmacı/yazar    karakasmete@hotmail.com


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.