Hayvanlar için adalet… (II)

Ankara Çayyolunda hayvanların geleceği için mücadele veren, Başkenti istila eden sokak hayvanlarının kısırlaştırılması için kapı kapı dolaşıp, hayvansever arkadaşlarıyla birlikte çare arayan İpek Ruacan, bir taraftan da 4 Ekim hazırlıklarını sürdürüyor.

Ruacan hayvansever dernek yöneticilerinin birbirleriyle kavga etmesinden uzak durarak, hayvanlardan çok kendilerini ön plana çıkarmaya çalışan gösteriş meraklısı kadınlara aldırış etmeden, gerçek bir hayvanseverin yapacaklarını örnekleriyle ortaya koymaya çalışıyor.

Tabii ki bir  eylem kadını olarak yurt içi ve yurt dışı etkinliklerin içinde  de yer alıyor.
4 Ekim 2008 tarihi çok önemli Ruacan için.
Ruacan 4 Ekim için bakın ne diyor?

“ 4 Ekim günü İstanbul ve dünyanın çeşitli şehirlerinde toplanıp Türkiye'ye artık dur diyeceğimiz bir bildiri okuyacağız. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'na artık harfiyen uyulmasını, ve hayvanların öldürülmek yerine aşılanıp kısırlaştırılmasını isteyeceğiz. Facebook grubu da kurduk bu protesto ile ilgili:
 http://www.new.facebook.com/group.php?gid=21111379234
Herkes bu etkinliğe katılabilir.
 
Protestoların yer ve saatleri ise şöyle:
İstanbul, 16:00, Kadıköy İskele Meydanı
Londra, İngiltere: 14:00, Türk Hava Yolları Ofisi, 25 Pall Mall (buradan Türkiye büyükelçiliğine yürüyüş)
Paris, Fransa: 15:00, Türkiye Büyükelçiliği, 102 Avenue de Champs Elysees
Brüksel, Belçika: 15:00, Avrupa Komisyonu (Berlaymont) 200 Wetstraat Rue de la Loi
Lahey, Hollanda: 15:00, Türkiye Büyükelçiliği, Jan Evertstraat 15
Mülheim an der Ruhr, Almanya: 15:00, Kurt Schumacher Platz
Toronto, Kanada: 14:00, Younges / Dundas intersection, South West corner
Vancouver, Kanada: 14:00, Vancouver Sanat Galerisi, 750 Hornby Street”

Yani bu kez eylem dünya çapında ve yankısı büyük olacak gibi.
Aslında denebilir ki, Türkiye’deki hayvanların yaşam özgürlükleri sağlanamıyor, onlar korunamıyor ve hemen hergün yurdun bir yerinde hayvan hakları ihlalleri oluyor ama kimsenin yasalara uyduğu yok, oysa dünyadaki mücadele uluslararası noktaya taşınmış.

İçerdeki mücadele yavaşlarken, kentlerde hayvanlar katledilirken, hayvan hakları yasası ayaklar altına alınırken, dışardaki eylemden bize ne diyenler çıkabilir.
Önce kendi evimizin içine bakalım diye söylenenler de olabilir.
Evet doğru. Ama içerdeki mücadeleyi sürdüreceğiz diye dış dünyaya sağır kalamayız.
İçerde istediğin kadar  mücadele yap. İstediğin kadar “yasalar çiğneniyor. Hayvanlara işkence yapılıyor. Adalet nerde” diye avazın çıktığı kadar bağır.
Bu hamamda şarkı söylemekten başka bir anlama gelmez.
Oysa mücadele hem içerde yapılacak ama dışarda da duyulacak.
Hem iç, destek hem dış destek gerekecek.
İşte böyle etkinliklere katılmakla Ruacan bir ilk’e imza atıp, Türkiye’de de hayvan hakları konusunda mücadele verildiğini dünya aleme ilan ediyor aynı zamanda.
Bence çok isabetli bir tutum.
Alkışlanmalı. Ve yeni katılımlar olmalı bu gruba.
Hayvanlar için adalet istemek bir gün belki Avrupa Hayvan Hakları Mahkemesi’nin kurulmasına bile zemin hazırlayabilir.
Neden olmasın?
Adalet deyince kaçmamak, aksine ona daha da sokulmak lazım.
Bir gün size de gerekebilir.
Hepimize gerekebilir.

(devam edecek)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.