Hıdır Aslan ve İlyas Has anıldı

Türk Eğitim Birliği’nde 5 Ekim Cumartesi günü saat 12’de “2 Newington Green Road, London N1 4RX” adresindeki Türk Eğitim Birliği merkezinde “Gün ışımış, güller kızıl tomurcuklar açmış…” başlığıyla yapılan anma töreninde sinevizyon gösterisi ve türkü dinletisi de yapıldı.


Türk Eğitim Birliği’nden yapılan açıklamada aynen şöyle denildi:


“Dostlar, yoldaşlar;


Kapitalizmin kör güçlerinin sebep olduğu derin ekonomik kriz koşullarında yaşıyoruz. Bu krizin yaratıcısı sistem insanı, hayvanı, doğayı bir kelimeyle gözümüzün gördüğü her şeyi birer kar elde etme aracına indirgeyerek tükenişe sürüklüyor. Bu tükenişin derin sonuçlarını yaşayan kitlelerin durumu yavaş yavaş ısısı yükseltilen su dolu kaptaki bir kurbağanın kaçmaya teşebbüs etmesine engel olan bir öğretilmiş çaresizlik hali gibi aslında. Bu olgunun işaret ettiği bir başka gerçek ölçüler ve değerlerde yaşanan tahribatın insandışılaşmayı artık normallik olarak algılatma becerisidir maalesef. Bu koşullar altında devrimciliği bir yana bırakalım insan olmak bile zorlu sınavları geçmeyi gerektirmekte bugün. Evet abartmıyoruz ancak onun için mücadele edildiği oranda sahip olunan bir özellik haline gelmiştir insanlık.
 
İşte bu koşullar hayatı bir türkü gibi yaşamaya çalışan devrimcileri yegane umut devrimcileşmeyi de tek çıkış yolu olarak dayatıyor. Hıdır Aslan ve İlyas Has gibi devrimciler dahil oldukları devrimci örgütlerden öte insanlığın umudu olma niteliğine sahiptirler bu yüzden. Onlar için çok şey yaşamadan göcüp gittiler diye düşünenler varsa yanılıyorlar, uzun yaşamak değil yaşanılan sürece çok şey sığdırmaktır aslolan. Hıdır ve İlyas’ın kısa denilebilecek yaşamlarına bakıldığında ne demek istediğimiz anlaşılır. İdam edilmeyi beklerken bile ağız dolusu gülebilen, hücresinde her defasında davul, zurna, saz sesi duyduğunda oynamaya başlayacak kadar canlı, yaşam dolu olan, havalandırmada buldukları bir filizi yaşatmaya çalışan, ancak bunu başaramayınca derin bir acı içinde neden öldürdük onu, neden bencillik ettik diyecek kadar sevgiyle dolu, tutsaklık koşullarında bile kendisini alabildiğine üretken kılan, aile bağı ile örgüt bağını bütün gerekliliklerini yerine getirerek dengeleyebilen, “anlamlıysa ölüm yaşamak kadar güzeldir” diyebilen, son dakikasında son cümle olarak “o güzel günlerde tekrar yanınızda olacağım” diye yazabilen bu insanlara kim az yaşadı diyebilir ki?


Cellat istemiyorum her şeyi ben kendim yaparım deyip ipi boynuna geçiren, sehpaya tekmeyi atan kahramanlardır onlar. Özelde Devrimci Yol’umuzun genelde devrimciliğin hanesine böylesi bir pratik katanlar, onları yaşatmanın, anmanın nasıl olması gerektiğini de gösterirler aynı zamanda. Son ana kadar bayrağı yere düşürmeyenler, bayrağı sımsıkı kavramış eller olduğunda yaşıyor demektir. Onlar uğruna yaşamlarını verdikleri değerlere sarsılmaz bir inançla sahip çıkıldığında anılıyorlardır ancak.  Hıdır Aslan’ın mısralarından dökülen sözlerdeki gibi; hüznün kollarına düşmeden ve nereye yağacağını bilen derin bir öfkeyi yüreğinde ve beyninde taşıyarak yola devam edenlerin mücadelesinde yaşryacaklar onlar.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.