Her halk hak ettiği şekilde yönetilir

Roma ülkesi; başında ise bir Sezar yani kral. Bir ülke olunca elbette bir yönetici olacaktır, yöneticilere; kral, padişah, başkan ya da başbakan diyebilirsiniz, sonuçta yöneticidir. Ülke içinde ekonomik kriz, dışarıda savaşlar ile meşguldür. Ekonomik kriz yaşayan ülkenin dışarıda başarı kazanma şansı yok gibidir, (‘gibi’diri fazla mı oldu dersiniz?) çünkü savaş para demektir. Ekonomik kriz yaşayan devletlerde ise; bankerler ve bankalar olur, çünkü devlete, halka borç para verirler ve kasalarını doldururlar. Bankası / bankeri olan ülkelerde bir şekilde kriz vardır diyebiliriz, krizin olmadığı ülkede kim, neden bankayı ve bankeri kullanacaktır ki?
Oyunumuzun konusu tarihte belki hiç yaşamamıştır, belki de yaşayan örneklerden biridir. Kara mizah unsuru yaşarken, kara mizah olduğu anlaşılmaz, yaşayanlar çok acı çekerler, onun isteklerine boyun eğerler. Diktatör kendisine diktatör demez, demokrat olarak görür. Birçok kişi diktatör zamanını özlem ile anar hatta, çünkü o iktidarın nimetlerinden yararlanmıştır. Baskı devri bittiğinde birleri artık açıktan iktidar sahibine diktatör der ve genel kabul görür. Onun iktidar olduğu dönemde ise yaşayan halk acısını içine gömer ve yaşadıklarına gülemez, uyum sağlar.
At oyununu kısaca tanıtmaya çalışayım öncelikle; oyun iki perdeden oluşmakta ve tiyatro eseri için uzun sayılacak süreye tekabül eder. Saat 20:00’de başladı, 23:05’de bitti. Oyunu baştan sona kadar büyük keyif ile izlerken, kendinize yansıyan bir aynanın içinde bulabilirsiniz. Hiç sıkılmadan akıcı bir dilin sahnede canlandırmasına şahitlik edeceksiniz. “Hadi” der gibisiniz, sanki duyuyor gibiyim, “artık oyunun konusundan bahset!”
Oyun; Roma döneminde geçiyor, Caligula Sezar’dır. Kumar düşkünüdür. Halkın arasına kılık değiştirerek kumar oynamaya bir pansiyona gitmektedir. Genelde bu durumu halk bilir, gelenin Sezar olduğunu ama bilmemezlikten gelirler. Sezar hiç yenilir mi, elbette yenilmez. Ama bir gün Roma dışında yaşayan bir genç atı ile şehre gelir ve kumara oturur. Kumar oynadığı kişiyi elbette tanımaz, çünkü sikkeler üzerindeki Sezar değildir karşısındaki, o sakal takmış, üzerine başka kıyafetler giymiş biridir. Ve genç, Sezar karşısında her şeyini kaybeder, elinde tek atı kalmıştır. Atı karşılığında kumar oynamak istediğini söyler ama alaya alınır. İkna etmek için atını anlatır ama başta kimseye inandıramaz, fakat atın sesi öyle bir gelir ki, artık roller değişmiştir. Atı karşılığında kumar oynamak isteyen kılık değiştirmiş Sezar’dır. Kaybettikleri karşılığında ve Sezar’a ait olan değişik ülkeleri betimleyen sembollere karşılık kumar son bir kere oturulur ve Sezar kaybeder. Kılığından artık çıkmıştır, genç kimi yendiğini o an anlamıştır ama artık iş işten geçmiştir. Sezar kaybetmenin hayal kırıklığı ve burukluğu içinde sarayına dönerken, genç ülkenin Konsülü olan babasının arkadaşını aramaya çıkar.
Konsül bugünkü anlamı ile başbakandır. Meclis başkanı rolünü de oynar. Roma hukuku içinde önemli konumdadır. Elbette Roma’nın lüks semtinde yaşamaktadır, lüks semtte yalnız değildir, kapı komşusu bir bankerdir. Genç bankerin kızına vurulmuştur, ilk defa göz ile dokunması onu hayatının kadının ismini söylemiştir sanki.
Konsül ile tanıştıktan sonra, yaşadıklarını anlatır ve dedikodu gençten önce konsüle ulaşmıştır bile. Midas’ın kulakları bile bu kadar hızlı duyulmamıştı!
Roma meclisinde senatörler birbirlerinin kuyusunu kazarken, komutanın (Günümüz adıyla genelkurmay başkanı diyelim) hanımı bülbüllerin yoğun olarak bulunduğu bahçeyi istemektedir, yani konsülün evini ve bahçesini istemektedir. Onun sonunu hazırlayacak senaryo hazırdır, uygulaması kalmıştır. Sezar komutanın hanımının elinde bir oyuncak gibidir, çünkü Sezar’ın önünde dahi eğilmemektedir. Sezar’ı elinde bülbül sesini çıkaran bir düdük ile oynatmakta ve isteklerini yerine getirtmektedir.
Krizin olduğu dönemde bir çok baş gider, koltukların sahipleri değişir. Bu Roma döneminde de böyleydi, bugünde oyun bir şekilde aynen devam eder ve Roma tarihten gelen geleneğe karşı gelmez ve Konsülün sahibi değişecektir.
Sezar, mecliste bu değişimi açıklar ama beklenen olmaz, çünkü beklenen ve kendisini konsül olarak görmek isteyen meclis üyesini değil, bir atı konsül olarak atamıştır ve kumarda yenildiği genç ve atın sahibini ise ata bakıcı olarak atamıştır.
Yüze Sezar’ın görüşü ve uygulamasını kim tartışabilir ki, kabul edildi ve yeni yaşama uyum sağlamak için atın dili, kıyafeti tüm topluma hakim olmuştur. Bir at konsüldür ve halk yeni duruma hızlı uyum sağlamıştır.
Atın malzemeleri moda olmuştur, konsül gibi yaşamak için değişim Roma sokaklarına yansımıştır. Bu durum Sezar’ı rahatsız eder. Konsülün ilgi odağı olmasından uzaklaşması gereklidir ve uygun bir yol bulunur. Evlendirilirse göz önünden düşecektir. Ve at ile evlendirilecek genç bakire kız aranır ve başvurular alınır.
Banker bu fırsatı kaçırır mı? Hangi dönemde bankerler veya banka sahipleri güç ile kaynaşmak ve akraba olmak için uğraşmamıştır?
Banker, kızını konsül at ile evlendirmek ister. Yarışmaya katılmak için giderler ama geç kalmışlardır. Bir fırsatını bulurlar ve Sezar ile karşılaşırlar ve Sezar kızın güzelliği karşısında kararını vermiştir. At ile evlendirecektir ama kendisi at kılığına girip onun ile birlikte olacaktır. Kılık değiştirmek onun için doğal bir şeydir ve tabisi olan halk bu durumu bilmektedir. Bülbül bahçesinde tüm kahramanlar buluşur. Kral at kılığındandır ve halk kral çıplak diyecektir. Halk at kılığındaki Sezar’ı bir eşek ile çiftleşmesine zorlar ve bu durum atın sonunu getirmiştir. At öldürülmüştür. Sucuk haline getirilen at artık yoktur ve konsül koltuğuna; konsül koltuğunu kaybedene bırakılır, çünkü Sezar öyle istemiştir.
Ve gökten üç elma düşer ve herkes mutlu olur. Aşıklar birleşir, istedikleri işi yapmak için Roma’yı terk ederler, Roma çalkantılı dönemden kurtulmuş, eskisi gibi sakin ve insanın hakim olduğu yaşama döner. Bundan hem halk, hem de Sezar memnundur. Halk, hak ettiği şekilde yönetilmeye devam edilir… Bugünde devam ediyor mu bu gelenek dersiniz?

At
İstanbul Devlet Tiyatrosu
Kadro :
Yazar: Gyula Hay
Yönetmen : Hakan Boyav
Çeviren : Prof. Özdemir Nutku
Dekor Tasarım : Sertel Çetiner
Kostüm Tasarım : Nalan Alaylı Türkoğlu
Işık Tasarım : Serhat Akın
Dans Düzeni : İhsan Bengier
Yönetmen Yardımcısı : Halil Doğan

Oyuncular
Tolga Evren, Süleyman Atanısev, Metin Beyen, Kaya Akarsu, Müge Arıcılar, Halil Doğan, Özlem Güveli Türker, Zeliha Güney, Ebru Bilingen, Sevinç Niş, Aydın Şentürk, İmer Özgün, Güneş Hayat, Ceyhun Turgut, Nuray Çokol, Tuncay Koçal, Zekeriya Karakaş, Ali Murat Altınmeşe, Berkan Bulut, Dilek Demir, Özcan Akgöz, Berkay Tulumbacı, Salih Şimşek, Kaya Akarsu, İmer Özgün, Aydın Şentürk, Güneş Hayat, Ceyhun Turgut, Nuray Çokol, Tuncay Koçal, Zekeriya Karakaş, Ali Murat Altınmeşe, Berkan Bulut, Dilek Demir, Özcan Akgöz, Berkay Tulumbacı, Salih Şimşek, Eylül Ezgi Yılmaz, İpek Şen

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here