HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli: Engellendikçe oylarımız artıyor

HDP Eş Başkanı Sezai Temelli, Türkiye’nin yerel seçimlerden sonra da hukuk devleti anlamında normalleşemeyeceğini ve bir erken genel seçimin gündeme gelebileceğini belirterek, “Bunun tarihi ne olur tartışılır ama 2021 gibi bir erken seçime gidilme olasılığı var. Bu ülkede rejim her krizle birlikte sorgulanacaktır. Ama 2021’den daha öteye ömrü olacak bir rejim değildir” dedi.

HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, BBC Türkçe’nin de aralarında bulunduğu bir grup gazeteciyle düzenlediği sohbet toplantısında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

“Amaç AKP-MHP bloğunu geriletmek”

HDP yerel seçimlerde İstanbul, İzmir, Adana’nın da aralarında bulunduğu Batı’daki bazı illerde aday çıkarmama kararı almıştı. Konuya ilişkin soru üzerine Temelli, aday çıkarılmayacak il sayısının daha da artabileceği mesajını verirken, gerekçesini de şöyle açıkladı:

“Üstlenmiş oldugumuz sorumluluk, aslında bir ittifak yapmak ya da belediye başkanlığı kotarma meselesi değil, AKP – MHP bloğunu geriletmek, demokrasi güçlerinin siyaset zemininde buluşmasını sağlamak.”

Temelli; Hatay, Mersin, Şanlıurfa, Antalya ve Ankara’da ise aday çıkarıp çıkarmama konusundaki çalışmaların sürdüğünü aktardı. Bu iller içinde en çok Ankara’nın merak edildiğine işaret eden Temelli, “Ankara’nın çalışması daha uzayacak görünüyor. Çünkü Ankara çok daha karmaşık ilişkiler barındırıyor” dedi.

Temelli, CHP ile yerel seçim ittifakı yapan İYİ Parti’nin Iğdır’da “HDP’nin kazanmaması için aday çıkarmama kararı”nın anımsatılması üzerine de ittifakta İYİ Parti’ye kalan tüm yerlerde aday çıkaracaklarını bir kez daha vurguladı.

“Görüşmek istemediler”
AKP ve MHP sözcülerinin sık sık dile getirdiği “CHP ile HDP arasında gizli ittifak” olduğu iddialarının anımsatılması üzerine de Temelli, şu görüşleri dile getirdi:

“Dar alanda kısa alanda paslaşmalar, karanlıkta göz kırpmalar… Bu taktiklerin hiçbirini uygulama fırsatımız olmadı. Çünkü bunun tam tersini ötekiler (CHP-İYİ Parti) söylüyor; ‘HDP, AKP ile görüşüyor’ diye. Bir söylemedikleri HDP, MHP ile görüşüyor’ kaldı. Kimseyle görüşmedik, görüşmek de istemediler, nezaketen de olsa görüşülebilirdi. Ama yerel teşkilatlar birbiriyle görüşüyor. Yerellerde daha gelişmiş bir demokrasi kültürü var. Ama burada, Ankara’da merkezde, ayrıştırıcı, ötekileştirici nefret söyleminin hakim olduğu bir siyaset var. Bu bizim tasvip ettiğimiz bir şey değil. Diyalog olabilmeliydi.”

Sezai Temelli, Batı’da bazı yerlerde aday çıkarmama kararının seçmen tarafından nasıl karşılandığına ilişkin soru üzerine de aslında bu kararla “seçenek yarattıklarını” ifade etti:

“Çünkü oy hesaplarına sıkışmış, seçmen olma vasfının ötesinde bir vatandaş olma ve hak mücadelesi verme kimliğine bürünmekten imtina eden, siyaset yapamaz hale gelmiş geniş kitlelere siyaset yapma zemininin yaratılması gerektiğine inanıyoruz. Eğer biz bunu yaratmasaydık, İstanbul, İzmir, Adana gibi büyük kentlerde, seçmenleri hareketlendirmek, demokrasi mücadelesine katmak, hak talepli bir mücadelenin içine çekmek çok olanaklı olmayacaktı.”

“24 Haziran’ın ikinci turu”

HDP’nin Batı’da bazı yerlerde aday çıkarmama kararı öncesinde büyük bir “küskün, kararsız” seçmen kitlesi olduğunu vurgulayan Temelli, kamuoyu araştırmaları, aday çıkarmama kararını açıklamalarının ardından küskün seçmenin “irade koyacakları”nı yani sandığa gideceklerini ifade ettiklerine dikkat çekti. Yerel seçimlerin aslında bir çeşit referandum, 24 Haziran’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin “ikinci turu” anlamına da geldiğini ifade eden Temelli, “Özellikel AKP – MHP bloğunun karşısına çıkacak adaylar, bu demokrasi zemininin baskısıyla hem söylemleri hem projeleriyle siyaset yapma estetikleriyle demokrasiyi güçlendireceklerdir. Biz bu anlamıyla bir inisiyatif aldık, cesaretli adım attık” dedi.

“Hesaplar kapanmadı”

“CHP’nin milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasından yana tavır alması, HDP ile ittifak görüntüsünden kaçınması da dikkate alındığında bu HDP tabanında kırgınlığa, tepkiye neden olmuyor mu?” Temelli, bu soruya ise şu yanıtı verdi:

“Bu tabii bütün hesapları kapattığımız anlamına gelmez. Ama biliyoruz ki bunu kırmanın yolu bu mücadeleden geçiyor. Sürekli olarak seçimleri çok önemseyip, seçim sonuçlarına endeksli bir siyaset yapmak yerine mücadeleye endeksli bir siyaset yapmayı önümüze koyduk. Dolayısıyla 31 Mart seçimleri önemli bir eşik. Ama 1 Nisan her şeyin sonlandığı bir tarih olmayacak. Mücadele devam edecek. Kaldı ki şu anda da tecrite savaş politikalarına karşı bir mücadele var. 1 Nisan’da biz inanıyoruz ki AKP-MHP Savaş bloğunu geriletirsek Türkiye’nin demokrasi konusunda önü açılacaktır. Ya da biz bu tecriti kırabilirsek, Türkiye’nin barış konusunda, önü açılabilecektir. Bizim attığımız adım, bir parti lehine ittifak zemininde atılmış bir adım değil. Bütün mağdur olanların siyaset yapabilecekleri bir zemin yaratmak. Yerel demokraside atılacak güçlü bir adım nihai amaç olarak bu rejime karşı çoğulcu laik demokratik bir cumhuriyet seçeneğini yaratmaktır. O yüzden ‘Seçenek biziz’ diyoruz.”

“Oy mühendisliği yapılıyor”

Seçim güvenliği konusunda alacakları önlemlere ilişkin soru üzerine de Temelli, özellikle Doğu-Güneydoğu’da bir “oy mühendisliği” nin devreye sokulduğunu ileri sürdü. “İşin içinde Yüksek Seçim Kurulu, valisi, kaymakamı var” diyen Temelli, kimi yerlerde muhtarlara “şantaj yapıldığı” iddiasında bulundu:

“İşte geçen gün kaymakam, muhtarları toplamış, şantaj yapmış, ‘Muhtarlara yardım almak istiyorsanız, AKP’ye oy getirin’ demiş. Şimdi kaymakamlar böyle, garnizonlar çalışıyor, artık bunları biliyoruz. Bütün bu hileler artık açık açık yapılıyor. Biz şu ana kadar 40 binden fazla tespiti yaparak, durdurabildik. Ama çok daha fazlası olabilir. Belli yerlerde geneli etkilemeyecektir ama belli küçük yerlerde belediyelerin kaybedilmesi, muhtarlıkların kaybedilmesi sözkonusu olabilir. Çünkü 10 bin tane güvenlik görevlisini bir günlüğüne görevlendirmiş. Bütün bunlara rağmen biz maksimum verim alacak şekilde çalışmaları sürdürüyoruz. Bölge en ciddi sandık güvenliği çalışması yapılan yer. Bölge insanı bir kere sandığına fazlasıyla sahip çıkıyor, oyuna fazlasıyla sahip çıkıyor. Hiç olmuyor değil, ama Batı’daki oy hırsızlığı veya diğer hilelerle kıyaslanmayacak kadar az.”

“Engellendikçe oylarımız artıyor”

AKP ve MHP’nin özellikle kayyım atanan illerde ittifakı genişletmeyi gündeme aldıklarının anımsatılması üzerine de Temelli, bu partilerin HDP’ye yönelik ayrıştırıcı, düşman söylemiyle kayyım atadıkları il ve ilçeleri kazanma hesabı yaptıklarını ifade etti. Ancak yapılan kamuoyu araştırmalarına bakıldığında, kazanamayacaklarını bu iki partinin yöneticilerinin de bildiğini kaydeden Temelli, “Bunun olanağı yok ama nasıl zorlayabiliriz… İşte bu devletin bekasına sıkıştırdıkları düşmanlık söylemi üzerinden kitleleri teröriz etmek, sandıktan uzaklaştırmak garnizon oyları ya da güvenlik güçlerinin oylarıyla yapay suni başarılar elde etmek ve sadece 2 partili ittifakı değil başka ittifakları da oluşturmak çabası içine giriyorlar. Tek dertleri HDP’nin kazanmasını engellemek. Fakat bunda başarılı olamayacaklar. Bunu uzun zamandır yapıyor. Onlar bunu yaptıkça bizim oylarımız artıyor” görüşünü dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın birkaç ay önce bölgedeki belediyelere gerekirse “kayyım atayabilecekleri”ni ifade etmişti. Peki, HDP, partili belediyelere yeniden kayyım atanacağı endişesi taşıyor mu?

Temelli’ye göre bu olasılık zayıf. Bölge halkının AKP’ye gerekli yanıtı verdiğini ve aday gösterecek isim bile bulamadıkları için kayyımları aday göstermek zorunda kaldıklarını ifade eden Temelli, “Hiçbir şey atayacak halleri yok. Acze düşmüş bir siyasetle karşı karşıyayız. Evet acz çaresizlik içindeler ve bunu ortadan kaldırmanın yolunu da saldırgan politikalarda görüyorlar” dedi.

“2021’de erken seçim olabilir”

Yerel seçimlerden sonra da Türkiye’nin hukuk devletine dönmesi anlamında bir “normalleşme beklemediğini” kaydeden Temelli, “Hukuk devleti çerçevesinde atılacak bir normalleşme adımı rejimi sorgulatır. Çünkü bu rejim uydurma bir rejimdir. Bu siyaseten de toplumsal olarak değil dayatılan uydurma bir rejim. Sürdürülemediği için bu krizi yaşıyoruz” diye konuştu. Türkiye’nin hem siyasi hem de “iktisadi” krizle karşı karşıya kaldığını kaydeden Temelli ve bu nedenle Türkiye’nin 2023’ten önce bir “erken genel seçime” gidebileceğine işaret etti:

“Bunun tarihi ne olur tartışılır ama 2021 gibi bir erken seçime gidilme olasılığı var. 2019-2020 çok çalkantılı geçebilir. Bu ülkede rejim her krizle birlikte sorgulanacaktır. Ama 2021’den daha öteye ömrü olacak bir rejim değildir. Bir değişim dönüşüm potansiyelini toplum kendi içinde barındırıyor. En fazla iki yıl içinde bir değişim dönüşüm toplumun önüne gelecektir. Çünkü sürdürülebilir bir sistem değildir, hem iktisadi olarak hem siyasi olarak.”

“Cinsiyetçi yaklaşım”

Sezai Temelli, Abdullah Öcalan’a tecritin kaldırılması için açlık grevi yapan Hakkari Milletvekili Leyla Güven’e destek için İstiklal Caddesi’nde yürüyüşlerinin engellenmesi talimatını veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Yürütürsem adam değilim” sözlerini ise “Biz o tartışmaya girmiyoruz. Cinsiyetçi bir yaklaşım. İnsani değerlerden ne kadar yoksun olduğu her geçen gün biraz daha ortaya çıkıyor” sözleriyle eleştirdi.

Temelli bir başka soru üzerine de Abdullah Öcalan’a tecridin kaldırılması için Adalet Bakanlığı ile herhangi bir görüşme yapmadıklarını, ancak sürekli çağrı yaptıklarını belirtti:

“O da okuyordur herhalde. Sabahtan akşama kadar kıyamet kopuyor memlekette. İşte memleketin en temel meselesi çok affedersiniz patlıcan. Halbuki turfanda patlıcan her zaman pahalı olur hele kış mevsiminde çok daha pahalı olur. Tarım sektörünün sorunlarının çözümü bu tanzimler mi acaba? Ama gündemi buraya koyarak aslında Türkiye’nin devasa sorunları görünmez kılınıyor. Biraz önce söylediğim konuyla çok alakalıdır. Yani Türkiye’nin bütünlükçü sorunlarını çözmek istiyorsanız Kürt meselesine bakmak zorundasınız. Kürt meselesi yoktur diyen bir anlayış var bugün. Kürt meselesi yoktur demelerinin nedeni aslında tam da demokratik çözüm dediğimiz meseleye bir sırt dönmeyle alakalı. İmralı tecridi bu açıdan çok kritiktir. Bunu yegane gündem yapmıyoruz ama bu husus diğer gündemlerin ele alınmasının önemli bir eksiklik olacağını hep dile getirdik.” Ayşe Sayın / BBC Türkçe

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.